Lâ ilahe illallah

Posted by

La İlahe İllallah (Tevhid): Dinimizde Allah’tan başka ilah olmadığını oluşturan Kelime i Tevhid cümlesidir “la ilahe illallah”. İslam inancının temel esasıdır.
Arapça olarak kelime anlamı “Allah’tan Başka İlah Yoktur” manasına gelir. Dini kaynaklarda ilk defa “La İlahe İllallah” diyenin Nuh Aleyhisselam olduğu söylenir. Tufana ve şiddetli belaya şahit olduğunda söylemiştir. Dinimizde Kelime-i Tevhid ‘in bir parçası olarak geçer. Yani kelime i tevhid getirilmesi gerektiğinde “la ilahe illallah” sonra da “Muhammedün Resulullah” deriz. Bunun anlamı tam olarak şudur; “Allah’tan başka İlah yoktur. Hz. Muhammed (sav) Allah’ın Peygamberidir”
Fazileti: Çok sevap kazandıran bir ameldir, zikirlerin en güzelidir.
Şartları:
a-) Manasının bilinmesi gerekir,
b-) Allah’ın bize farz kıldığı emirleri yapmamız gerekir,
c-) Allah’ın yasakladığı şeylerden uzak durmamız gerekir,
d-) Allah’ın gönderdiği Peygamberler ve Kitaplara inanmamız ve orada yazanlar ile yaşamımızı şekillendirmemiz gerekir

Kuran’da Lâ ilâhe illâllah ile ilgili ayetler:
1-) Bakara Suresi 133. ayet:
Arapça:
أَمْ كُنتُمْ شُهَدَاء إِذْ حَضَرَ يَعْقُوبَ الْمَوْتُ إِذْ قَالَ لِبَنِيهِ مَا تَعْبُدُونَ مِن بَعْدِي قَالُواْ نَعْبُدُ إِلَهَكَ وَإِلَهَ آبَائِكَ إِبْرَاهِيمَ وَإِسْمَاعِيلَ وَإِسْحَقَ إِلَهًا وَاحِدًا وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ
Okunuşu:
Em küntüm şühedae iz hadara ya’kubel mevtü iz kale li benıhi ma ta’büdune mim ba’dı * kalu na’büdü ilaheke ve ilahe abaike ibrahıme ve ismaıyle ve ishaka ilahev vahıda* ve nahnü lehu müslimun
Anlamı:
Yoksa Ya’kub’a ölüm geldiği zaman siz orada mı idiniz? O zaman (Ya’kub) oğullarına: Benden sonra kime kulluk edeceksiniz? demişti. Onlar: Senin ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak’ın ilâhı olan tek Allah’a kulluk edeceğiz; biz ancak O’na teslim olmuşuzdur, dediler.
2-) Bakara Suresi 163. ayet:
Arapça:
وَإِلَهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ لاَّ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الرَّحْمَنُ الرَّحِيمُ
Okunuşu:
Ve ilahüküm ilahüv vahıd* la ilahe illa hüver rahmanür rahıym
Anlamı:
İlâhınız bir tek Allah’tır. O’ndan başka ilâh yoktur. O, rahmândır, rahîmdir.
3-) Bakara Suresi 255. ayet:
Arapça:
اللّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ
Okunuşu:
Allahü la ilahe illa hüvel hayyül kayyum* la te’huzühu sinetüv vela nevm* lehu ma fis semavati ve ma fil ard* men zellezı yeşfeu ındehu illa bi iznih* ya’lemü ma beyne eydıhim ve ma halfehüm* ve la yühıytune bi şey’im min ılmihı illa bi ma şa’* vesia kürsiyyühüs semavati vel ard* ve la yeudühu hıfzuhüma* ve hüvel alıyyül azıym
Anlamı:
Allah, O’ndan başka tanrı yoktur; O, hayydir, kayyûmdur. Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin hepsi O’nundur. İzni olmadan O’nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. (O’na hiçbir şey gizli kalmaz.) O’nun bildirdiklerinin dışında insanlar O’nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, yücedir, büyüktür.

4-) Al-i İmran Suresi 62. ayet:
Arapça:
إِنَّ هَذَا لَهُوَ الْقَصَصُ الْحَقُّ وَمَا مِنْ إِلَهٍ إِلاَّ اللّهُ وَإِنَّ اللّهَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
Okunuşu:
İnne haza lehüvel kasasul hakk* ve ma min ilahin illellah* ve innellahe le hüvel azızül hakım
Anlamı:
Şüphesiz bu (İsa hakkındaki) gerçek kıssadır. Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
5-) Al-i İmran Suresi 64. ayet:
Arapça:
قُلْ يَا أَهْلَ الْكِتَابِ تَعَالَوْاْ إِلَى كَلَمَةٍ سَوَاء بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ أَلاَّ نَعْبُدَ إِلاَّ اللّهَ وَلاَ نُشْرِكَ بِهِ شَيْئًا وَلاَ يَتَّخِذَ بَعْضُنَا بَعْضاً أَرْبَابًا مِّن دُونِ اللّهِ فَإِن تَوَلَّوْاْ فَقُولُواْ اشْهَدُواْ بِأَنَّا مُسْلِمُونَ
Okunuşu:
Kul ya ehlel kitabi tealev ila kelimetin sevaim beynena ve beyneküm ella na’büde ilellahe ve la nüşrike bihı şey’ev ve la yettehıze ba’duna ba’dan erbabem min dunillah* fe in tevellev fe kulüşhedu bi enna müslimun
Anlamı:
De ki: “Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah’a ibadet edelim. Ona hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilah edinmesin.” Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: “Şahit olun, biz müslümanlarız.”
6-) Al-i İmran Suresi 95. ayet:
Arapça:
قُلْ صَدَقَ اللّهُ فَاتَّبِعُواْ مِلَّةَ إِبْرَاهِيمَ حَنِيفًا وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِكِينَ
Okunuşu:
Kul sadekallahü fettebiu millete ibrahıme hanıfa* ve ma kane minel müşrikın
Anlamı:
De ki: “Allah doğru söylemiştir. Öyle ise hakka yönelen İbrahim’in dinine uyun. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.”

7-) Nisa Suresi 87. ayet:
Arapça:
اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ لَيَجْمَعَنَّكُمْ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ لَا رَيْبَ فِيهِ وَمَنْ أَصْدَقُ مِنْ اللَّهِ حَدِيثًا
Okunuşu:
Allahü la ilahe illa hu le yecmeanneküm ila yevmil kıyameti la raybe fıh ve men asdeku minellahi hadısa
Anlamı:
Allah kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Andolsun sizi kıyamet gününde mutlaka bir araya toplayacaktır. Bunda asla şüphe yoktur. Kimdir sözü Allah’ınkinden daha doğru olan?
😎 Nisa Suresi 125. ayet:
Arapça:
وَمَنْ أَحْسَنُ دِينًا مِمَّنْ أَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلَّهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ وَاتَّبَعَ مِلَّةَ إِبْرَاهِيمَ حَنِيفًا وَاتَّخَذَ اللَّهُ إِبْرَاهِيمَ خَلِيلًا
Okunuşu:
Ve men ahsenü dınem mimmen esleme vechehu lillahi ve hüve muhsinüv vettebea millete ibrahıme hanıfa vetetehazellahü ibrahıme halila
Anlamı:
Kimin dini, iyilik yaparak kendini Allah’a teslim eden ve hakka yönelen İbrahim’in dinine tabi olan kimsenin dininden daha güzeldir? Allah İbrahim’i dost edindi.
9-) Nisa Suresi 171. ayet:
Arapça:
يَاأَهْلَ الْكِتَابِ لَا تَغْلُوا فِي دِينِكُمْ وَلَا تَقُولُوا عَلَى اللَّهِ إِلَّا الْحَقَّ إِنَّمَا الْمَسِيحُ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ رَسُولُ اللَّهِ وَكَلِمَتُهُ أَلْقَاهَا إِلَى مَرْيَمَ وَرُوحٌ مِنْهُ فَآمِنُوا بِاللَّهِ وَرُسُلِهِ وَلَا تَقُولُوا ثَلَاثَةٌ انتَهُوا خَيْرًا لَكُمْ إِنَّمَا اللَّهُ إِلَهٌ وَاحِدٌ سُبْحَانَهُ أَنْ يَكُونَ لَهُ وَلَدٌ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَكَفَى بِاللَّهِ وَكِيلًا
Okunuşu:
Ya ehlel kitabi la tağlu fı dıniküm ve la tekulu alellahi illel hakk innemel mesıhu ıysebnü meryeme rasulüllahi ve kelimetüh elkaha ila meryeme ve ruhum minhü fe aminu billahi ve rusülih ve la tekulu selaseh intehu hayral leküm innemellahü ilahüv vahıd sübhanehu ey yekune lehu veled lehu ma fis semavati ve ma fil ard ve kefa billahi vekıla
Anlamı:
Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryemoğlu İsa Mesih, ancak Allah’ın peygamberi, Meryem’e ulaştırdığı (emriyle onda var ettiği) kelimesi ve kendisinden bir ruhtur. Öyleyse Allah’a ve peygamberlerine iman edin, “(Allah) üçtür” demeyin.Kendi iyiliğiniz için buna son verin. Allah ancak bir tek ilahtır. O çocuk sahibi olmaktan uzaktır. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey onundur. Vekil olarak Allah yeter.

10-) Maide Suresi 117. ayet:
Arapça.
مَا قُلْتُ لَهُمْ إِلَّا مَآ أَمَرْتَنِى بِهِۦٓ أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ رَبِّى وَرَبَّكُمْ ۚ وَكُنتُ عَلَيْهِمْ شَهِيدًا مَّا دُمْتُ فِيهِمْ ۖ فَلَمَّا تَوَفَّيْتَنِى كُنتَ أَنتَ ٱلرَّقِيبَ عَلَيْهِمْ ۚ وَأَنتَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ
Okunuşu:
Me kultü lehüm illa ma emartenı bihı enı’büdüllahe rabbı ve rabbeküm ve küntü aleyhim şehıdem ma dümtü fıhim felemma teveffeytenı künte enter rakıybe aleyhim ve ente ala külli şey’in şehıd
Anlamı:
Ben onlara, ancak bana emrettiğini söyledim: Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin, dedim. İçlerinde bulunduğum müddetçe onlar üzerine kontrolcü idim. Beni vefat ettirince artık onlar üzerine gözetleyici yalnız sen oldun. Sen her şeyi hakkıyle görensin.

11-) En’am Suresi 19. ayet:
Arapça:
قُلْ أَيُّ شَيْءٍ أَكْبَرُ شَهَادةً قُلِ اللّهِ شَهِيدٌ بِيْنِي وَبَيْنَكُمْ وَأُوحِيَ إِلَيَّ هَذَا الْقُرْآنُ لأُنذِرَكُم بِهِ وَمَن بَلَغَ أَئِنَّكُمْ لَتَشْهَدُونَ أَنَّ مَعَ اللّهِ آلِهَةً أُخْرَى قُل لاَّ أَشْهَدُ قُلْ إِنَّمَا هُوَ إِلَهٌ وَاحِدٌ وَإِنَّنِي بَرِيءٌ مِّمَّا تُشْرِكُونَ
Okunuşu:
Kul eyyü şey’in ekberu şehadeh kulillahü şehıdüm beynı ve beyneküm ve uhıye ileyye hazel kur’anü li ünziraküm bihı ve mem belağ e inneküm le teşhedune enne meallahi aliheten uhra kul la eşhed kul innema hüve ilahüv vahıdüv ve innenı berıüm mimma tüşrikun
Anlamı:
De ki: Hangi şey şahadetçe en büyüktür? De ki: (Hak peygamber olduğuma dair) benimle sizin aranızda Allah şahittir. Bu Kur’an bana, kendisiyle sizi ve ulaştığı herkesi uyarmam için vahyolundu. Yoksa siz, Allah ile beraber başka tanrılar olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz? De ki: “Ben buna şahitlik etmem.” “O ancak bir tek Allah’tır, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden kesinlikle uzağım” de.
12-) En’am Suresi 101. ayet:
Arapça:
بَدِيعُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ أَنَّى يَكُونُ لَهُ وَلَدٌ وَلَمْ تَكُن لَّهُ صَاحِبَةٌ وَخَلَقَ كُلَّ شَيْءٍ وهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ
Okunuşu:
Bedrıus semavati vel ard enna yekunü lehu veledüv ve lem tekül lehu sahıbeh ve haleka külle şey’ ve hüve bi külli şey’in alım
Anlamı:
O, göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısıdır. O’nun eşi olmadığı halde nasıl çocuğu olabilir! Her şeyi O yaratmıştır ve her şeyi hakkıyla bilen O’dur.
13-) En’am Suresi 102. ayet:
Arapça:
ذَلِكُمُ اللّهُ رَبُّكُمْ لا إِلَهَ إِلاَّ هُوَ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ فَاعْبُدُوهُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ وَكِيلٌ
Okunuşu:
Zalikümüllahü rabbüküm la ilahe illa hu haliku külli şey’in fa’büduh ve hüve ala külli şey’iv vekıl
Anlamı:
İşte Rabbiniz Allah O’dur. O’ndan başka tanrı yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O’na kulluk edin, O her şeye vekildir (güvenilip dayanılacak tek varlık O’dur).
14-) En’am Suresi 106. ayet:
Arapça:
اتَّبِعْ مَا أُوحِيَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ لا إِلَهَ إِلاَّ هُوَ وَأَعْرِضْ عَنِ الْمُشْرِكِينَ
Okunuşu:
İttebı’ ma uhıye ileyke mir rabbik la ilahe illa hu ve a’rıd anil müşrikın
Anlamı:
Rabbinden sana vahyolunana uy. O’ndan başka tanrı yoktur. Müşriklerden yüz çevir

15-) Araf Suresi 85. ayet:
Arapça:
وَاِلٰى مَدْيَنَ اَخَاهُمْ شُعَيْبًا قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُ قَدْ جَاءَتْكُمْ بَيِّنَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ فَاَوْفُوا الْكَيْلَ وَالْمٖيزَانَ وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَاءَهُمْ وَلَا تُفْسِدُوا فِى الْاَرْضِ بَعْدَ اِصْلَاحِهَا ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنٖينَ
Okunuşu:
Ve ila medyene ehahüm şüayba kale ya kavmı’büdüllahe maleküm min ilahin ğayruh kad caetküm beyyinetüm mir rabbiküm fe evfül keyle vel mızane ve la tebhasün nase eşyaehüm ve la tüfsidu fil erdı ba’de ıslahıha zaliküm hayrul leküm in küntüm mü’minın
Anlamı:
Medyen halkına da kardeşleri Şuayb’ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için ondan başka hiçbir ilah yoktur. Rabbinizden size açık bir delil gelmiştir. Artık ölçüyü ve tartıyı tam yapın. İnsanların mallarını eksiltmeyin. Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk etmeyin. İnananlar iseniz bunlar sizin için hayırlıdır.”

16-) Tevbe Suresi 31. ayet:
Arapça:
اتَّخَذُواْ أَحْبَارَهُمْ وَرُهْبَانَهُمْ أَرْبَابًا مِّن دُونِ اللّهِ وَالْمَسِيحَ ابْنَ مَرْيَمَ وَمَا أُمِرُواْ إِلاَّ لِيَعْبُدُواْ إِلَهًا وَاحِدًا لاَّ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ سُبْحَانَهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ
Okunuşu:
İttehazu ahbarahüm ve ruhbanehüm erbabem min dunillahi vel mesıhabne meryem ve ma ümiru illa li ya’büdu ilahev vahıda la ilahe illa hu sübhanehu amma yüşrikun
Anlamı:
(Yahudiler) Allah’ı bırakıp, hahamlarını; (hırıstiyanlar ise) rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih’i rab edindiler. Oysa, bunlar da ancak, bir olan Allah’a ibadet etmekle emrolunmuşlardır. Ondan başka hiçbir ilah yoktur. O, onların ortak koştukları her şeyden uzaktır.
17-) Tevbe Suresi 129. ayet:
Arapça:
فَإِن تَوَلَّوْاْ فَقُلْ حَسْبِيَ اللّهُ لا إِلَهَ إِلاَّ هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ
Okunuşu:
Fe in tevellev fe kul hasbiyallahü la ilahe illa hu aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil azıym
Anlamı:
Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Bana Allah yeter. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. Ben ancak O’na tevekkül ettim. O, yüce Arşın sahibidir.”

18-) Hud Suresi 14. ayet:
Arapça:
ﻓَﺎِﻟَّﻢْ ﻳَﺴْﺘَﺡٖﻴﺒُﻮا ﻟَﻜُﻢْ ﻓَﺎﻋْﻠَﻤُٓﻮا اَﻧَّﻤَٓﺎ اُﻧْﺰِلَ ﺑِﻌِﻠْﻢِ اﻟﻠّٰﻪِ وَاَنْ ﻟَٓﺎ اِﻟٰﻪَ اِﻟَّﺎ ﻫُﻮَ ﻓَﻬَﻞْ اَﻧْﺘُﻢْ ﻣُﺴْﻠِﻤُﻮنَ
Okunuşu:
Fe illem yestecıbu leküm fa’lemu ennema ünzile bi ılmillahi ve el la ilahe illa hu fe hel entüm müslimun
Anlamı:
Eğer size (bu konuda) cevap veremedilerse, bilin ki o (Kur’an) ancak Allah’ın ilmiyle indirilmiştir ve O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. Artık müslüman oluyor musunuz?
19-) Hud Suresi 61. ayet:
Arapça:
وَاِﻟٰﻰ ﺛَﻤُﻮدَ اَﺧَﺎﻫُﻢْ ﺻَﺎﻟِﺤًﺎ ﻗَﺎلَ ﻳَﺎ ﻗَﻮْمِ اﻋْﺒُﺪُوا اﻟﻠّٰﻪَ ﻣَﺎ ﻟَﻜُﻢْ ﻣِﻦْ اِﻟٰﻪٍ ﻏَﻴْﺮُهُ ﻫُﻮَ اَﻧْﺸَﺎَﻛُﻢْ ﻣِﻦَ اﻟْﺎَرْضِ وَاﺳْﺘَﻌْﻤَﺮَﻛُﻢْ ﻓٖﻴﻬَﺎ ﻓَﺎﺳْﺘَﻐْﻔِﺮُوهُ ﺛُﻢَّ ﺗُﻮﺑُٓﻮا اِﻟَﻴْﻪِ اِنَّ رَﺑّٖﻰ ﻗَﺮٖﻳﺐٌ ﻣُﺡٖﻴﺐٌ
Okunuşu:
Ve ila semude ehahüm saliha kale ya kavmı’büdüllahe maleküm min ilahin ğayruh hüve enşeeküm minel erdı vesta’meraküm fıha festağfiruhü sümme tubu ileyh inne rabbı karıbüm mücıb
Anlamı:
Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i peygamber gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin ondan başka hiçbir ilahınız yok. O sizi yeryüzünden (topraktan) yarattı ve sizi oranın imarında görevli (ve buna donanımlı) kıldı.Öyle ise ondan bağışlanma dileyin; sonra da ona tövbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır ve dualara cevap verendir.
20-) Hud Suresi 84. ayet:
Arapça:
وَاِﻟٰﻰ ﻣَﺪْﻳَﻦَ اَﺧَﺎﻫُﻢْ ﺷُﻌَﻴْﺒًﺎ ﻗَﺎلَ ﻳَﺎ ﻗَﻮْمِ اﻋْﺒُﺪُوا اﻟﻠّٰﻪَ ﻣَﺎ ﻟَﻜُﻢْ ﻣِﻦْ اِﻟٰﻪٍ ﻏَﻴْﺮُهُ وَﻟَﺎ ﺗَﻨْﻘُﺼُﻮا اﻟْﻤِﻜْﻴَﺎلَ وَاﻟْﻤٖﻴﺰَانَ اِﻧّٖٓﻰ اَرٰﻳﻜُﻢْ ﺑِﺨَﻴْﺮٍ وَاِﻧّٖٓﻰ اَﺧَﺎفُ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢْ ﻋَﺬَابَ ﻳَﻮْمٍ ﻣُﺤٖﻴﻂٍ
Okunuşu:
Ve ila medyene ehahüm şüayba kale ya kavmı’büdüllahe maleküm min ilahin ğayruhv ve la tenkusul mikyale vel mızane innı eraküm bi hayriv ve innı ehafü aleyküm azabe yevmim mühıyt
Anlamı:
Medyen halkına da kardeşleri Şu’ayb’ı peygamber gönderdik. O şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin ondan başka hiçbir ilahınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben sizi bolluk içinde görüyorum. Ben sizin adınıza kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.”

21-) Yusuf Suresi 39. ayet:
Arapça:
يَا صَاحِبَيِ السِّجْنِ أَأَرْبَابٌ مُّتَفَرِّقُونَ خَيْرٌ أَمِ اللّهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ
Okunuşu:
Ya sahıbeyis sicni e erbabüm müteferrikune hayrun emillahül vahıdül kahhar
Anlamı:
“Ey zindan arkadaşlarım! Ayrı ayrı ilahlar mı daha iyidir, yoksa mutlak hakimiyet sahibi olan tek Allah mı?”

22-) Ra’d Suresi 16. ayet:
Arapça:
ﻗُﻞْ ﻣَﻦْ رَبُّ اﻟﺴَّﻤٰﻮَاتِ وَاﻟْﺎَرْضِ ﻗُﻞِ اﻟﻠّٰﻪُ ﻗُﻞْ اَﻓَﺎﺗَّﺨَﺬْﺗُﻢْ ﻣِﻦْ دُوﻧِﻪٖٓ اَوْﻟِﻴَٓﺎءَ ﻟَﺎ ﻳَﻤْﻠِﻜُﻮنَ ﻟِﺎَﻧْﻔُﺴِﻬِﻢْ ﻧَﻔْﻌًﺎ وَﻟَﺎ ﺿَﺮًّا ﻗُﻞْ ﻫَﻞْ ﻳَﺴْﺘَﻮِى اﻟْﺎَﻋْﻤٰﻰ وَاﻟْﺒَﺼٖﻴﺮُ اَمْ ﻫَﻞْ ﺗَﺴْﺘَﻮِى اﻟﻈُّﻠُﻤَﺎتُ وَاﻟﻨُّﻮرُ اَمْ ﺟَﻌَﻠُﻮا ﻟِﻠّٰﻪِ ﺷُﺮَﻛَٓﺎءَ ﺧَﻠَﻘُﻮا ﻛَﺨَﻠْﻘِﻪٖ ﻓَﺘَﺸَﺎﺑَﻪَ اﻟْﺨَﻠْﻖُ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﻗُﻞِ اﻟﻠّٰﻪُ ﺧَﺎﻟِﻖُ ﻛُﻞِّ ﺷَﻰْءٍ وَﻫُﻮَ اﻟْﻮَاﺣِﺪُ اﻟْﻘَﻬَّﺎرُ
Okunuşu:
Kul mer rabbüs semavati vel erdı kulillah kul e fettehaztüm min dunihı evliyae la yemlikune li enfüsihim nef’av ve la darra kul hel yestevil a’ma vel besıyru em hel testeviz zulümanüt ven nur em cealu lillahi şürakae haleku ke halkıhı fe teşabehel halku aleyhim kulillahü haliku külli şey’iv ve hüvel vahıdül kahhar
Anlamı:
De ki: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” “Allah’tır” de. De ki, “O’nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (mabutlar) mı edindiniz?” De ki, “Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah’a, O’nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah’ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?” De ki: “Her şeyin yaratıcısı Allah’tır. O, birdir, mutlak hakimiyet sahibidir.”
23-) Ra’d Suresi 30. ayet:
Arapça:
ﻛَﺬٰﻟِﻚَ اَرْﺳَﻠْﻨَﺎكَ ﻓٖٓﻰ اُﻣَّﺔٍ ﻗَﺪْ ﺧَﻠَﺖْ ﻣِﻦْ ﻗَﺒْﻠِﻬَٓﺎ اُﻣَﻢٌ ﻟِﺘَﺘْﻠُﻮَا ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢُ اﻟَّﺬٖٓى اَوْﺣَﻴْﻨَٓﺎ اِﻟَﻴْﻚَ وَﻫُﻢْ ﻳَﻜْﻔُﺮُونَ ﺑِﺎﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﻗُﻞْ ﻫُﻮَ رَﺑّٖﻰ ﻟَٓﺎاِﻟٰﻪَ اِﻟَّﺎ ﻫُﻮَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺗَﻮَﻛَّﻠْﺖُ وَاِﻟَﻴْﻪِ ﻣَﺘَﺎبِ
Okunuşu:
Kezalike erselnake fı ümmetin kad halet min kabliha ümemül liltetlüve aleyhimüllezı evhayna ileyke ve hüm yekfürune bir rahman kul hüve rabbı la ilahe illa hu aleyhi tevekkeltü ve ileyhi metab
Anlamı:
(Ey Muhammed!) Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin geçmiş olduğu bir ümmete gönderdik ki, onlar Rahmân’ı inkar ederken sana vahyettiğimizi kendilerine okuyasın. De ki: “O, benim Rabbimdir. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben yalnız O’na tevekkül ettim, dönüşüm de yalnız O’nadır.”

24-) Ahkaf Suresi 22. ayet:
Arapça:
قَالُوا أَجِئْتَنَا لِتَأْفِكَنَا عَنْ آلِهَتِنَا فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَا إِن كُنتَ مِنَ الصَّادِقِينَ
Okunuşu:
Kalu eci’tena li te’fikena an alihetina fe’tina bima teıdüna in künte mines sadikıyn
Anlamı:
Onlar ise, “Sen bizi ilahlarımızdan alıkoymak için mi geldin? Doğru söyleyenlerden isen bizi tehdit ettiğin şeyi başımıza getir” dediler.

25-) İbrahim Suresi 48. ayet:
Arapça:
يَوْمَ تُبَدَّلُ الأَرْضُ غَيْرَ الأَرْضِ وَالسَّمَاوَاتُ وَبَرَزُواْ للّهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ
Okunuşu:
Yevme tübeddelül erdu ğayral erdı ve semavatü ve berazu lillahil vahıdil kahhar
Anlamı:
O gün yer, başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür ve insanlar bir ve kahhar (her şeyin üzerinde yegâne hakim) olan Allah’ın huzuruna çıkarlar.
26-) İbrahim Suresi 52. ayet:
Arapça:
هَٰذَا بَلَاغٌ لِلنَّاسِ وَلِيُنْذَرُوا بِهِ وَلِيَعْلَمُوا أَنَّمَا هُوَ إِلَٰهٌ وَاحِدٌ وَلِيَذَّكَّرَ أُولُو الْأَلْبَابِ
Okunuşu:
Haza belağul lin nasi ve li yünzeru bihı ve liya’lemu ennema hüve ilahüv vahıdüv ve liyezzekkera ülül elbab
Anlamı:
Bu Kur’an; kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak tek ilah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir.

27-) Zuhruf Suresi 28. ayet:
Arapça:
وَجَعَلَهَا كَلِمَةً بَاقِيَةً فِي عَقِبِهِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ
Okunuşu:
Ve cealeha kelimetem bakıyeten fı akıbihı leallehüm yarciun
Anlamı:
İbrahim bunu, belki dönerler diye, ardından gelecekler arasında kalıcı bir söz yaptı.

28-) Nahl Suresi 22. ayet:
Arapça:
اِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌ فَالَّذٖينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ قُلُوبُهُمْ مُنْكِرَةٌ وَهُمْ مُسْتَكْبِرُونَ
Okunuşu:
İlahüküm ilahüv vahıd fellezıne la yü’minune bil ahırati kulubühüm münkiratüv ve hüm müstekbirun
Anlamı:
Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Ahirete inanmayanların kalpleri bunu inkâr etmekte, kendileri de büyüklük taslamaktadırlar.
29-) Nahl Suresi 51. ayet:
Arapça:
وَقَالَ اللّٰهُ لَا تَتَّخِذُوا اِلٰهَيْنِ اثْنَيْنِ اِنَّمَا هُوَ اِلٰهٌ وَاحِدٌ فَاِيَّایَ فَارْهَبُونِ
Okunuşu:
Ve kalellahü la tettehızu ilaheynisneyn innema hüve ilahüv vahıd fe iyyaye ferhebun
Anlamı:
Allah şöyle dedi: “İki ilah edinmeyin. O, ancak tek ilahtır. O halde yalnız benden korkun.”

30-) İsra Suresi 46. ayet:
Arapça:
وَجَعَلْنَا عَلَى قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِي آذَانِهِمْ وَقْرًا وَإِذَا ذَكَرْتَ رَبَّكَ فِي الْقُرْآنِ وَحْدَهُ وَلَّوْاْ عَلَى أَدْبَارِهِمْ نُفُورًا
Okunuşu:
Ve cealna ala kulubihim ekinneten ey yefkahuhü ve fı azanihim vakra ve iza zekerte rabbeke fil kur’ani vahdehu vellev ala edbarihim nüfura
Anlamı:
Kur’an’ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Kur’an’da (ibadete layık ilah olarak) sadece Rabbini andığın zaman arkalarına dönüp kaçarlar.
31-) İsra Suresi 111. ayet
Arapça:
وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَم يَكُن لَّهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُن لَّهُ وَلِيٌّ مِّنَ الذُّلَّ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًا
Okunuşu:
Ve kulil hamdü lillahillezı lem yettehız veledev ve lem yekül lehu şerıkün fil mülki ve lem yekül lehu veliyyüm minez zülli ve kebbirhü tekbıra
Anlamı:
“Hamd, çocuk edinmeyen, mülkte ortağı olmayan, zillet ve acizliğin gerektirdiği bir yardımcıya ihtiyacı bulunmayan Allah’a mahsustur” de ve O’nu tekbir ile yücelt.

Lâ ilâhe illâllah ile ilgili hadisler:
1-) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kavmine şöyle buyurdu:
“Ey kavmim! La ilahe illallah deyin kurtuluşa erin” (İbni Hibban 6257)
2-) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın rasulü olduğuna şahitlik etmektir.” (Buhari, Müslim)
3-) Abdullah bin Amr İbnü’l-As’ın rivayet ettiğine göre Efendimiz şöyle buyurmuştur:
“Kıyamet günü, adamın biri amel terazisinin başına getirilir. Kendisine ait gözün görebileceği uzunlukta doksan dokuz evrak ortaya çıkarılır, bu evrakta onun günahları ve kötülükleri yazılıdır. Bu evrak amel terazisinin kefelerinden birine konur. Arkasından yine o adama ait karınca iriliğinde ve üzerinde “Eşhedu enla ilahe illallah ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve Resuluhu” yazan küçücük bir kağıt ortaya çıkarılarak amel terazisinin öbür kefesine konur ve bu kefe günahların kefesine ağır basar.” (Tirmizi, İbn Mace, İbn Hıbban, Hakim, Beyhaki)
4-) Ebu Hureyre’den rivayetle Resulullah şöyle buyurmuştur:
“La ilahe illallah sözünü sizinle onun arasına komaya girmek gibi bir engel girmeden çok söyleyiniz.” (Ebu Ya’la)
5-) Ebu Hureyre der ki: ,
Resulullah’a: “Ya Resulallah! Kıyamet gününde senin şefaatinle insanların en mutlusu kimdir?” diye sordum.
Resulullah şöyle buyurdu:
“Ey Ebu Hureyre! Senin hadise olan düşkünlüğünü gördüğümden dolayı, bu hadisi senden önce hiçbir kimsenin sormayacağını zannetmiştim. Kıyamet gününde benim şefaatimle insanların en mutlusu, kalbinden içtenlikle ‘La ilahe illallah’ (Allah’dan başka hiçbir ilah yoktur.) diyen kimsedir.” (Buhari)
6-) Rasûlullah -sallâllahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuşlardır:
“Ölmek üzere olanlarınıza Lâ ilâhe illallah demeyi telkin ediniz!” (Müslim, Cenâiz 1, 2)
7-) Ebu Hureyre şöyle diyor:
Bir gün Peygamber Efendimize: “Senin şefaatine en önce kim nail olma hakkına sahiptir?” diye sordum. Şöyle buyurdu: “Kalpten ve ihlasla La ilahe illallah diyenler.” (Buhari)
😎 Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:
“Kimin dünyadaki son sözü ‘Lâ ilâhe illallah’ olursa cennete girer.” (Ebu Davud)

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir