Ye’cûc ve Me’cûc

Posted by

Ye’cûc ve Me’cûc: İslam’a göre kıyametin büyük alametlerinden biri olmak üzere, yeryüzünde bozgunculuk çıkaran ve gerçek mahiyetlerini Allah’ın bildiği iki topluluktur.

Yecüc ve Mecüc ile ilgili ayetler:
1-) Kehf suresi 94. ayet:
Arapça:
قَالُوا يَا ذَا الْقَرْنَيْنِ إِنَّ يَأْجُوجَ وَمَأْجُوجَ مُفْسِدُونَ فِي الْأَرْضِ فَهَلْ نَجْعَلُ لَكَ خَرْجًا عَلَى أَنْ تَجْعَلَ بَيْنَنَا وَبَيْنَهُمْ سَدًّا
Okunuşu:
Kalu ya zel karneyni inne ye’cuce ve me’cuce müfsidune fil erdı fe hel nec’alü leke harcen ala en tec’ale beynena ve beynehüm sedda
Anlamı:
Dediler ki: “Ey Zülkarneyn! Ye’cüc ve Me’cüc (adlı kavimler) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktadırlar. Onlarla bizim aramıza bir engel yapman karşılığında sana bir vergi verelim mi?”

2-) Enbiya suresi 96. ayet:
Arapça:
حَتَّى إِذَا فُتِحَتْ يَأْجُوجُ وَمَأْجُوجُ وَهُم مِّن كُلِّ حَدَبٍ يَنسِلُونَ
Okunuşu:
Hatta iza fütihat ye’cucü ve me’cucü ve hüm min külli hadebiy yensilun
Anlamı:
Nihayet Ye’cüc ve Me’cüc’ün önü açıldığı zaman her tepeden akın ederler.

Yecüc ve Mecüc ile ilgili hadisler:
1-) Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (asm), Kehf sûresi 94. ayette bahsedilen sed hakkında şöyle buyurdu:
“Ye’cüc ve Me’cuc her gün o seddi delmeye çalışırlar, delmeye yaklaştıkları vakit başlarındaki amir onlara şöyle seslenir: ‘Dönün yarın delersiniz.’ Allah da ertesi güne o seddin oyulan kısmını öncekinden daha sağlam duruma getirir.”
“Sonunda müddetleri dolup Allah onları insanlar üzerine salmayı isteyince; başlarındaki yetkili ‘Dönün, onu inşallah yarın delersiniz.’ diyerek, ‘inşallah’ kelimesini söyler. Onlar ertesi gün geldiklerinde seddi dünkü bıraktıkları şekilde bulurlar ve seddi delerek insanlar arasına çıkarlar. Bütün suları içerler. İnsanlar onlardan kaçar, oklarını göğe fırlatırlar, oklar kana bulanmış vaziyette geri döner. Bunun üzerine şımarık bir durumda şöyle derler: Yeryüzünde olanları kırıp geçirdik, gökte olanları da mağlup ettik. Sonra Allah onların boyun köklerinde bir kurt meydana getirir de bu yüzden hepsi kırılıp yok olur giderler.”
Rasûlullah (asm) şöyle devam etti:
“Muhammed’in canını kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, O kırılıp yok olan Ye’cüc ve Me’cüc’un leşlerini yeryüzündeki tüm hayvanlar yiyecek ve çok güzel beslenerek etlenip yağlanacaklardır.” (İbn Mâce, Fiten 27)
2-) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Ye’cuc ve Me’cuc, setti her gün kazarlar. Nihayet güneşin ışığını görmeye yaklaştıkları vakit başlarında bulunan kişi:
−Haydi, geri dönün, onu yarın kazacağız, der. Allah-u Teâlâ da setti eskisinden daha sağlam bir hale getirir. Nihayet süreleri dolup da Allah-u Teâlâ onları insanların üzerine göndermeyi dileyince yine setti kazarlar. Güneşin ışığını görmeye yaklaştıkları vakit başlarında bulunan kişi:
−Haydi, dönünüz, inşallah yarın kazacağız, der.
Onlar da:
−İnşallah, derler.
Sonra ertesi gün yine settin yanına gelirler ve bıraktıkları vaziyette bulurlar. Yani açtıkları gedikler olduğu gibi kalır, onlar setti kazarak insanların üzerine çıkarlar. Ulaştıkları suyu içip bitirirler. İnsanlar onlardan korunmak için kalelerine sığınırlar. Bunun üzerine onlar oklarını göğe atarlar. Okları üzeri kanlı olarak geri döner.
Bunun üzerine onlar:
−Yeryüzü halkını katlettik, gök ehline galip geldik, derler. Sonra Allah onların boyunlarına musallat olacak deve kurtları gönderir ve onları bununla öldürür. Canım elinde bulunduran Allah’a yemin ederim ki yerdeki hayvanlar, onların etleriyle semizlenecek ve memeleri sütle dolacaktır.” (İbni Mace 4080)
3-) Zeyneb binti Cahş, şöyle rivayet etmiştir:
Resulullah(s.a.v.), şöyle buyurdu: “Allah’tan başka ilah yoktur. Gerçekleşmesi yaklaşan bir ‘şer’den dolayı vay Arabın haline! Bugün ‘Ye’cuc ve Me’cuc’un Seddi’nden, şunun gibi bir delik açıldı.” diyerek uykusundan uyandı.
Ravi Süfyan, şehadet parmağıyla, baş parmağını halkalayarak, Peygamber’in yaptığı gibi “o” işareti yapmıştır. Ben: Yâ Resûlallah! Aramızda salihler varken, biz helak olurmuyuz? dedim.
“Evet! Fısk ve fücur ve ma’siyet(kötülük) çoğaldığı zaman!” (helak olursunuz) buyurdular. (Sahihi Müslim, C.8, H.no: 2880, s.406)
4-) Ebu Sa’id şöyle rivayet etmiştir:
Resulullah(s.a.v.), şöyle buyurdu: “… Allah Teala: (Adem’e); ‘Her bin kişiden, dokuz yüz doksan dokuzu (cehenneme gidecek)’ diye cevap verir. Yüce Allah, Adem’e böyle buyurduğu zaman; (bunun verdiği dehşetli korkudan) çocuğun ihtiyarlayacağı ve her gebe kadının, çocuğunu düşüreceği zamandır. Ve orada mahşer halkını sarhoşlar halinde görürsün. Halbuki onlar hiç de sarhoş değillerdir. Fakat Allah’ın azabı çok şiddetlidir.”
Oradakilere bu haber ağır geldi de: Ya Resulallah! Bu, binde bir kişi hangimizdir? diye sordular. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.): “Size müjdeler olsun! Muhakkak sizden bir kişiye mukabil, Ye’cuc ve Me’cuc’den bin kişi (cehenneme gönderilecektir).” buyurdu… (Buhari, C. 9, Hno:1373, s.103-104; Sahihi Müslim, C.1, H.no: 222, s.306.)
5-) Cenâb-ı Hak (kıyâmete yakın) Ye’cûc ve Me’cûc’ü gönderir. Bunlar, yüksek yerlerden akın edecekler, ilk kafile Taberiyye gölüne uğrayıp oradan geçecektir. (Hadîs-i şerîf-Riyâz-üs-Sâlihîn)
6-) Resûlullah efendimiz, Zülkarneyn’in inşâ ettiği sed hakkında buyurdular ki: “Ye’cûc ve Me’cûc, onu her gün oyuyorlar. Tam delecekleri sırada, başlarında bulunan reis; “Bırakın artık delme işini, yarına yaparsınız” der…” (Hadîs-i şerîf-Müslim)

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir