Kamer

Posted by

Kamer:
1-) Gökteki ay. Hilal.
2-) Ay ışığında uyumayıp uyanık durmak.

Kamer (ay) ile ilgili ayetler:
1-) Enam suresi 96. ayet:
Arapça:
فَالِقُ الإِصْبَاحِ وَجَعَلَ اللَّيْلَ سَكَنًا وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ حُسْبَانًا ذَلِكَ تَقْدِيرُ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ
Okunuşu:
Falikul ısbah ve cealel leyle sekenev veş şemse vel kamera husbana zalike takdırul azızil alım
Anlamı:
O, sabahı aydınlatandır. O, geceyi dinlenme zamanı, güneş ve ayı (vakitlerin tayini için) birer hesap ölçüsü kılmıştır. İşte bu, aziz olan (ve her şeyi) pek iyi bilen Allah’ın takdiridir.

2-) Araf suresi 54. ayet:
Arapça:
اِنَّ رَبَّكُمُ اللّٰهُ الَّذٖى خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ فٖى سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ يُغْشِى الَّيْلَ النَّهَارَ يَطْلُبُهُ حَثٖيثًا وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ وَالنُّجُومَ مُسَخَّرَاتٍ بِاَمْرِهٖ اَلَا لَهُ الْخَلْقُ وَالْاَمْرُ تَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَمٖينَ
Okunuşu:
İnne rabbekümüllahüllezı halekas semavati vel erda fı sitteti eyyamin sümmesteva alel arşi yuğşil leylen nehara yatlübühu hasısev veş şemse vel kamera ven nücume müsehharatim bi emrih ela lehül halku vel emr tebarakellahü rabbül alemın
Anlamı:
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş’a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah’tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O’na mahsustur. Alemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı yücedir.

3-) Yunus suresi 5. ayet:
Arapça:
ﻫُﻮَ اﻟَّﺬٖى ﺟَﻌَﻞَ اﻟﺸَّﻤْﺲَ ﺿِﻴَٓﺎءً وَاﻟْﻘَﻤَﺮَ ﻧُﻮرًا وَﻗَﺪَّرَهُ ﻣَﻨَﺎزِلَ ﻟِﺘَﻌْﻠَﻤُﻮا ﻋَﺪَدَ اﻟﺴِّﻨٖﻴﻦَ وَاﻟْﺤِﺴَﺎبَ ﻣَﺎ ﺧَﻠَﻖَ اﻟﻠّٰﻪُ ذٰﻟِﻚَ اِﻟَّﺎ ﺑِﺎﻟْﺤَﻖِّ ﻳُﻔَﺼِّﻞُ اﻟْﺎٰﻳَﺎتِ ﻟِﻘَﻮْمٍ ﻳَﻌْﻠَﻤُﻮنَ
Okunuşu:
Hüvellezı cealeş şemse dıyaev vel kamera nurav ve kadderahu menazile li ta’lemu adedes sinıne vel hısab ma halekallahü zalike illa bil hakk yüfassılül ayati li kavmiy ya’lemun
Anlamı:
O, güneşi bir ışık (kaynağı), ayı da (geceleyin) bir aydınlık (kaynağı) kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona menziller takdir edendir. Allah bunları (boş yere değil) ancak gerçek ile (hikmeti gereğince) yaratmıştır. O, ayetlerini, bilen bir topluma ayrı ayrı açıklamaktadır.

4-) Ra’d suresi 2. ayet:
Arapça:
اَﻟﻠّٰﻪُ اﻟَّﺬٖى رَﻓَﻊَ اﻟﺴَّﻤٰﻮَاتِ ﺑِﻐَﻴْﺮِ ﻋَﻤَﺪٍ ﺗَﺮَوْﻧَﻬَﺎ ﺛُﻢَّ اﺳْﺘَﻮٰى ﻋَﻠَﻰ اﻟْﻌَﺮْشِ وَﺳَﺨَّﺮَ اﻟﺸَّﻤْﺲَ وَاﻟْﻘَﻤَﺮَ ﻛُﻞٌّ ﻳَﺡْﺮٖى ﻟِﺎَﺟَﻞٍ ﻣُﺴَﻤًّﻰ ﻳُﺪَﺑِّﺮُ اﻟْﺎَﻣْﺮَ ﻳُﻔَﺼِّﻞُ اﻟْﺎٰﻳَﺎتِ ﻟَﻌَﻠَّﻜُﻢْ ﺑِﻠِﻘَٓﺎءِ رَﺑِّﻜُﻢْ ﺗُﻮﻗِﻨُﻮنَ
Okunuşu:
Allahüllezı rafeas semavati bi ğayri amedin teravneha sümmesteva alel arşi ve sehharaş şemse vel kamer yüdebbirul emra yüfassılül ayati lealleküm bi likai rabbiküm tukınun
Anlamı:
Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arşa kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. Bunların hepsi belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. O, her işi (hakkıyla) düzenler, yürütür, ayetleri ayrı ayrı açıklar ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız.

5-) İbrahim suresi 33. ayet:
Arapça:
وَسَخَّرَ لَكُمُ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ دَائِبَيْنِ وَسَخَّرَ لَكُمُ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ
Okunuşu:
Ve sehha lekümüş şemse vel kamera daibeyn ve sehhara lekümül leyle ven nehar
Anlamı:
O, adetleri üzere hareket eden güneşi ve ayı sizin hizmetinize sunan, geceyi ve gündüzü sizin emrinize verendir.

6-) Nahl suresi 12. ayet:
Arapça:
وَسَخَّرَ لَكُمُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ وَالنُّجُومُ مُسَخَّرَاتٌ بِاَمْرِهٖ اِنَّ فٖى ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ
Okunuşu:
Ve sehhara lekümül leyle ven nehara veş şemse vel kaner ven nücumü müsahharatüm bi emrih inne fı zalike le ayatil li kavmiy ya’kılun
Anlamı:
O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da O’nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir. Şüphesiz bunlarda aklını kullanan bir millet için ibretler vardır.

7-) Enbiya suresi 33. ayet:
Arapça:
وَهُوَ الَّذِي خَلَقَ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ كُلٌّ فِي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ
Okunuşu:
Ve hüvellezı halekal leyle ven nehara veş şemse vel kamer küllün fı felekiy yesbehun
Anlamı:
O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedirler.

😎 Furkan suresi 61. ayet:
Arapça:
تَبَارَكَ الَّذِي جَعَلَ فِي السَّمَاء بُرُوجًا وَجَعَلَ فِيهَا سِرَاجًا وَقَمَرًا مُّنِيرًا
Okunuşu:
Tebarakellezı ceale fis semai bürucev ve ceale fıha siracev ve kameram münıra
Anlamı:
Göğe burçlar yerleştiren, orada bir ışık kaynağı (güneş) ve aydınlatıcı bir ay yaratanın şanı çok yücedir.

9-) Lokman suresi 29. ayet:
Arapça.
أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ يُولِجُ اللَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِي إِلَى أَجَلٍ مُّسَمًّى وَأَنَّ اللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ
Okunuşu:
E lem tera ennellahe yulicül leyle fin nehari ve yulicün nehara fil leyli ve sehhareş şemsi vel kamera küllüy yecrı ila ecelim müssemmev ve ennellahe ve ma ta’melune habır
Anlamı:
Görmedin mi ki Allah geceyi gündüzün içine ve gündüzü de gecenin içine sokuyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri (kendi yörüngesinde) belli bir zamana kadar akar gider. Şüphesiz Allah işlediklerinizden hakkıyla haberdardır.

10-) Fatır suresi 13. ayet:
Arapça:
يُولِجُ اللَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِي لِأَجَلٍ مُّسَمًّى ذَلِكُمُ اللَّهُ رَبُّكُمْ لَهُ الْمُلْكُ وَالَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِهِ مَا يَمْلِكُونَ مِن قِطْمِيرٍ
Okunuşu:
Yulicül leyle fin nehari ve yulicün nehar fil leyli ve sehhareş şemse vel kamera küllüy yecrı li ecelim müsemma zalikümüllahü rabbüküm lehül mülk vellezıne ted’une min dunihı ma yemlikune min kıtmır
Anlamı:
Allah geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Güneşi ve Ay’ı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir vakte kadar akıp gitmektedir. İşte bu Allah’tır, Rabbinizdir. Mülk yalnızca O’nundur. Allah’ı bırakıp da ibadet ettikleriniz, bir çekirdek zarına bile hükmedemezler.

11-) Yasin suresi 39. ayet:
Arapça:
وَالْقَمَرَ قَدَّرْنَاهُ مَنَازِلَ حَتَّى عَادَ كَالْعُرْجُونِ الْقَدِيمِ
Okunuşu:
Vel kamera kaddernahü menazile hatta ade kel urcunil kadiym
Anlamı:
Ay için de birtakım menziller (yörüngeler) tayin ettik. Nihayet o, eğri hurma dalı gibi (hilal) olur da geri döner.
12-) Yasin suresi 40. ayet:
Arapça:
لَا الشَّمْسُ يَنبَغِي لَهَا أَن تُدْرِكَ الْقَمَرَ وَلَا اللَّيْلُ سَابِقُ النَّهَارِ وَكُلٌّ فِي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ
Okunuşu:
Leşşemsü yembeğıy leha en tüdrikel kamera velel leylü sabikun nehar ve küllün fı felekiy yesbehun
Anlamı:
Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzerler.

13-) Zümer suresi 5. ayet:
Arapça:
خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ بِالْحَقِّ يُكَوِّرُ اللَّيْلَ عَلَى النَّهَارِ وَيُكَوِّرُ النَّهَارَ عَلَى اللَّيْلِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِي لِأَجَلٍ مُسَمًّى أَلَا هُوَ الْعَزِيزُ الْغَفَّارُ
Okunuşu:
Halekas semavati vel erda bil hakk yükevvirul leyle alen nehari ve yükevvirun nehara alel leyli ve sehharaş şemse vel kamer küllüy yecrı li ecelim müsemma e la hüvel azızül ğaffar
Anlamı:
Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine örtüyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Bunların her biri belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. İyi bilin ki, o mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.

14-) Fussilet suresi 37. ayet:
Arapça:
وَمِنْ آيَاتِهِ اللَّيْلُ وَالنَّهَارُ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ لَا تَسْجُدُوا لِلشَّمْسِ وَلَا لِلْقَمَرِ وَاسْجُدُوا لِلَّهِ الَّذِي خَلَقَهُنَّ إِنْ كُنْتُمْ إِيَّاهُ تَعْبُدُونَ
Okunuşu:
Ve min ayatihil leylü ven neharu veş şemsü vel kamer la tescüdu liş şemsi ve la lil kameri vescüdu lillahillezı halekahünne in küntüm iyyahü ta’büdun
Anlamı:
Gece, gündüz, güneş ve ay Allah’ın varlığının delillerindendir. Güneşe ve aya secde etmeyin. Eğer gerçekten Allah’a kulluk ediyorsanız, onları yaratan Allah’a secde edin.

15-) Rahman suresi 5. ayet:
Arapça:
الشَّمْسُ وَالْقَمَرُ بِحُسْبَانٍ
Okunuşu:
Eş şemsu vel kameru bi husban.
Anlamı:
Güneş ve ay bir hesaba göre hareket etmektedir.

16-) Nuh suresi 16. ayet:
Arapça:
وَجَعَلَ الْقَمَرَ فِيهِنَّ نُورًا وَجَعَلَ الشَّمْسَ سِرَاجًا
Okunuşu:
Ve ce’alelkamere fiyhinne nuren ve ce’aleşşemse siracen.
Anlamı:
‘Onların içinde nasıl ayı, bir ışık, güneşi de bir kandil yapmıştır?’

Kamer ile ilgili kelimeler:
Kameri: Ay ile ilgili.
Kamerî Aylar: Ay’ın tam bir devriyle hesap edilen veya ayın hareketine göre düzenlenen süre.
Kamerî takvim: Ay takvimi.
Kamerî Sene: Ayın dünya çevresindeki hareketine göre hesaplanmış, 12 aydan meydana gelen 354 günlük yıl.
Kamerî harfler: Hurûf-ı kameriyye.
Hurûf-ı kameriyye: Kameri harfler.
Şuhûr-ı kameriyye: Kameri aylar.
Sene-i kameriyye: Kameri yıl.
Kameriye: Yazın oturulmak üzere ahşap veya demirden kafesli olarak yapılmış, üstü kapalı, yanları sarmaşık, gül, hanımeli vb. çiçeklerle örtülü yer, çardak.
Kamervari: Ay gibi, kamere benzercesine.
Huruf-u kameriye:Gramer; Arapçada kelimenin başında harf-i tarif olduğu vakit, harf-i tarifin lamı okunan harfler.
İnşikak-ı kamer: Ayın parçalanması. Peygamberimiz Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü vesselâmın mucizesi eseri olarak gökte ayın en parlak olduğu bir zamanda ikiye ayrılması.
Küre-i kamer: Ay.
Mâil-i kamer: Ayın dünya etrafında dolaştığı daire. Ayın mahreki, yörüngesi.
Menzil-i kamer: Ayın dünya etrafındaki mahreki. Bu mahrekte aynı noktaya tekrar gelmek için geçen zaman.
Musahhir-üş şemsi ve-l kamer: Güneş’i ve Ay’ı teshir eden, istediği şekilde idare eden Cenab-ı Hak (c.c.)
Şakk-ı kamer: Ayın iki parça olması mucizesi.
Tevari-i kamer: Ayın gizlenmesi, görünmez olması.
Hicrî kamerî sene: Resûlullah efendimizin hicret ettiği senenin 1 Muharrem gününü (Miladi 16 Temmuz 622 Cuma gününü) başlangıç olarak alan ve ayın dünya etrafında on iki defa dönmesini (354-367 güneş günü) bir yıl kabul eden takvim senesi. Muharremin birinci günü, hicri kameri yılbaşıdır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir