Kanaat

Posted by

Kanâat:
1-) Elindekiyle yetinme durumu, yeter bulma, kanıklık.
2-) İnanma, kanma.
3-) Aç gözlü olmayıp hırs göstermemek.
4-) Görüş, düşünce.

Kanâat ile ilgili ayetler:
1-) Ali İmran suresi 156. ayet:
Arapça:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَكُونُواْ كَالَّذِينَ كَفَرُواْ وَقَالُواْ لإِخْوَانِهِمْ إِذَا ضَرَبُواْ فِي الأَرْضِ أَوْ كَانُواْ غُزًّى لَّوْ كَانُواْ عِندَنَا مَا مَاتُواْ وَمَا قُتِلُواْ لِيَجْعَلَ اللّهُ ذَلِكَ حَسْرَةً فِي قُلُوبِهِمْ وَاللّهُ يُحْيِي وَيُمِيتُ وَاللّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ
Okunuşu:
Ya eyyühellezıne amenu la tekunu kellezıne keferu ve kalu li ıhvanihim iza daru fil erdı ev kanu ğuzzel lev kanu ındena ma matu ve ma kutilu li yec’alellahü zalike hasraten fı kulubihim vallahü yuhyı ve yümıt vallahü bi ma ta’melune basıyr
Anlamı:
Ey iman edenler! Kardeşleri sefere veya savaşa çıktığında onlar hakkında, “Onlar bizim yanımızda olsalardı ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi” diyen inkarcılar gibi olmayın. Allah bunu (bu düşünceyi) onların kalplerine bir hasret (yarası) olarak koydu. Allah yaşatır ve öldürür. Allah, yaptıklarınızı görmektedir.

2-) Yunus suresi 60. ayet:
Arapça:
وَﻣَﺎ ﻇَﻦُّ اﻟَّﺬٖﻳﻦَ ﻳَﻔْﺘَﺮُونَ ﻋَﻠَﻰ اﻟﻠّٰﻪِ اﻟْﻜَﺬِبَ ﻳَﻮْمَ اﻟْﻘِﻴٰﻤَﺔِ اِنَّ اﻟﻠّٰﻪَ ﻟَﺬُو ﻓَﻀْﻞٍ ﻋَﻠَﻰ اﻟﻨَّﺎسِ وَﻟٰﻜِﻦَّ اَﻛْﺜَﺮَﻫُﻢْ ﻟَﺎ ﻳَﺸْﻜُﺮُونَ
Okunuşu:
Ve ma zannüllezıne yefterune alellahil kezibe yevmel kıyameh innellahe lezu fadlin alen nasi ve lakinne ekserahüm la yeşkürun
Anlamı:
Allah’a karşı yalan uyduranların, kıyamet günü hakkındaki zanları nedir? Şüphesiz Allah insanlara karşı çok lütufkardır, fakat onların çoğu (O’nun nimetlerine) şükretmezler.

3-) Hacc suresi 36. ayet:
Arapça:
وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُم مِّن شَعَائِرِ اللَّهِ لَكُمْ فِيهَا خَيْرٌ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَيْهَا صَوَافَّ فَإِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا مِنْهَا وَأَطْعِمُوا الْقَانِعَ وَالْمُعْتَرَّ كَذَلِكَ سَخَّرْنَاهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Okunuşu:
Vel büdne cealnaha leküm min şeairillahi leküm fıha hayrun fezkürüsmellahi aleyha savaf fe iza vecebet cünubüha fe külu minha ve at’ımül kania vel mu’terr kezalike sehharnaha leküm lealleküm teşkürun
Anlamı:
Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah’ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken (kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.

Kanâat ile ilgili hadisler:
1-) Kanaat eden aziz, tama’ eden (dünya lezzetlerini haram yollardan arayan) zelil olur. (Hadîs-i şerîf-Nihâye)
2-) Fudale İbnu Ubeyd radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “İslam hidayeti nasip edilen ve yeterli miktarda maişeti olup, buna kanaat edene ne mutlu!” [Tirmizi, Zühd 35, (2350).]
3-) Ebu Saidi’l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: “Ensar radıyallahu anhüm’den bazı kimseler, Resûlullah aleyhissalatu vesselam’dan bir şeyler talep ettiler. Aleyhissalatu vesselam da istediklerini verdi. Sonra tekrar istediler, o yine istediklerini verdi. Sonra yine istediler, o istediklerini yine verdi. Yanında mevcut olan şey bitmişti; şöyle buyurdular: “Yanımda bir mal olsa, bunu sizden ayrı olarak (kendim için) biriktirecek değilim. Kim iffetli davranır (istemezse), Allah onu iffetli kılar. Kim istiğna gösterirse Allah da onu gani kılar. Kim sabırlı davranırsa Allah ona sabır verir. Hiç kimseye sabırdan daha hayırlı ve daha geniş bir ihsanda bulunulmamıştır.” Rezin rahimehullah şu ziyadede bulunmuştur: “İslam’a girip, yeterli miktarla rızıklandırılan ve verdiği bu miktara Allah’ın kanaat etmeyi nasip ettiği kimse kurtuluşa ermiştir.” [Buhari, Zekat 50, Rikak 20; Müslim, Zekat 124, (1053); Muvatta, Sadaka 7, (2, 997); Ebu Davud, Zekat 28, (1644); Tirmizi, Birr 77, (2025); Nesai, Zekat 85, (5, 95).]
4-) Allah-ü teala buyuruyor ki: “Ey kulum! Emir ettiğim farzları yap, insanların en âbidi olursun. Yasak ettiğim haramlardan sakın vera sahibi olursun. Verdiğim rızka kanaat eyle, insanların en ganisi (en zengini) olursun, kimseye muhtaç kalmazsın (Hadîs-i kudsî-Berîka)
5-) İslamiyet ile şereflenen, hayatı için yetecek nafakaya sahip olan ve bunda kanaat eden kimseye ne mutlu. (Hadîs-i şerîf-Nisâb-ul-Ahbâr)
6-) Kanaat tükenmez bir hazinedir. (Hadîs-i şerîf-Nihâye)

Kanâat ile ilgili kelimeler:
Kanaat etmek: Yetinmek.
Kanaatbahş: Kanaat verici, inandırıcı.
Kanaatkâr: Kanaat sahibi. Kanaat edip az şeyle iktifa eden.
Kanaatkârane: Kanaat sahibi bir kimseye yakışır tarzda.
Künc-i kanaat: Kanaat köşesi.
Kıt kanaat (geçinmek): Yoksulluk içinde, zar zor ve güçlükle (geçinmek).
Kanaat beslemek: Şu veya bu zannı taşımak.
Kanaat etmek : Yetinmek, kafi bulmak.
Kanaat getirmek : Aklı yatmak, inanmak.
Kanaat notu: Öğretmenin bir ders yılı boyunca hakkında edindiği fikre göre öğrencisine verdiği not.
Kanaatkârlık: Kanaatkar olma, elindekini kafi görüp fazlasını istememe durumu.
Kanaatli: Azla ve elindekiyle yetinen, kanaatkar.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir