Vildan

Posted by

Vildân:
1-) Allahü teâlânın cennettekilere hizmet için nûrdan yarattığı güler yüzlü ve tatlı dilli hizmetçiler.
2-) Çocuklar.
3-) Köleler

Vildân ile ilgili ayetler:
1-) Vâkıa suresi 17. ayet:
Arapça:
يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُّخَلَّدُونَ
Okunuşu:
Yetufu aleyhim vildanun muhalledun.
Anlamı:
Ölümsüz gençler çevrelerinde dolaşırlar.

2-) İnsân suresi 19. ayet:
Arapça:
وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُّخَلَّدُونَ إِذَا رَأَيْتَهُمْ حَسِبْتَهُمْ لُؤْلُؤًا مَّنثُورًا
Okunuşu:
Ve yetufu aleyhim vildanun muhalledun, iza reeytehum hasibtehum lu’luen mensura.
Anlamı:
Ölümsüz gençler aralarında dolaşırlar. Onları gördüğünde, saçılmış inciler sanırsın.

3-) Nisâ suresi 75. ayet:
Arapça:
وَمَا لَكُمْ لاَ تُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللّهِ وَالْمُسْتَضْعَفِينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَاء وَالْوِلْدَانِ الَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا أَخْرِجْنَا مِنْ هَذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ أَهْلُهَا وَاجْعَل لَّنَا مِن لَّدُنكَ وَلِيًّا وَاجْعَل لَّنَا مِن لَّدُنكَ نَصِيرًا
Okunuşu:
Ve ma lekum la tukatilune fi sebilillahi vel mustad’afine miner ricali ven nisai vel vildanillezine yekulune rabbena ahricna min hazihil karyetiz zalimi ehluha, vec’al lena min ledunke veliyya, vec’al lena min ledunke nasira.
Anlamı:
Size ne oluyor da Allah yolunda ve: “Ey Rabb’imiz! Bizi halkı zalim olan bu beldeden çıkar, katından bize sahip çıkacak ve yardım edecek kimseler gönder.” diyen mustaz’af erkekler, kadınlar ve çocuklar için savaşmıyorsunuz?
4-) Nisa suresi 98. ayet:
Arapça:
إِلاَّ الْمُسْتَضْعَفِينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَاء وَالْوِلْدَانِ لاَ يَسْتَطِيعُونَ حِيلَةً وَلاَ يَهْتَدُونَ سَبِيلاً
Okunuşu:
İllal mustad’afine miner ricali ven nisai vel vildani la yestatiune hileten ve la yehtedune sebila.
Anlamı:
Ancak, çaresiz kalan, gücü yetmeyen, bir çıkış yolu bulamayan mustaz’af* erkek, kadın ve çocuklar hariç.
5-) Nisa suresi 127. ayet:
Arapça:
وَيَسْتَفْتُونَكَ فِي النِّسَاء قُلِ اللّهُ يُفْتِيكُمْ فِيهِنَّ وَمَا يُتْلَى عَلَيْكُمْ فِي الْكِتَابِ فِي يَتَامَى النِّسَاء الَّلاتِي لاَ تُؤْتُونَهُنَّ مَا كُتِبَ لَهُنَّ وَتَرْغَبُونَ أَن تَنكِحُوهُنَّ وَالْمُسْتَضْعَفِينَ مِنَ الْوِلْدَانِ وَأَن تَقُومُواْ لِلْيَتَامَى بِالْقِسْطِ وَمَا تَفْعَلُواْ مِنْ خَيْرٍ فَإِنَّ اللّهَ كَانَ بِهِ عَلِيمًا
Okunuşu:
Ve yesteftuneke fin nisai. Kulillahu yuftikum fihinne, ve ma yutla aleykum fil kitabi fi yetamen nisaillati la tu’tunehunne ma kutibe lehunne ve tergabune en tenkihuhunne vel mustad’afine minel vildani, ve en tekumu lil yetama bil kıst. Ve ma tef’alu min hayrin fe innallahe kane bihi alima.
Anlamı:
Senden, o kadınlar hakkında fetva istiyorlar. De ki: “Onlar hakkında size fetvayı Allah veriyor. Bu, kendilerine verilmesi yazılanı vermediğiniz ve kendileriyle evlenmek istemediğiniz kadınların yetimleri, mustaz’af çocuklar ve yetimler için hakkaniyetli olmanız hakkında, Kitap’ta okunmuş olan ayetlerdir. Hayır olarak ne yaparsanız, Allah, onu bilir.

6-) Müzzemmil suresi 17. ayet:
Arapça:
فَكَيْفَ تَتَّقُونَ إِن كَفَرْتُمْ يَوْمًا يَجْعَلُ الْوِلْدَانَ شِيبًا
Okunuşu:
Fe keyfe tettekune in kefertum yevmen yec’alul vildane şiba.
Anlamı:
Eğer gerçeği yalanlayan nankörlerden olursanız, çocukların saçlarını ağartan o günden kendinizi nasıl koruyacaksınız?

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir