Muhyiddin İbnü’l Arabi’nin salavatı

Posted by

Muhyiddin İbnü’l Arabi Hazretlerinin salavatı
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلىَ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ أَكْمَلِ مَخْلُوقَاتِكَ .وَسَيِّدِ أَهْلِ أَرْضِكَ وَأَهْلِ سمَاَوَاتِكَ النُّورِ اْلأَعْظَمِ وَالْكَنْـزِ الْمُطَلْسَمِ وَالْجَوْهَرِ اْلفَرْدِ وَالسِّرِّ الْمُمْتَدِّ ، الَّذِي لَيْسَ لَهُ مِثْلُ مَنْطُوقٍ وَلاَ شِبْهَ مَخْلُوقٍ وَارْضَ عَنْ خَلِيفَتِهِ فِي هَذَا الزَّمَانِ مِنْ جِنْسِ عَالْم اْلإِنْسَانِ ، اَلرُّوحِ الْمُتجَسَّدِ وَاْلَفَرْدِ الْمُتَعَدَّدِ حُجَّةِ اْللهِ فيِ اْلأَقْضِيَةِ وَعُمْدَةِ اللهِ فِي اْلأَمْضِيَةِ ، مَحَلِّ نَظَرِ اللهِ مِنْ خَلْقِهِ ، مُنَفِّذِ أَحْكَامِهِ بَيْنَهُمْ بِصِدْقِهِ ، الْمُمْدِدِ لِلْعَوَالِمِ بِرُوحَانِيَتِهِ الْمُفِيضِ عَلَيْهِمْ مِنْ نُورِ نُورَانِيَّتِهِ ، مَنْ خَلَقَهُ اللهُ عَلى صُورَتِهِ وَأَشْهَدَهُ أَرْوَاحَ مَلاَئِكَتِهِ ، وَخَصَّصَهُ فِي هَذَا الزَّمَانِ لِيَكُونَ لِلْعَالَمِينَ أَماَنًا
فَهُوَ قُطْبُ دَائِرَةِ الْوُجُودِ ، وَمَحَلُّ السَّمْعِ وَالشُّهُودِ ، فَلاَ تَتَحَرَّكُ ذَرَّةٌ فِي اْلكَوْنِ إِلاَّ بِعِلْمِهِ وَلاَ تَسْكُنُ إِلاَّ بِحُكْمِهِ
لِأَنَّهُ مَظْهَرُ الْحَقِّ وَمَعْدَنُ الصِّدْقِ.
اَللّٰهُمَّ بَلِّغْ سَلاَمِي إِلَيْهِ وَأَوْقِفْنِي بَيْنَ يَدَيْهِ، وَأَفِضْ عَلَيَّ مِنْ مَدَدِهِ وَاحْرِسْنِي بِعَدَدِهِ وَانْفُخْ فِيَّ مِنْ رُوحِهِ، كَيْ أَحْيَا بِرُوحِهِ وَلِأَشْهَدَ حَقِيقَتِي عَلٰى التَّفْصِيلِ، فَاَعْلَمَ بِذَلِكَ الْكَثِيرَ وَاْلقَلِيلَ ، وَأَرَى عَوَالِمَهُ اْلغَيْبِيَّةَ تَتَجَلَّى بِصُوَرِهِ الرُّوحَانِيَّةِ عَلٰى اخْتِلاَفِ الْمَظَاهِرِ، لِأَجْمَعَ بَيْنَ اْلأَوَّلِ وَاْلآخِرِ وَالْبَاطِنِ وَالظَّاهِرِ، فَأَكُونَ مَعَ اللهِ آلِهِ بَيْنَ صِفَاتِهِ وَأَفْعَالِهِ، لَيْسَ لِي مِنَ اْلأَمْرِ شَـْئٌ مَعْلُومٌ وَلاَ جُزْءٌ مَقْسُومٌ
فَاَعْبُدَهُ بِهِ فِي جَمِيعِ اْلأَحْوَالِ، بَلْ بِحَوْلِ وَقُوَّةِ ذِى اْلجَلاَلِ وَاْلإِكْرَامِ اَللّٰهُمَّ يَا جَامِعَ النَّاسِ لِيَومٍ لاَ رَيْبَ فِيهِ. اِجْمَعْنِي بِهِ وَعَلَيْهِ وَفِيهِ حَتىَّ لاَ أُفاَرِقَهُ فيِ الدَّارَيْنِ، وَلاَ انْفَصِلَ عَنْهُ فِي الْحَالَيْنِ بَلْ أَكُونَ كَأَنيِّ إِياَّهُ ، فِي كُلِّ أَمْرٍ تَوَلاَّهُ مِنْ طَرِيقِ اْلإِتِّبَاعِ وَاْلاِنْتِفَاعِ، لاَ مِنْ
سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى آلِهِ وَصَحْبِهِ أَجْمَعِينَ وَ الْحَمْدُ للهِ رَبِّ الْعاَلَمِينَطَرِيقِ الْمُمَاثَلَةِ إِلَيْهِ وَاْلاِرْتِفَاعِ وَاَسْأَلُكَ بِأَسْمَائِكَ الْحُسْنَى الْمُسْتَجَابَةَ. أَنْ تُبَلِّغَنِي ذَلِكَ مِنَّةً مُسْتَطَابَةً . وَلاَ تَرُدَّنِي مِنْكَ خَائِباً وَلاَ مِمَّنْ لَكَ نَائِبٌ، فَإِنَّكَ اْلوَاجِدُ الْكَرِيمُ وَأَنَا اْلعَبْدُ اْلعَدِيمُ وَصَلَّى اللهُ عَلٰى

Anlamı: Allah’ım; mahlukatının en mükemmeline, yeryüzünde bulunanların ve göklerdekilerin Efendisi, yüce nur, mühürlü hazine, eşsiz cevher, devam eden sır, benzeri anlatılmamış ve yaratılmamış Efendimiz Muhammed’e salat ve selam eyle. Bu zamandaki insan cinsinden, şekillenen ruh, müteaddit fert, hükümlerde Allah’ın hücceti, geçmişte Allah’ın umdesi, Allah’ın yarattıklarından nazar mal halli olan, aralarında hükümlerini doğrulukla uygulayan, ruhaniyetiyle alemlere yardım olan, nuraniyetinin nurundan onlara feyiz veren, Allah’ın sureti üzere yarattığı, meleklerin ruhlarını şahit ettiği, alemlere eman olsun diye bu zamana mahsus ettiği, halifesinden razı ol.

O, varlık dairesinin kutbu, işitme ve şuhûd mahallidir. Onun bilgisi olmadan kainatta zerre hareket etmez, hükmü olmadan da hareket eden durmaz. Çünkü o, Hakk’ın mazharı, sıdkın madenidir.

Allah’ım! selamımı ona ilet, beni onun huzurunda hazır et, onun yardımını bana ihsan et, kuvveti ile beni koru, bana ruhundan üfle, onun ruhu ile hayat bulayım, hakikatıma tafsilatıyla şahit olayım, böylece azı ve çoğu öğreneyim, ruhaniyet suretleriyle mazharlara göre değişik tecelli ettiği gayb alemlerini göreyim ki, evvel ve ahiri, zahir ve batını birleştireyim. Böylece sıfatları ve fiilleri arasında Allah ve ehli ile beraber olayım. Benim için “emir”den malum olan bir şey yok ve benim için ayrılan bir kısım yoktur ki onunla bütün hallerde ona kulluk edeyim. Bilakis celal ve kerem sahibinin güç ve kudreti ile kulluk yapabilirim. Ey insanları şüphesi olmayan bir günde kıyamette toplayan, beni onunla, ona, onda cem et ki iki dünyada ondan ayrılmayayım, iki halde ondan ayrılmayayım, ben, sahip olduğu her işte, benzeme ya da ona yükselme yolundan değil, tabi olma ve faydalanma yolundan sanki o olayım, Senden, icabet olunan güzel isimlerinle, hoş bir lütuf olarak bunlara beni ulaştırmanı diliyorum. Beni eli boş, zarar gören çevirme, çünkü Sen Vâcid’sin, (varlık sahibisin) Kerîm’sin. Ben ise yokluk içinde olan kulum. Efendimiz Muhammed’e al ve ashabına salat olsun. Hamt alemlerin Rabbi olan Allah’adır.

Fazileti:
Rızk bereketlenir ve artar
Nazardan korur

Bilinmeyen kelimeler:
1-) Umde: a-) Dayanacak inanılacak şey. b-) Güvenilecek yer, kimse.
2-) Eman: a-) Korkusuzluk, eminlik. b-) Bağış, bağışlama, izin. c-) Sığınma, yardım dileme.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir