Kabe

Posted by

Kâbe: Suudi Arabistan’ın Mekke kentinde bulunan ve Müslümanların hacı olabilmek için, belli kurallara uyarak tavaf etmeleri gereken kutsal yapı.

Kâbe ile ilgili ayetler:
1-) Hacc suresi 26. ayet:
Arapça:
وَإِذْ بَوَّأْنَا لِإِبْرَاهِيمَ مَكَانَ الْبَيْتِ أَن لَّا تُشْرِكْ بِي شَيْئًا وَطَهِّرْ بَيْتِيَ لِلطَّائِفِينَ وَالْقَائِمِينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ
Okunuşu:
Ve iz bevve’na li ibrahıme mekanel beyti el la tüşrk bı şey’ev ve tahhir beytiye littaifıne vel kaimıne ver rukkeıs sücud
Anlamı:
Hani biz İbrahim’e, Kâbe’nin yerini, “Bana hiçbir şeyi ortak koşma; evimi, tavaf edenler, namaz kılanlar, rükû ve secde edenler için temizle” diye belirlemiştik.

2-) Maide suresi 95. ayet:
Arapça:
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَقْتُلُوا۟ ٱلصَّيْدَ وَأَنتُمْ حُرُمٌ ۚ وَمَن قَتَلَهُۥ مِنكُم مُّتَعَمِّدًا فَجَزَآءٌ مِّثْلُ مَا قَتَلَ مِنَ ٱلنَّعَمِ يَحْكُمُ بِهِۦ ذَوَا عَدْلٍ مِّنكُمْ هَدْيًۢا بَٰلِغَ ٱلْكَعْبَةِ أَوْ كَفَّٰرَةٌ طَعَامُ مَسَٰكِينَ أَوْ عَدْلُ ذَٰلِكَ صِيَامًا لِّيَذُوقَ وَبَالَ أَمْرِهِۦ ۗ عَفَا ٱللَّهُ عَمَّا سَلَفَ ۚ وَمَنْ عَادَ فَيَنتَقِمُ ٱللَّهُ مِنْهُ ۗ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ ذُو ٱنتِقَامٍ
Okunuşu:
Ya eyyühellezıne amenu la taktülüs sayde ve entüm hurram ve men katelehu minküm müteammiden fe ceazüm mislü ma katele minen neami yahkümü bihı zeva adlim minküm hedyem baliğal ka’beti ev keffaratün taamü mesakıne ev adlü zalike sıyamel li yezuka ve bale emrih afallahü amma selef ve men ade fe yentekımüllahü minh vallahü azızün züntikam
Anlamı:
Ey iman edenler! İhramlı iken avı öldürmeyin. İçinizden kim onu kasten öldürürse öldürdüğü hayvanın dengi (ona) cezadır. (Buna) Kâbe’ye varacak bir kurban olmak üzere içinizden adalet sahibi iki kişi hükmeder (öldürülen avın dengini takdir eder). Yahut (avlanmanın cezası), fakirleri doyurmaktan ibaret bir keffârettir, yahut onun dengi oruç tutmaktır. Ta ki (yasak av yapan) işinin cezasını tatmış olsun. Allah geçmişi affetmiştir. Kim bu suçu tekrar işlerse Allah da ondan karşılığını alır. Allah daima galiptir, öç alandır.
3-) Maide suresi 97. ayet:
Arapça:
جَعَلَ ٱللَّهُ ٱلْكَعْبَةَ ٱلْبَيْتَ ٱلْحَرَامَ قِيَٰمًا لِّلنَّاسِ وَٱلشَّهْرَ ٱلْحَرَامَ وَٱلْهَدْىَ وَٱلْقَلَٰٓئِدَ ۚ ذَٰلِكَ لِتَعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَأَنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ
Okunuşu:
Cealellahül ka’betel beyteh harame kıyamel lin nasi veş şehral harame vel hedye vel kalaid zalike li ta’lemu ennellahe ya’lemü ma fis semavati ve ma fil erdı ve ennellahe bi külli şey’in alım
Anlamı:
Allah, Kâbe’yi, o saygıya lâyık evi, haram ayı, hac kurbanını ve (kurbanın boynuna asılan) gerdanlıkları (maddi ve manevi yönlerden) insanların belini doğrultmaya sebep kıldı. Bu da Allah’ın, göklerde ve yerde ne varsa hepsini bildiğini ve Allah’ın her şeyi bilici olduğunu (sizin de anlayıp) bilmeniz içindir.

4-) Bakara suresi 125. ayet:
Arapça:
وَإِذْ جَعَلْنَا ٱلْبَيْتَ مَثَابَةً لِّلنَّاسِ وَأَمْنًا وَٱتَّخِذُوا۟ مِن مَّقَامِ إِبْرَٰهِۦمَ مُصَلًّى ۖ وَعَهِدْنَآ إِلَىٰٓ إِبْرَٰهِۦمَ وَإِسْمَٰعِيلَ أَن طَهِّرَا بَيْتِىَ لِلطَّآئِفِينَ وَٱلْعَٰكِفِينَ وَٱلرُّكَّعِ ٱلسُّجُودِ
Okunuşu:
Ve iz cealnel beyte mesabetel lin nasi ve emna vettehîzu mim mekami ibrahîme musalla ve ahidna ila ibrahîme ve ismaîyle en tahhira veytiye lit taifîne vel akifîne ver rukkeîs sucud
Anlamı:
Biz, Beyt’i (Kâbe’yi) insanlara toplanma mahalli ve güvenli bir yer kıldık. Siz de İbrahim’in makamından bir namaz yeri edinin (orada namaz kılın). İbrahim ve İsmail’e: Tavaf edenler, ibadete kapananlar, rükû ve secde edenler için Evim’i temiz tutun, diye emretmiştik.
5-) Bakara suresi 127. ayet:
Arapça:
وَإِذْ يَرْفَعُ إِبْرَٰهِۦمُ ٱلْقَوَاعِدَ مِنَ ٱلْبَيْتِ وَإِسْمَٰعِيلُ رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّآ ۖ إِنَّكَ أَنتَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ
Okunuşu:
Ve iz yerfeu ibrahîmul kavaîde minel beyti ve ismaîyl rabbena tekabbel minna inneke entes semîul alîm
Anlamı:
Bir zamanlar İbrahim, İsmail ile beraber Beytullah’ın temellerini yükseltiyor (şöyle diyorlardı:) Ey Rabbimiz! Bizden bunu kabul buyur; şüphesiz sen işitensin, bilensin.
6-) Bakara suresi 143. ayet:
Arapça:
وَكَذَٰلِكَ جَعَلْنَٰكُمْ أُمَّةً وَسَطًا لِّتَكُونُوا۟ شُهَدَآءَ عَلَى ٱلنَّاسِ وَيَكُونَ ٱلرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَهِيدًا ۗ وَمَا جَعَلْنَا ٱلْقِبْلَةَ ٱلَّتِى كُنتَ عَلَيْهَآ إِلَّا لِنَعْلَمَ مَن يَتَّبِعُ ٱلرَّسُولَ مِمَّن يَنقَلِبُ عَلَىٰ عَقِبَيْهِ ۚ وَإِن كَانَتْ لَكَبِيرَةً إِلَّا عَلَى ٱلَّذِينَ هَدَى ٱللَّهُ ۗ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُضِيعَ إِيمَٰنَكُمْ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ بِٱلنَّاسِ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ
Okunuşu:
Ve kezalike cealnakmum ummetev vesetal li tekunu şuhedae alen nasi ve yekuner rasulu aleykum şehîda ve ma cealnel kîbletelletî kunte aleyha illa li na’leme mey yettebiur rasule mimmey yenkalibu ala akîbeyh ve in kanet le kebîraten illa alellezîne hedellah ve ma kanellahu li yudîy’a îmanekum innellahe bin nasi le raufur rahîym
Anlamı:
İşte böylece sizin insanlığa şahitler olmanız, Resûl’ün de size şahit olması için sizi mutedil bir millet kıldık. Senin (arzulayıp da şu anda) yönelmediğin kıbleyi (Kâbe’yi) biz ancak Peygamber’e uyanı, ökçeleri üzerinde geri dönenden ayırdetmemiz için kıble yaptık. Bu, Allah’ın hidayet verdiği kimselerden başkasına elbette ağır gelir. Allah sizin imanınızı asla zayi edecek değildir. Zira Allah insanlara karşı şefkatli ve merhametlidir.
7-) Bakara suresi 158. ayet:
Arapça:
إِنَّ ٱلصَّفَا وَٱلْمَرْوَةَ مِن شَعَآئِرِ ٱللَّهِ ۖ فَمَنْ حَجَّ ٱلْبَيْتَ أَوِ ٱعْتَمَرَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِ أَن يَطَّوَّفَ بِهِمَا ۚ وَمَن تَطَوَّعَ خَيْرًا فَإِنَّ ٱللَّهَ شَاكِرٌ عَلِيمٌ
Okunuşu:
İnnes safa vel mervete min şeairillah fe min haccel beyte evî’temera fe la cunaha aleyhi ey yettavvefe bihima ve men tetavvea hayran fe innellahe şakirun alîym
Anlamı:
Şüphe yok ki, Safa ile Merve Allah’ın koyduğu nişanlardandır. Her kim Beytullah’ı ziyaret eder veya umre yaparsa onları tavaf etmesinde kendisine bir günah yoktur. Her kim gönüllü olarak bir iyilik yaparsa şüphesiz Allah kabul eder ve (yapılanı) hakkıyla bilir.

😎 Al-i İmran suresi 96. ayet:
Arapça:
إِنَّ أَوَّلَ بَيْتٍ وُضِعَ لِلنَّاسِ لَلَّذِي بِبَكَّةَ مُبَارَكًا وَهُدًى لِّلْعَالَمِينَ
Okunuşu:
İnne evvele beytiv vüdıa linnasi lellezı bi bekkete mübarakev ve hüdel lil alemın
Anlamı:
Şüphesiz, insanlar için kurulan ilk ibadet evi elbette Mekke’de, âlemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Kâ’be’dir.

9-) Kureyş suresi 3. ayet:
Arapça:
فَلْيَعْبُدُوا رَبَّ هٰذَا الْبَيْتِۙ
Okunuşu:
Felya’büdu rabbe hazelbeyt
Anlamı:
Bu evin Rabb’ine kulluk etsinler.

10-) Necm suresi 9. ayet:
Arapça:
فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَى
Okunuşu:
Fe kane kabe kavseyni ev edna
Anlamı:
(Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu.

Kâbe ile ilgili hadisler:
1-) Hz. Peygamber, Ashab-a Kiramdan Ebu Zer (r.a)’in sorularına cevap olarak yeryüzünde ilk inşa edilen mescidirı “Mescid-i Haram”, ikinci inşa edilenin”Mescid-i Aksa” olduğunu ve bu ikisi arasında kırk yıl süre bulunduğunu beyan buyurmuştur (Buhârî, Enbiyâ. 10).
2-) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘Haceru’l-Esved ile Makam-ı İbrahim arasında bir kimseye biat edilir. Beytullah’ta savaşı onun ehlinin gayrı hiç kimse helal saymayacaktır. Onlar orayı helal saydığı zaman Arapların helak edilişini sorma! Sonra Habeşliler gelir, orayı öyle bir harap ederler ki ondan sonra bir daha tamir edilmez. Kâbe’nin hazinesini de onlar çıkartır’ buyurdu.” (Ahmed 2/291, Albânî Sahiha 579)
3-) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘Kâbe’yi Habeşlilerden iki cılız bacaklı kimse tahrip edecektir’ buyurdu.” (Buhari 1532)

Kâbe ile ilgili kelimeler:
Kâbe Kavseyn: Peygamber efendimizin Miraç gecesinde bilmediğimiz bir şekilde Allah-ü tealaya yakınlığından kinaye olan bir tabir.
Kâbe-i Muazzama: Yeryüzünde yapılan ilk mabet. Müslümanların kıblesi.
Kâbe toprağı: Hacıların uğur ve bereket olarak Kâbe’den getirdikleri özel şekilde hazırlanmış toprak.
Kâbe’de okunmuştur: Ezan okunmadan bir iki dakika önce namaza duran kimselerin kendilerini uyaranlara verdikleri cevap.
Kâbe-i muazzama (mükerreme): Büyük, ulu, şerefli Kâbe.
Kâbetü’l-âmal: Amaç edinilen şey.
Kâbetü’l-uşşak: “Aşıklar Kâbesi” Hz. Mevlânâ’nın Konya’da ki türbesi için kullanılmaktadır.
Kâbeteyn: “İki Kâbe” Kâbe ve Kudüs’teki Mescid-i Aksâ.
Kâbetullah: Kâbe.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir