İtikaf

Posted by

İtikaf: İtikaf, itikiafa çekilmek terimleri fıkıh ilmine göre; bir Müslümanın mescitte ibadet niyetiyle ve belirli kurallara uyarak bir süre durması demektir.
İtikaf nasıl yapılır: İtikaf yapılırken itikafa girecek Müslüman; mescitte/camide yemek yer, içer, uyur ve ihtiyacı olan şeyleri mümkün olduğu takdirde mescitte karşılar. Tuvalete gitmek, abdest almak ve gerekli olduğunda gusletmek gibi ihtiyaçları olduğunda ise mescitten/camiden dışarı çıkabilir.
Ne zaman yapılır: İtikaf her zaman yapılabilen bir ibadettir.
İtikaf süresi: İtikafın süresi bir saatte olabilir, bir günde olabilir. Ramazan ayında sözü edilen itikaf, son on gün içinde bir iftar vaktinden diğer iftar vaktine kadar mescitte beklemek gereklidir.
İtikafın şartları nelerdir:
– İlk olarak niyet etmek gerekir. Kalben ve dil ile itikaf için niyet edilmesi şarttır.
– Erkek için itikaf cemaatle beş vakit namaz kılman mescitte/camide olmalıdır. Kadınlar ise evlerinin namaz kılmak üzere belirledikleri bir odasında itikafta bulunabilirler. Şafiî mezhebine göre, mescit dışında itikaf caiz değildir. Kadın, kocasından izin alarak mescitte itikaf yapar.
– Vacip olan itikaf için oruç tutulması gerekir, sünnet itikaf Ramazan ayında olduğu için zaten oruçlu olunur.
– Kadınların hayız ve nifastan temiz olmaları şarttır.

Kuran’da itifak ile ilgili ayetler:
1-) Bakara Suresi 187. ayet:
Arapça:
أُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ الصِّيَامِ الرَّفَثُ إِلَى نِسَآئِكُمْ هُنَّ لِبَاسٌ لَّكُمْ وَأَنتُمْ لِبَاسٌ لَّهُنَّ عَلِمَ اللّهُ أَنَّكُمْ كُنتُمْ تَخْتانُونَ أَنفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنكُمْ فَالآنَ بَاشِرُوهُنَّ وَابْتَغُواْ مَا كَتَبَ اللّهُ لَكُمْ وَكُلُواْ وَاشْرَبُواْ حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الأَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الأَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِ ثُمَّ أَتِمُّواْ الصِّيَامَ إِلَى الَّليْلِ وَلاَ تُبَاشِرُوهُنَّ وَأَنتُمْ عَاكِفُونَ فِي الْمَسَاجِدِ تِلْكَ حُدُودُ اللّهِ فَلاَ تَقْرَبُوهَا كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللّهُ آيَاتِهِ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ
Okunuşu:
Ühılle leküm leyletes sıyamir rafesü ila nisaiküm hünne libasül leküm ve entüm libasül lehünn alimellahü enneküm küntüm tahtaune enfüseküm fe tabe aleyküm ve afa anküm fel anebaşiruhünne vevteğu ma ketebellahü leküm ve külu veşrabu hatta yetebeyyene lekümül hüytul ebyadu minel haytıl esvedi minel fecri sümme etimmüs sıyame ilel leyl ve la tübaşiruhünne ve entüm akifune fil mesacid tilke hududüllahi fe la takrabuha kezalike yübeyyinüllahü ayatihı lin nasi leallehüm yettekun
Anlamı:
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz. Allah sizin kendinize kötülük ettiğinizi bildi ve tövbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık (ramazan gecelerinde) onlara yaklaşın ve Allah’ın sizin için takdir ettiklerini isteyin. Sabahın beyaz ipliği (aydınlığı), siyah ipliğinden (karanlığından) ayırt edilinceye kadar yiyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın. Mescitlerde ibadete çekilmiş olduğunuz zamanlarda kadınlarla birleşmeyin. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Sakın bu sınırlara yaklaşmayın. İşte böylece Allah âyetlerini insanlara açıklar. Umulur ki korunurlar.

2-) Al-i İmran Suresi 39. ayet:
Arapça:
فَنَادَتْهُ الْمَلآئِكَةُ وَهُوَ قَائِمٌ يُصَلِّي فِي الْمِحْرَابِ أَنَّ اللّهَ يُبَشِّرُكَ بِيَحْيَى مُصَدِّقًا بِكَلِمَةٍ مِّنَ اللّهِ وَسَيِّدًا وَحَصُورًا وَنَبِيًّا مِّنَ الصَّالِحِينَ
Okunuşu:
Fe nadethül melaiketü ve hüve kaimüy yüsallı fil mıhrabi ennellahe yübeşşiruke bi yahya müsaddikam bi kelimetim minellahi ve seyyidev ve hasurav ve nebiyyem mines salihıyn
Anlamı:
Zekeriya mabette namaz kılarken melekler ona, “Allah sana, kendisinden gelen bir kelimeyi (İsayı) doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve salihlerden bir peygamber olarak Yahyayı müjdeler” diye seslendiler.
3-) Al-i İmran Suresi 113. ayet:
Arapça:
لَيْسُواْ سَوَاء مِّنْ أَهْلِ الْكِتَابِ أُمَّةٌ قَآئِمَةٌ يَتْلُونَ آيَاتِ اللّهِ آنَاء اللَّيْلِ وَهُمْ يَسْجُدُونَ
Okunuşu:
Leysu sevaa min ehlil kitabi ümmetün kaimetüy yetlune ayatillahi anael leyli ve hüm yecüdun
Anlamı:
Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah’ın ayetlerini okuyan bir topluluk da vardır.

İtifak ile ilgili hadisler:
1-) İtikafta olan kimseye bütün sevapları yapıyormuş gibi ecir (sevap) verilir. (Hadîs-i şerîf-Râmûz-ül-Ehâdîs)
2-) Allah için bir gün itikaf yapmak, insanı Cehennem ateşinden uzaklaştırır. (Hadîs-i şerîf-Hakîm)
3-) Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) her Ramazanda on gün i’tikafa girerdi. Vefat ettiği yılda ise yirmi gün i’tikafa girdi.” [Buhari, İ’tikaf 17; Ebu Davud, Savm 78, (2466). İbnu Mace, Sıyam 58, (1769).]
4-) Enes ve Ubey İbnu Ka’b (radıyallahu anh) anlatıyorlar. Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) Ramazan’ın son on gününde itikafa girerlerdi. Fakat bir sene (seferde olduğu için) itikafa girmedi, müteakip yıl yirmi gün itikaf yaptı.” [Hadisi Ebu Davud, Übeyy hazretlerinden (Savm 77, (2463); Tirmizi de Enes hazretlerinden [(Savm 79, (803)) rivayet etmiştir. İbnu Mace, Sıyam 58, (1770).]

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir