Hilaf

Posted by

Hilâf: Karşı gelmek, aykırı davranmak, muhalefet etmek, zıtlaşmak, söz veya davranışta birinin tuttuğu yoldan başka bir yol tutmak, farklı bir tavır ortaya koymak.
1-) Aykırı, ters, karşıt.
2-) Yalan.

Hilâf ile ilgili kelimeler:
Hilâf-ı Evlâ: Yapılması sevap fakat yapmamakla günaha girilmeyen hareket.
Hilafsız: Yalan söylemeden, doğru olarak.
Hilaf olmasın: Yanılmıyorsam, sanırım ki…
Hilaf söylemek: Yalan söylemek.
Hilaf yok: Yalan değil, yalan yok.
Hilafen: Zıd olarak. Hilaf olarak.
Hilâf-i âde:felsefe; sapıklık.
Hilâf-ı hakikat: Hakikate, gerçeğe uymayan, hakikate zıt.
Hilaf-ül-âde: Kaide ve usule karşı.
Hilaf-ı âde: Adet ve kaidenin aksine. Kaide ve nizama aykırı.
Hilaf-ı edeb: Terbiye ve ahlaka aykırı.
Hilâfına: Tersine, aksine.
Hilâf-gir:
1-) Karşı fikri tutan, muhalif.
2-) Yalan söyleyen.
Hilafgir: Zıt düşüncede olan, karşı fikirde bulunan, aleyhinde olan.
Hilaf-girî: Muhalif taraftan olma, karşı tarafı tutma. Hilafgirlik.
Hilafî: Hilafa, ihtilafa sebep olana dair.
Hilaf-ül-âde: Kaide ve usule karşı.
Arzu-yu hilâf: Muhalefet etme, karşı koyma arzusu.
Mesail-i hilafiye: İhtilaf mevzusu olan meseleler.
Mes’ele-i hilâfiye: Hakkında ihtilaf bulunan mesele.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir