Makbul olan tövbe : Nasûh tövbesi

Posted by

Makbul olan tövbe : Nasûh tövbesi

Akıl ve irade sahibi bir varlık olan insanın bu melekelerini doğru yolda kullanabilmesi için Yüce Allah peygamberler göndermiştir. Peygamberler insanlara sorumluluklarını öğretmiş,onlara rehberlik etmişlerdir.İnsan nefsine yenik düşerek bir hata işlediğinde ise Allah tövbe kapılarını açmıştır.

“Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle tövbe edin…” (Tahrim suresi 8. ayet) ayeti gerçek bir tövbenin “Nasûh tövbesi” olması gerektiğini vurgulamaktadır. Nasûh, halis, katkısız, düzeltici ve tamir edici demektir.Buna göre nasûh tövbe, tam manasıyla pişman olup hataya tekrar dönmeme azmini göstererek içtenlikle yapacağımız tövbedir.

Makbul bir tövbe için yönünü küfürden imana, kötülüklerden iyiliklere çevirmek, günahı derhal terk ederek bir daha ona dönmemeye azmetmek gerekir. Farz ibadetleri yapmak, helal lokma yemek, varsa kul haklarını ödemek tövbenin kabulüne vesile olacaktır.

Mümin, günahlarından dolayı asla ümitsizliğe düşmemeli, ne günah işlerse işlesin Allah’a yönelmeli, affetmeyi sevdiğini hatırlayarak O’nun engin rahmetine sığınmalıdır.

Not : Alıntıdır (Diyanet takvimi 08.02.2018)

Yazı içinde geçen ayet
Tahrim suresi 8. ayet
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا تُوبُوا إِلَى اللَّهِ تَوْبَةً نَّصُوحًا عَسَى رَبُّكُمْ أَن يُكَفِّرَ عَنكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ يَوْمَ لَا يُخْزِي اللَّهُ النَّبِيَّ وَالَّذِينَ آمَنُوا مَعَهُ نُورُهُمْ يَسْعَى بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَبِأَيْمَانِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَا إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Okunuşu :
Yâ eyyuhâllezîne âmenû tûbû ilâllâhi tevbeten nasûhan, asâ rabbukum en yukeffira ankum seyyiâtikum ve yudhilekum cennâtin tecrî min tahtihâl enhâru, yevme lâ yuhzîllâhun nebiyye vellezîne âmenû meahu, nûruhum yes’â beyne eydîhim ve bi eymânihim yekûlûne rabbenâ etmim lenâ nûranâ vagfir lenâ, inneke alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).
Anlamı :
Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. “Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter” derler.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir