Uhrevi

Posted by

Uhrevî: Ahretle, öteki dünya ile ilgili.

Uhrevi ile ilgili ayetler:
1-) Kehf suresi 30. Ayet:
Arapça:
إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ إِنَّا لَا نُضِيعُ أَجْرَ مَنْ أَحْسَنَ عَمَلًا
Okunuşu:
İnnellezıne amenu ve amilus salihati inna la nüdıy’u ecra men ahsene amela
Anlamı:
Gerçek şu ki iman edip iyi işler yapanlara gelince, elbette biz iyi iş yapanların ecrini zayi etmeyiz.
2-) Kehf suresi 31. Ayet:
Arapça:
أُولَئِكَ لَهُمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهِمُ الْأَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ فِيهَا مِنْ أَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَيَلْبَسُونَ ثِيَابًا خُضْرًا مِنْ سُنْدُسٍ وَإِسْتَبْرَقٍ مُتَّكِئِينَ فِيهَا عَلَى الْأَرَائِكِ نِعْمَ الثَّوَابُ وَحَسُنَتْ مُرْتَفَقًا
Okunuşu:
Ülaike lehüm cennatü adnin tecrı min tahtihimül enharu yühallevne fıha min esavira min zehebiiv ve yelbesune siyaben hudram min sündüsiv ve istebrakım müttekiıne fıha alel eraik nı’mes sevab ve hasünet mürtefeka
Anlamı:
İşte onlar için içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekten yeşil giysiler giyeceklerdir. O ne güzel karşılıktır! Cennet de ne güzel bir yaslanacak yerdir!
3-) Kehf suresi 47. Ayet:
Arapça:
وَيَوْمَ نُسَيِّرُ الْجِبَالَ وَتَرَى الْأَرْضَ بَارِزَةً وَحَشَرْنَاهُمْ فَلَمْ نُغَادِرْ مِنْهُمْ أَحَدًا
Okunuşu:
Ve yevme nüseyyirul cibale ve teral erda barizetev ve hasernahüm fe lem nüğadir minhüm ehada
Anlamı:
İşte onlar için içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekten yeşil giysiler giyeceklerdir. O ne güzel karşılıktır! Cennet de ne güzel bir yaslanacak yerdir!
4-) Kehf suresi 79. ayet:
Arapça.
أَمَّا السَّفِينَةُ فَكَانَتْ لِمَسَاكِينَ يَعْمَلُونَ فِي الْبَحْرِ فَأَرَدْتُ أَنْ أَعِيبَهَا وَكَانَ وَرَاءَهُمْ مَلِكٌ يَأْخُذُ كُلَّ سَفِينَةٍ غَصْبًا
Okunuşu:
Emmes sefınetü fe kanet li mesakıne ya’melune fil bahri fe eradtü en eıybeha ve kane veraehüm meliküy ye’huzü külle sefınetin ğasba
Anlamı:
“O gemi, denizde çalışan bir takım yoksul kimselere ait idi. Onu yaralamak istedim, çünkü onların ilerisinde, her gemiyi zorla ele geçiren bir kral vardı.”
5-) Kehf suresi 107. Ayet:
Arapça:
إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ كَانَتْ لَهُمْ جَنَّاتُ الْفِرْدَوْسِ نُزُلً
Okunuşu:
İnnellezıne amenu ve amilus salihati kanet lehüm cennatül firdevsi nüzüla
Anlamı:
İman edip, salihatı yapanların ikramı Firdevs Cennetleridir.

6-) Meryem suresi 60. Ayet:
Arapça:
إِلَّا مَن تَابَ وَآمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَأُوْلَئِكَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ شَيْئًا
Okunuşu:
İlla men tabe ve amene ve amile salihan fe ülaike yedhulunel cennete ve la yuzlemune şey’a
Anlamı:
Ancak tövbe edip, iman eden ve salihatı yapanlar hariç. İşte onlar Cennet’e girecekler ve onlara hiçbir şekilde haksızlık yapılmayacaktır.
7-) Meryem suresi 63. Ayet:
Arapça:
تِلْكَ الْجَنَّةُ الَّتِي نُورِثُ مِنْ عِبَادِنَا مَن كَانَ تَقِيًّا
Okunuşu:
Tilkel cennetülletı nurisü min ıbadina men kane tekıyya
Anlamı:
İşte bu, kullarımızdan Allah’a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir.

😎 Tâ-Hâ suresi 75. Ayet:
Arapça:
وَمَنْ يَأْتِهِ مُؤْمِنًا قَدْ عَمِلَ الصَّالِحَاتِ فَأُوْلَئِكَ لَهُمُ الدَّرَجَاتُ الْعُلَى
Okunuşu:
Ve mey ye’tihı mü’minen kad amiles salihati fe ülaike lehümüd deracatül ula
Anlamı:
Ve kim O’na bir mümin olarak salihatı yapmış şekilde gelirse, işte böyle kimseler için yüksek makamlar vardır.

9-) Hacc suresi 23. Ayet:
Arapça:
إِنَّ اللَّهَ يُدْخِلُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ فِيهَا مِنْ أَسَاوِرَ مِن ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤًا وَلِبَاسُهُمْ فِيهَا حَرِيرٌ
Okunuşu:
İnnellahe yüdhılüllezıne amenu ve amilus salihati cennatin tecrı min tahtihel enharu yühallevne fıha min esavira min zehebiv ve lü’lüa ve libasühüm fıha harır(18. Ayet secde ayetidir.)
Anlamı:
Şüphesiz, Allah iman edip salih ameller işleyenleri içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacak, orada altından bileziklerle, incilerle süsleneceklerdir. Oradaki giysileri ise ipektir.

10-) Furkan suresi 75. Ayet:
Arapça:
أُوْلَئِكَ يُجْزَوْنَ الْغُرْفَةَ بِمَا صَبَرُوا وَيُلَقَّوْنَ فِيهَا تَحِيَّةً وَسَلَامًا
Okunuşu:
Ülaike yüczevnel ğurfete bi ma saberu ve yülekkavne fıha tehıyyetev ve selam
Anlamı:
İşte onlar, sabretmelerine karşılık cennetin yüksek makamlarıyla mükafatlandırılacaklar ve orada esenlik dileği ve selamla karşılanacaklardır.
11-) Furkan suresi 76. Ayet:
Arapça:
خَالِدِينَ فِيهَا حَسُنَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا
Okunuşu:
Halidıne fıha hasünet müstekarrav ve mükama
Anlamı:
Orada ebedi kalırlar. Orası ne güzel bir durak ve ne güzel bir konaktır!

12-) Sâffât suresi 41. Ayet:
Arapça:
أُوْلَئِكَ لَهُمْ رِزْقٌ مَّعْلُومٌ
Okunuşu:
Ülaike lehüm rizkum ma’lum
Anlamı:
Onlar için bilinen bir rızk vardır.
13-) Sâffât suresi 49. Ayet:
Arapça:
كَأَنَّهُنَّ بَيْضٌ مَّكْنُونٌ
Okunuşu:
Ke ennehünne beydum meknun
Anlamı:
Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır.

14-) Sâd suresi 49. Ayet:
Arapça:
هَذَا ذِكْرٌ وَإِنَّ لِلْمُتَّقِينَ لَحُسْنَ مَآبٍ
Okunuşu:
Haza zikr ve inne lil müttekıyne le husne meab
Anlamı:
Bu bir öğüttür. Kuşkusuz takva sahipleri için iyi bir gelecek vardır.
15-) Sâd suresi 54. Ayet:
Arapça:
إِنَّ هَذَا لَرِزْقُنَا مَا لَهُ مِن نَّفَادٍ
Okunuşu:
İnne haza le rizkuna ma lehu min nefad
Anlamı:
İşte bu bizim verdiğimiz rızıktır. Ona asla tükenme yoktur.

16-) Zuhruf suresi 68. Ayet:
Arapça:
يَا عِبَادِ لَا خَوْفٌ عَلَيْكُمُ الْيَوْمَ وَلَا أَنتُمْ تَحْزَنُونَ
Okunuşu:
Ya ıbadi la havfün aleykümül yevme ve la entüm tanzenun
Anlamı:
“Ey kullarım! Bugün size korku yoktur. Siz üzülmeyeceksiniz.”
17-) Zuhruf suresi 73. Ayet:
Arapça:
لَكُمْ فِيهَا فَاكِهَةٌ كَثِيرَةٌ مِنْهَا تَأْكُلُونَ
Okunuşu:
Leküm fiha fakihetün kesıratüm miha te’külun
Anlamı:
Orada sizin için bol bol meyve var, onlardan yersiniz.

18-) Duhân suresi 51. Ayet:
Arapça:
إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي مَقَامٍ أَمِينٍ
Okunuşu:
İnnel müttekıyne fı mekamin emiyn
Anlamı:
Müttakîler ise hakikaten güvenilir bir makamdadırlar.
19-) Duhân suresi 57. Ayet:
Arapça:
فَضْلًا مِّن رَّبِّكَ ذَلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ
Okunuşu:
Fadlem mir rabbik zalike hüvel fevzül azıym
Anlamı:
(Bunlar) Rabbinden bir lütuf olarak (verilmiştir). İşte büyük kurtuluş budur.

20-) Tûr suresi 17. Ayet:
Arapça:
إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي جَنَّاتٍ وَنَعِيمٍ
Okunuşu:
İnnel muttekıyne fi cennativ ve neıym
Anlamı:
Takva sahipleri cennetlerde ve nimetler içindedirler;
21-) Tûr suresi 28. Ayet:
Arapça:
إِنَّا كُنَّا مِن قَبْلُ نَدْعُوهُ إِنَّهُ هُوَ الْبَرُّ الرَّحِيمُ
Okunuşu:
İnna kunna min kablu ned’uh innehu huvel berrur rahıym
Anlamı:
“Gerçekten biz bundan önce ona yalvarıyorduk. Şüphesiz O iyilik edendir, çok merhametlidir.”

22-) Rahmân suresi 46. Ayet:
Arapça:
وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِ جَنَّتَانِ
Okunuşu:
Ve limen hafe mekame rabbihi cennetani.
Anlamı:
Rabbinin huzurunda (hesap vermek üzere) duracağından korkan kimseye iki cennet vardır.
23-) Rahmân suresi 78. Ayet:
Arapça:
تَبَارَكَ اسْمُ رَبِّكَ ذِي الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ
Okunuşu:
Tebarakesmu rabbike zil celali vel ikram.
Anlamı:
Azamet ve ikram sahibi Rabbinin adı yücedir.

24-) İnsan suresi 11. Ayet:
Arapça:
فَوَقَاهُمُ اللَّهُ شَرَّ ذَلِكَ الْيَوْمِ وَلَقَّاهُمْ نَضْرَةً وَسُرُورًا
Okunuşu:
Fevekahumullahu şerre zalikelyevmi ve lakkahum nadreten ve sururen.
Anlamı:
Allah da onları o günün kötülüğünden korur ve yüzlerine bir aydınlık ve içlerine bir sevinç verir.
25-) İnsan suresi 22. Ayet:
Arapça:
إِنَّ هَذَا كَانَ لَكُمْ جَزَاء وَكَانَ سَعْيُكُم مَّشْكُورًا
Okunuşu:
İnne haza kane lekum cezaen ve kane sa’yukum meşkuren.
Anlamı:
Onlara şöyle denecektir: “Şüphesiz bu sizin için bir mükafattır. Çalışma ve çabanız makbul görülmüştür.”

Uhrevi ile ilgili kelimeler:
Uhreviyye: Uhrevi kelimesinin tamlamalarda ortaya çıkan aynı manadaki müennes şekli.
Uhrevilik: Ahiretle ilgili olma, ahirete ait özellikler taşıma.
Uhreviyat: Ahiretle ilgili şeyler.
A’mâl-i uhreviye: Ahirete ait iş, hareket ve ibadetler.
Âmâl-i uhreviye: Ahirete ait emeller, ümitler ve istekler.
Amel-i uhrevî: Ahirete ait amel.
Mal-i uhrevî: Ahiret için kazanılan sevap. Uhrevi mal.
Meşagil-i uhreviye: Ahirete ait çalışmalar. Din için yapılan çalışmalar.
Revak-ı uhreviye: Ahirete açılan yer, mezar. Cennet bahçesi. Ahiretin mukaddemesi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir