Zulmet

Posted by

Zulmet:
1-) Karanlık.
2-) Mecazi; Sıkıntı. Kalbin kararması.

Zulmet ile ilgili ayetler:
1-) Bakara suresi 257. ayet:
Arapça:
ٱللَّهُ وَلِىُّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يُخْرِجُهُم مِّنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ ۖ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَوْلِيَآؤُهُمُ ٱلطَّٰغُوتُ يُخْرِجُونَهُم مِّنَ ٱلنُّورِ إِلَى ٱلظُّلُمَٰتِ ۗ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ ۖ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Okunuşu:
Allahu veliyyullezîne amenu yuhricuhum minez zulumati ilen nur vellezîne keferu evliyauhumut tağutu yuhricunehum minen nuri ilez zulumat ulaike ashabun nar hum fîha halidun
Anlamı:
Allah, inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkar edenlere gelince, onların dostları da tâğuttur, onları aydınlıktan alıp karanlığa götürür. İşte bunlar cehennemliklerdir. Onlar orada devamlı kalırlar.

2-) Mâide suresi 16. ayet:
Arapça:
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تُحِلُّوا۟ شَعَٰٓئِرَ ٱللَّهِ وَلَا ٱلشَّهْرَ ٱلْحَرَامَ وَلَا ٱلْهَدْىَ وَلَا ٱلْقَلَٰٓئِدَ وَلَآ ءَآمِّينَ ٱلْبَيْتَ ٱلْحَرَامَ يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِّن رَّبِّهِمْ وَرِضْوَٰنًا ۚ وَإِذَا حَلَلْتُمْ فَٱصْطَادُوا۟ ۚ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَـَٔانُ قَوْمٍ أَن صَدُّوكُمْ عَنِ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ أَن تَعْتَدُوا۟ ۘ وَتَعَاوَنُوا۟ عَلَى ٱلْبِرِّ وَٱلتَّقْوَىٰ ۖ وَلَا تَعَاوَنُوا۟ عَلَى ٱلْإِثْمِ وَٱلْعُدْوَٰنِ ۚ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ ۖ إِنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ
Okunuşu:
Ya eyyühellezıne amenu la tühıllu şeairallahi ve leş şehral harame ve lel hedye ve lel kalaide ve la ammınel beytel harame yebteğune fadlem mir rabbihim ve rıdvana ve iza haleltüm fastadu ve la yecrimenneküm şeneanü kavmin en sadduküm anil mescidil harami en ta’tedu ve teavenu alel birri vet takva ve la teavenu alel ismi vel udvani vettekullah innellahe şedıdül ıkab
Anlamı:
Ey iman edenler! Allah’ın (koyduğu, dinî) işaretlerine, haram aya, (Allah’a hediye edilmiş) kurbana, (ondaki) gerdanlıklara, Rablerinin lütuf ve rızasını arayarak Beyt-i Haram’a yönelmiş kimselere (tecavüz ve) saygısızlık etmeyin. İhramdan çıkınca avlanabilirsiniz. Mescid-i Haram’a girmenizi önledikleri için bir topluma karşı beslediğiniz kin sizi tecavüze sevketmesin! İyilik ve (Allah’ın yasaklarından) sakınma üzerinde yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın. Allah’tan korkun; çünkü Allah’ın cezası çetindir.

3-) En’âm suresi 1. ayet:
Arapça:
الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَجَعَلَ الظُّلُمَاتِ وَالنُّورَ ثُمَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ بِرَبِّهِم يَعْدِلُونَ
Okunuşu:
Elhamdü lillahillezı halekas semavati vel erda ve cealez zulümati ven nur sümmellezıne keferu bi rabbihim ya’dilun
Anlamı:
Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a mahsustur. (Bunca ayet ve delillerden) sonra kafir olanlar (hala putları) Rab’leri ile denk tutuyorlar

4-) Ra’d suresi 16. ayet:
Arapça:
ﻗُﻞْ ﻣَﻦْ رَبُّ اﻟﺴَّﻤٰﻮَاتِ وَاﻟْﺎَرْضِ ﻗُﻞِ اﻟﻠّٰﻪُ ﻗُﻞْ اَﻓَﺎﺗَّﺨَﺬْﺗُﻢْ ﻣِﻦْ دُوﻧِﻪٖٓ اَوْﻟِﻴَٓﺎءَ ﻟَﺎ ﻳَﻤْﻠِﻜُﻮنَ ﻟِﺎَﻧْﻔُﺴِﻬِﻢْ ﻧَﻔْﻌًﺎ وَﻟَﺎ ﺿَﺮًّا ﻗُﻞْ ﻫَﻞْ ﻳَﺴْﺘَﻮِى اﻟْﺎَﻋْﻤٰﻰ وَاﻟْﺒَﺼٖﻴﺮُ اَمْ ﻫَﻞْ ﺗَﺴْﺘَﻮِى اﻟﻈُّﻠُﻤَﺎتُ وَاﻟﻨُّﻮرُ اَمْ ﺟَﻌَﻠُﻮا ﻟِﻠّٰﻪِ ﺷُﺮَﻛَٓﺎءَ ﺧَﻠَﻘُﻮا ﻛَﺨَﻠْﻘِﻪٖ ﻓَﺘَﺸَﺎﺑَﻪَ اﻟْﺨَﻠْﻖُ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﻗُﻞِ اﻟﻠّٰﻪُ ﺧَﺎﻟِﻖُ ﻛُﻞِّ ﺷَﻰْءٍ وَﻫُﻮَ اﻟْﻮَاﺣِﺪُ اﻟْﻘَﻬَّﺎرُ
Okunuşu:
Kul mer rabbüs semavati vel erdı kulillah kul e fettehaztüm min dunihı evliyae la yemlikune li enfüsihim nef’av ve la darra kul hel yestevil a’ma vel besıyru em hel testeviz zulümanüt ven nur em cealu lillahi şürakae haleku ke halkıhı fe teşabehel halku aleyhim kulillahü haliku külli şey’iv ve hüvel vahıdül kahhar
Anlamı:
De ki: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” “Allah’tır” de. De ki, “O’nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (mabutlar) mı edindiniz?” De ki, “Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah’a, O’nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah’ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?” De ki: “Her şeyin yaratıcısı Allah’tır. O, birdir, mutlak hakimiyet sahibidir.”

5-) İbrahim suresi 1. ayet:
Arapça:
الر كِتَابٌ أَنْزَلْنَاهُ إِلَيْكَ لِتُخْرِجَ النَّاسَ مِنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ بِإِذْنِ رَبِّهِمْ إِلَى صِرَاطِ الْعَزِيزِ الْحَمِيدِ
Okunuşu:
Elif lam ra kitabün enzelnahü ileyke li tuhricen nase minez zulümati ilen nuri bi izni rabbihim ila sıratıl azızil hamıd
Anlamı:
Elif, Lam, Ra. Bu; insanları, Rabb’lerinin izni ile karanlıklardan aydınlığa çıkarman; onları Mutlak Üstün Olan’ın Övgüye Değer Yegane Varlık Olan’ın yoluna iletmen için sana indirdiğimiz bir Kitap’tır.

6-) Ahzâb suresi 43. ayet:
Arapça:
هُوَ الَّذِي يُصَلِّي عَلَيْكُمْ وَمَلَائِكَتُهُ لِيُخْرِجَكُم مِّنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ وَكَانَ بِالْمُؤْمِنِينَ رَحِيمًا
Okunuşu:
Hüvellezı yüsallı aleyküm ve melaiketühu li yuhriceküm minez zulümati ilen nur ve kane bil mü’minıne rahıyma
Anlamı:
Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerinize rahmetini gönderen O’dur. Melekleri de size istiğfar eder. Allah, müminlere karşı çok merhametlidir.

7-) Fâtır suresi 20. ayet:
Arapça:
وَلَا الظُّلُمَاتُ وَلَا النُّورُ
Okunuşu:
Ve lez zulümatü ve len nur
Anlamı:
Karanlıklar ile aydınlık bir olmaz.

😎 Hadid suresi 9. ayet:
Arapça:
هُوَ الَّذِي يُنَزِّلُ عَلَى عَبْدِهِ آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ لِيُخْرِجَكُم مِّنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ وَإِنَّ اللَّهَ بِكُمْ لَرَؤُوفٌ رَّحِيمٌ
Okunuşu:
Huvelleziy yunezzilu ‘ala ‘abdihi ayiten beyyinatin liyuhricekum minezzilimati ilennuri ve innallahe bikum lereufun rahıymun.
Anlamı:
O, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kulu Muhammed’e apaçık âyetler indirendir. Şüphesiz Allah, size karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir.

9-) Talâk suresi 11. ayet:
Arapça:
رَسُولًا يَتْلُو عَلَيْكُمْ آيَاتِ اللَّهِ مُبَيِّنَاتٍ لِيُخْرِجَ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللَّهِ وَيَعْمَلْ صَالِحًا يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا قَدْ أَحْسَنَ اللَّهُ لَهُ رِزْقًا
Okunuşu:
Resulen yetlu ‘aleykum ayatillahi mubeyyinatin liyuhricelleziyne amenu ve ‘amilussalihati minezzulumati ilennuri ve men yu’min billahi ve ya’mel salihan yudhılhu cennatin tecriy min tahtihel’enharu halidiyne fiyha ebeden kad ahsenallahu lehu rizkan.
Anlamı:
İman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah’ın apaçık âyetlerini okuyan bir peygamber gönderdi. Kim Allah’a inanır ve salih bir amel işlerse Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. Allah gerçekten ona güzel bir rızk vermiştir.

Zulmet ile ilgili kelimeler:
Zulmet-i münevvere: Efkâr-ı hâzırada cehl-i basiti, cehl-i mürekkebe kalbeden en mühim sebep.
Zulmet-i müzevver: Dedikodu, fitneden hasıl olan azap ve manevi karanlık.
Zulmet-âlud: Karanlıklı. Karışık ve sıkıntılı.
Zulmet-efzâ (Zulmet-fezâ): Karanlığı artıran.
Nimzulmet: Yarı karanlık.
Zulmet i cehl i iltizam: Kimi toplumsal sınıfların belli bir eğitim düzeyini aşmaması ve aydınlatıcı birtakım bilgilerle donatılmaması gerektiğini ileri süren ve genellikle özgür düşüncelere karşı koyanların tutumu.
Zulmet-âbad: Karanlığın hakim olduğu yer, karanlık yer.
Zulmet-gâh: Karanlık yer.
Zulmet-gede: Karanlık yer, zulmet yeri.
Zulmet-serâ: Karanlık yer.
Zulmet-zidâ: Karanlığı gideren.
Ayn-ı zulmet: Tam bir karanlık.
Havâ-i zulmet: Karanlık hava.
Kıl-ı zulmettar: Büyük bir hakikatin önünü kapatan bir kıl.
Leyle-i zulmet-i cehil: Cehaletin karanlık gecesi.
Nimzulmet: Yarı karanlık.
Şiddet-i zulmet: Şiddetli karanlık.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir