Huld

Posted by

Huld (hulûd): Devam etmek, kalmak, uzun süre kalmak.

Huld (hulûd) ile ilgili ayetler:
1-) Yunus suresi 52. ayet:
Arapça:
ﺛُﻢَّ ﻗٖﻴﻞَ ﻟِﻠَّﺬٖﻳﻦَ ﻇَﻠَﻤُﻮا ذُوﻗُﻮا ﻋَﺬَابَ اﻟْﺨُﻠْﺪِ ﻫَﻞْ ﺗُﺡْﺰَوْنَ اِﻟَّﺎ ﺑِﻤَﺎ ﻛُﻨْﺘُﻢْ ﺗَﻜْﺴِﺒُﻮنَ
Okunuşu:
Sümme kıyle lillezıne zalemu zuku azabel huld hel tüczevne illa bima küntüm teksibun
Anlamı:
Sonra da zulmedenlere, “Ebedi azabı tadın! Siz ancak vaktiyle kazanmakta olduğunuzun cezasına çarptırılıyorsunuz” denilecektir.

2-) Tâhâ suresi 120. ayet:
Arapça:
فَوَسْوَسَ إِلَيْهِ الشَّيْطَانُ قَالَ يَا آدَمُ هَلْ أَدُلُّكَ عَلَى شَجَرَةِ الْخُلْدِ وَمُلْكٍ لَّا يَبْلَى
Okunuşu:
Fe vesvese ileyhiş şeytanü kale ya ademü hel edüllüke ala şeceratil huldi ve mülkil la yebla
Anlamı:
Nihayet şeytan ona vesvese verip şöyle dedi: “Ey Adem! Sana ebedilik ağacını ve yok olmayan bir saltanatı göstereyim mi?”

3-) Enbiyâ suresi 34. ayet:
Arapça:
وَمَا جَعَلْنَا لِبَشَرٍ مِّن قَبْلِكَ الْخُلْدَ أَفَإِن مِّتَّ فَهُمُ الْخَالِدُونَ
Okunuşu:
Ve ma cealna li beşerim min kablikel huld efeim mitte fehümül halidun
Anlamı:
Biz senden önce de hiçbir beşere ölümsüzlük vermedik. Şimdi sen ölürsen onlar ebedi mi kalacaklar?

4-) Furkân suresi 15. ayet:
Arapça:
قُلْ أَذَلِكَ خَيْرٌ أَمْ جَنَّةُ الْخُلْدِ الَّتِي وُعِدَ الْمُتَّقُونَ كَانَتْ لَهُمْ جَزَاء وَمَصِيرًا
Okunuşu:
Kul e zalike hayrun em cennetül huldilletı vüıdel müttekun kanet lehüm cezaev ve mesıyra
Anlamı:
De ki: “Bu mu daha hayırlıdır, yoksa Allah’a karşı gelmekten sakınanlara vadedilen ebedilik cenneti mi?” Orası onlar için bir mükafat ve varılacak bir yerdir.

5-) Fussilet suresi 28. ayet:
Arapça:
ذَلِكَ جَزَاءُ أَعْدَاءِ اللَّهِ النَّارُ لَهُمْ فِيهَا دَارُ الْخُلْدِ جَزَاءً بِمَا كَانُوا بِآيَاتِنَا يَجْحَدُونَ
Okunuşu:
Zalike ceazü a’daillahin nar lehüm fıha darul huld cezaem bima kanu bi ayatina yechadun
Anlamı:
İşte böyle, Allah düşmanlarının cezası ateştir. Ayetlerimizi inkar etmelerinin cezası olarak orada onlar için ebedilik yurdu vardır.

6-) Bakara suresi 162. ayet:
Arapça:
خَٰلِدِينَ فِيهَا ۖ لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ ٱلْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ
Okunuşu:
Halidîne fîha la yuhaffefu anhumul azabu ve la hum yunzarun
Anlamı:
Onlar ebediyen lanet içinde kalırlar. Artık ne azapları hafifletilir ne de onların yüzlerine bakılır.

7-) Ra’d suresi 5. ayet:
Arapça:
وَاِنْ ﺗَﻌْﺡَﺐْ ﻓَﻌَﺡَﺐٌ ﻗَﻮْﻟُﻬُﻢْ ءَاِذَا ﻛُﻨَّﺎ ﺗُﺮَاﺑًﺎ ءَاِﻧَّﺎ ﻟَﻔٖﻰ ﺧَﻠْﻖٍ ﺟَﺪٖﻳﺪٍ اُوﻟٰٓﺌِﻚَ اﻟَّﺬٖﻳﻦَ ﻛَﻔَﺮُوا ﺑِﺮَﺑِّﻬِﻢْ وَاُوﻟٰٓﺌِﻚَ اﻟْﺎَﻏْﻠَﺎلُ ﻓٖٓﻰ اَﻋْﻨَﺎﻗِﻬِﻢْ وَاُوﻟٰٓﺌِﻚَ اَﺻْﺤَﺎبُ اﻟﻨَّﺎرِ ﻫُﻢْ ﻓٖﻴﻬَﺎ ﺧَﺎﻟِﺪُونَ
Okunuşu:
Ve in ta’ceb fe acabün kavlühüm e iza künna türaben e inna le fı halkın cedıd ülaikellezıne keferu bi rabbihim ve ülaikel ağlalü fı a’nakıhim ve ülaike ashabün nar hüm fıha halidun
Anlamı:
Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, “Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?” demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkar edenlerdir. İşte onlar boyunlarına demir halkalar vurulanlardır ve işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

😎 Tevbe suresi 22. ayet:
Arapça:
خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا إِنَّ اللّهَ عِندَهُ أَجْرٌ عَظِيمٌ
Okunuşu:
Halidıne fıha ebeda innellahe ındehu ecrun azıym
Anlamı:
Onlar orada ebedi kalacaklardır. Şüphesiz, Allah katında büyük bir mükafat vardır.
9-) Tevbe suresi 63. ayet:
Arapça:
أَلَمْ يَعْلَمُواْ أَنَّهُ مَن يُحَادِدِ اللّهَ وَرَسُولَهُ فَأَنَّ لَهُ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِدًا فِيهَا ذَلِكَ الْخِزْيُ الْعَظِيمُ
Okunuşu:
E lem ya’lemu ennehu mey yühadidillahe ve rasulehu fe enne lehu nara cehenneme haliden fıha zalikel hızyül azıym
Anlamı:
Allah’a ve Resûlüne karşı gelen kimseye, içinde ebedî kalacağı cehennem ateşinin olduğunu bilmediler mi? İşte bu, büyük bir rezilliktir.

10-) Zuhruf suresi 74. ayet:
Arapça:
إِنَّ الْمُجْرِمِينَ فِي عَذَابِ جَهَنَّمَ خَالِدُونَ
Okunuşu:
İnnel mücrimıne fı azabi cehenneme halidun
Anlamı:
Şüphesiz suçlular cehennem azabında devamlı kalacaklardır.
11-) Zuhruf suresi 75. ayet:
Arapça:
لَا يُفَتَّرُ عَنْهُمْ وَهُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ
Okunuşu:
La yüfetteru anhüm ve hüm fıhi müblisun
Anlamı:
Azapları hafifletilmeyecektir. Onlar azap içinde ümitsizdirler.

12-) Nisa suresi 57. ayet:
Arapça:
وَالَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا لَهُمْ فِيهَا أَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَنُدْخِلُهُمْ ظِلًّا ظَلِيلًا
Okunuşu:
Vellezine amenu ve amilus salihati senüdhılühüm cennatin tecri min tahtihel enharu halidıne fıha ebeda lehüm fıha ezvacüm mütühheratüv ve nüdhılühüm zıllen zalıla
Anlamı:
İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız.
13-) Nisa suresi 169. ayet:
Arapça:
إِلَّا طَرِيقَ جَهَنَّمَ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا وَكَانَ ذَلِكَ عَلَى اللَّهِ يَسِيرًا
Okunuşu:
İlla tarika cehenneme halidıne fıha ebeda ve kane zalike alellahi yesıra
Anlamı:
(Allah onları) ancak içinde ebedi kalacakları cehennemin yoluna iletir. Bu ise Allah’a çok kolaydır.

14-) Maide suresi 119. ayet:
Arapça:
قَالَ ٱللَّهُ هَٰذَا يَوْمُ يَنفَعُ ٱلصَّٰدِقِينَ صِدْقُهُمْ ۚ لَهُمْ جَنَّٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا ۚ رَّضِىَ ٱللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا۟ عَنْهُ ۚ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ
Okunuşu:
Kalellahü haza yevmü yenfeus sadikıyne sıdkuhüm lehüm cennatün tecrı min tahtihel enharu halidıne fıha ebeda radıyellahü anhüm ve radu anh zalikel fevzül azıym
Anlamı:
(Bu konuşmadan sonra) Allah şöyle buyuracaktır: Bu, doğrulara, doğruluklarının fayda vereceği gündür. Onlara, içinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O’ndan razı olmuşlardır. İşte büyük kurtuluş ve kazanç budur.

15-) Ahzab suresi 65. ayet:
Arapça:
خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا لَّا يَجِدُونَ وَلِيًّا وَلَا نَصِيرًا
Okunuşu:
Halidıne fıha ebeda la yecidune veliyyev ve la nesıyra
Anlamı:
(Onlar) orada ebedi olarak kalacaklar, (kendilerini koruyacak) ne bir dost ne de bir yardımcı bulacaklardır.

16-) Talak suresi 11. ayet:
Arapça:
رَسُولًا يَتْلُو عَلَيْكُمْ آيَاتِ اللَّهِ مُبَيِّنَاتٍ لِيُخْرِجَ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللَّهِ وَيَعْمَلْ صَالِحًا يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا قَدْ أَحْسَنَ اللَّهُ لَهُ رِزْقًا
Okunuşu:
Resulen yetlu ‘aleykum ayatillahi mubeyyinatin liyuhricelleziyne amenu ve ‘amilussalihati minezzulumati ilennuri ve men yu’min billahi ve ya’mel salihan yudhılhu cennatin tecriy min tahtihel’enharu halidiyne fiyha ebeden kad ahsenallahu lehu rizkan.
Anlamı:
İman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah’ın apaçık âyetlerini okuyan bir peygamber gönderdi. Kim Allah’a inanır ve salih bir amel işlerse Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. Allah gerçekten ona güzel bir rızk vermiştir.

17-) Cin suresi 23. ayet:
Arapça:
إِلَّا بَلَاغًا مِّنَ اللَّهِ وَرِسَالَاتِهِ وَمَن يَعْصِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ فَإِنَّ لَهُ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا
Okunuşu:
İllâ belâgan minallâhi ve risâlâtih(risâlâtihî), ve men ya’sıllâhe ve resûlehu fe inne lehu nâre cehenneme hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden).
Anlamı:
(Bu) sadece Allah’tan olanı tebliğ ve O’nun risaletidir. Ve kim Allah’a ve O’nun Resûl’üne asi olursa, bundan sonra muhakkak ki onun için, içinde ebediyyen kalacağı cehennem ateşi vardır.

18-) Beyyine suresi 6. ayet:
Arapça:
إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ وَالْمُشْرِكِينَ فِي نَارِ جَهَنَّمَ خَالِدِينَ فِيهَا أُوْلَئِكَ هُمْ شَرُّ الْبَرِيَّةِ
Okunuşu:
İnnelleziyne keferu min ehlilkitabi velmüşrikiyne fiy nari cehenneme halidiyne fiyha ülaike hüm şerrülberiyyeh
Anlamı:
Kâfirler, gerek kitap ehlinden olsun gerek puta tapanlardan olsun muhakkak, cehennem ateşindedirler. Orada ebedî olarak kalacaklardır. Onlar, insanların en şerlileridir.

19-) Mümin suresi 39. ayet:
Arapça:
يَا قَوْمِ إِنَّمَا هَذِهِ الْحَيَاةُ الدُّنْيَا مَتَاعٌ وَإِنَّ الْآخِرَةَ هِيَ دَارُ الْقَرَارِ
Okunuşu:
Ya kavmi innema hazihil hayatüd dünya meta’uv ve innel ahırate hiye darul karar
Anlamı:
“Ey kavmim! Bu dünya hayatı ancak geçici bir menfaatten ibarettir. Ahiret ise durulacak karar yurdudur.”

Huld (hulûd) ile ilgili kelimeler:
Huld Cenneti: Sekiz Cennet’in dördüncüsü.(Cennetin tabakaları : Dâr-ül-Celâl, Dâr-üs-Selâm, Cennet-ül Me’va, Cennet-ül Huld, Cennet-ün Naim, Cennet-ül Firdevs, Cennet-ül Adn , Cennet-ül Vesile.)
Dâru’l-huld (dâru’l-hulûd): Cennet yurdu.
Huld-i berin: En yüksek, en yüce cennet
Huld-zar: Cennet.
Şeceretül Huld: Ebedilik sonsuzluk ağacı, Ebedi yaşama arzusu.
Arusan-ı huld: Cennet hurileri.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir