Ye’s

Posted by

Ye’s: Emelinden kesilmek. Ümitsizlik. Nevmid olmak. Elem, keder.

Ye’s ile ilgili ayetler:
1-) Rad suresi 31. ayet:
Arapça:
وَﻟَﻮْ اَنَّ ﻗُﺮْاٰﻧًﺎ ﺳُﻴِّﺮَتْ ﺑِﻪِ اﻟْﺡِﺒَﺎلُ اَوْ ﻗُﻄِّﻌَﺖْ ﺑِﻪِ اﻟْﺎَرْضُ اَوْ ﻛُﻠِّﻢَ ﺑِﻪِ اﻟْﻤَﻮْﺗٰﻰ ﺑَﻞْ ﻟِﻠّٰﻪِ اﻟْﺎَﻣْﺮُ ﺟَﻤٖﻴﻌًﺎ اَﻓَﻠَﻢْ ﻳَﺎﻳْﺌَﺲِ اﻟَّﺬٖﻳﻦَ اٰﻣَﻨُٓﻮا اَنْ ﻟَﻮْ ﻳَﺸَٓﺎءُ اﻟﻠّٰﻪُ ﻟَﻬَﺪَى اﻟﻨَّﺎسَ ﺟَﻤٖﻴﻌًﺎ وَﻟَﺎ ﻳَﺰَالُ اﻟَّﺬٖﻳﻦَ ﻛَﻔَﺮُوا ﺗُﺼٖﻴﺒُﻬُﻢْ ﺑِﻤَﺎ ﺻَﻨَﻌُﻮا ﻗَﺎرِﻋَﺔٌ اَوْ ﺗَﺤُﻞُّ ﻗَﺮٖﻳﺒًﺎ ﻣِﻦْ دَارِﻫِﻢْ ﺣَﺘّٰﻰ ﻳَﺎْﺗِﻰَ وَﻋْﺪُ اﻟﻠّٰﻪِ اِنَّ اﻟﻠّٰﻪَ ﻟَﺎ ﻳُﺨْﻠِﻒُ اﻟْﻤٖﻴﻌَﺎدَ
Okunuşu:
Ve lev enne kur’anen süyyirat bihil cibalü ev kuttıat bihil erdu ev küllime bihil mevta bel lillahil emru cemıa e fe lem yey’esillezıne amenu el lev yeşaüllahü le heden nase cemıa ve la yezalüllezıne keferu tüsıybühüm bi ma saneu kariatün ev tehullü karıbem min darihim hatta ye’tiye va’düllah innellahe la yuhlifül mıad
Anlamı:
Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur’an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Fakat bütün emir yalnız Allah’ındır. İman edenler anlamadılar mı ki, Allah dileseydi bütün insanları doğru yola eriştirirdi. Allah’ın sözü yerine gelinceye kadar, inkar edenlere yaptıkları işler sebebiyle devamlı olarak, ya büyük bir felaket gelecek veya o felaket yurtlarının yakınına inecektir. Şüphesiz Allah verdiği sözden dönmez.

2-) Mümtehine suresi 13. ayet:
Arapça:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَوَلَّوْا قَوْمًا غَضِبَ اللَّهُ عَلَيْهِمْ قَدْ يَئِسُوا مِنَ الْآخِرَةِ كَمَا يَئِسَ الْكُفَّارُ مِنْ أَصْحَابِ الْقُبُورِ
Okunuşu:
Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tetevellev kavmen gadıballâhu aleyhim kad yeisû minel âhireti kemâ yeisel kuffâru min ashâbil kubûr(kubûri).
Anlamı:
Ey iman edenler! Kendilerine Allah’ın gazap ettiği, kabirlerdeki kafirlerin ümit kestikleri gibi tamamen ahiretten ümitlerini kesmiş bir toplumu dost edinmeyin.

3-) Yusuf suresi 87. ayet:
Arapça:
يَا بَنِيَّ اذْهَبُواْ فَتَحَسَّسُواْ مِن يُوسُفَ وَأَخِيهِ وَلاَ تَيْأَسُواْ مِن رَّوْحِ اللّهِ إِنَّهُ لاَ يَيْأَسُ مِن رَّوْحِ اللّهِ إِلاَّ الْقَوْمُ الْكَافِرُونَ
Okunuşu:
Ya beniyyezhebu fe tehassesu miy yusüfe ve ehıyhi ve la tey’esu mir ravhıllahi illel kavmül kafirun
Anlamı:
“Ey oğullarım! Gidin Yusuf’u ve kardeşini araştırın. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kafirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.”

4-) Hicr suresi 55. ayet:
Arapça:
قَالُواْ بَشَّرْنَاكَ بِالْحَقِّ فَلاَ تَكُن مِّنَ الْقَانِطِينَ
Okunuşu:
Kalu beşşernake bil hakkı fe la teküm minel kanitıyn
Anlamı:
“Biz sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizlerden olma” dediler.

5-) Isra suresi 83. ayet:
Arapça:
وَإِذَآ أَنْعَمْنَا عَلَى الإِنسَانِ أَعْرَضَ وَنَأَى بِجَانِبِهِ وَإِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ كَانَ يَؤُوسًا
Okunuşu:
Ve iza en’amna alel insani a’rada ve nea bi canibih ve iza messehüş şerru kane yeusa
Anlamı:
İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine şer dokununca da umutsuzluğa düşer.

6-) Rum suresi 36. ayet:
Arapça:
وَإِذَا أَذَقْنَا النَّاسَ رَحْمَةً فَرِحُوا بِهَا وَإِن تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ إِذَا هُمْ يَقْنَطُونَ
Okunuşu:
Ve iza ezaknen nase rahmeten ferihu biha ve in tüsıbhüm seyyietüm bima kaddemet eydıhim izahüm yaknetun
Anlamı:
İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler. Eğer kendi işledikleri şeyler sebebiyle başlarına bir kötülük gelirse, bir de bakarsın ki ümitsizliğe düşerler.

7-) Zümer suresi 53. ayet:
Arapça:
إِن تَكْفُرُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَنِيٌّ عَنكُمْ وَلَا يَرْضَى لِعِبَادِهِ الْكُفْرَ وَإِن تَشْكُرُوا يَرْضَهُ لَكُمْ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَى ثُمَّ إِلَى رَبِّكُم مَّرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ إِنَّهُ عَلِيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ
Okunuşu:
İn tekfüru fe innellahe ğaniyyün anküm ve la yerda li ıbadihil küfr ve in teşküru yerdahü leküm ve la teziru vaziratüv vizra uhra sümme ila rabbiküm merciuküm fe yünebbiüküm bima küntüm tü’melun innehu alımüm bizatis sudur
Anlamı:
Eğer inkar ederseniz şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkar etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.

Ye’s ile ilgili kelime:
Elem-i ye’s: Ümitsizlik elemi, yeisten gelen sıkıntı.
Ye’s-aver: Ümitsizlik veren. Me’yus eden.
Ye’s-efza: Kederi, ye’si ve elemi artıran.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir