Gök yere inse okuyanı kurtaran dua

Posted by

7 ayet vardır ki bunu okuyan, üzerinde taşıyan gök yere inse kurtulur.

Ali (Kerramellâhu Veche)’nin şöyle buyurduğu varid olmuştur: “Yedi ayet vardır ki, her kim bunları okur veya yanında taşırsa, gök yerin üzerine kapansa elbette Allah o kişiye bir çıkış ve kurtuluş yaratır.

Ayetler: Tevbe suresi 51. ayet, Yunus suresi 107. ayet, Hud suresi 6. ayet, Hud suresi 56. ayet, Ankebut suresi 60. ayet, Fatır suresi 2. ayet ve Zümer suresi 38. ayet
Arapça:
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
قُل لَّن يُصِيبَنَا إِلاَّ مَا كَتَبَ اللّهُ لَنَا هُوَ مَوْلاَنَا وَعَلَى اللّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ
وَإِن يَمْسَسْكَ اللّهُ بِضُرٍّ فَلاَ كَاشِفَ لَهُ إِلاَّ هُوَ وَإِن يُرِدْكَ بِخَيْرٍ فَلاَ رَآدَّ لِفَضْلِهِ يُصَيبُ بِهِ مَن يَشَاء مِنْ عِبَادِهِ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ
وَمَا مِن دَآبَّةٍ فِي الأَرْضِ إِلاَّ عَلَى اللّهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَا كُلٌّ فِي كِتَابٍ مُّبِينٍ
إِنِّي تَوَكَّلْتُ عَلَى اللّهِ رَبِّي وَرَبِّكُم مَّا مِن دَآبَّةٍ إِلاَّ هُوَ آخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا إِنَّ رَبِّي عَلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ
وَكَأَيِّن مِن دَابَّةٍ لَا تَحْمِلُ رِزْقَهَا اللَّهُ يَرْزُقُهَا وَإِيَّاكُمْ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
مَا يَفْتَحِ اللَّهُ لِلنَّاسِ مِن رَّحْمَةٍ فَلَا مُمْسِكَ لَهَا وَمَا يُمْسِكْ فَلَا مُرْسِلَ لَهُ مِن بَعْدِهِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ لَيَقُولُنَّ اللَّهُ قُلْ أَفَرَأَيْتُم مَّا تَدْعُونَ مِن دُونِ اللَّهِ إِنْ أَرَادَنِيَ اللَّهُ بِضُرٍّ هَلْ هُنَّ كَاشِفَاتُ ضُرِّهِ أَوْ أَرَادَنِي بِرَحْمَةٍ هَلْ هُنَّ مُمْسِكَاتُ رَحْمَتِهِ قُلْ حَسْبِيَ اللَّهُ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ
Okunuşu:
Bismillahirrahmanirrahim
Kul len yusibena illa ma keteballahu lena, huve mevlana, ve alallahi fel yetevekkelil mu’minun.
Ve in yemseskallahu bidurrin fe la kaşife lehu illa hu, ve in yuridke bi hayrin fe la radde li fadlih, yusibu bihi men yeşau min ibadih, ve huvel gafurur rahim.
Ve ma min dabbetin fil ardı illa alallahi rızkuha ve ya’lemu mustekarreha ve mustevdeaha, kullun fi kitabin mubin.
İnni tevekkeltu alallahi rabbi ve rabbikum, ma min dabbetin illa huve ahızun bi nasıyetiha, inne rabbi ala sıratın mustekim.
Ve keeyyin min dabbetin la tahmilu rızkaha allahu yerzukuha ve iyyakum ve huves semiul alim.
Ma yeftehillahu lin nasi min rahmetin fe la mumsike leha, ve ma yumsik fe la mursile lehu min ba’dih, ve huvel azizul hakim.
Ve le in seeltehum men halakas semavati vel arda le yekulunnallah, kul e fe raeytum ma ted’une min dunillahi in eradeniyallahu bi durrin hel hunne kaşifatu durrihi ev eradeni bi rahmetin hel hunne mumsikatu rahmetih, kul hasbiyallah, aleyhi yetevekkelul mutevekkılun.
Anlamı:
Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adı ile.
De ki: “Allah’ın bizim için yazdığından başkası bize erişmez. O, bizim Mevlamızdır. Öyleyse, Müminler, yalnız Allah’a tevekkül etsinler.
Eğer Allah, sana bir sıkıntı verirse onu Kendisinden başka giderebilecek yoktur. Eğer senin için bir hayır dilerse, O’nun fazlını geri çevirebilecek yoktur. O, onu kullarından dilediğine nasip eder. O, çok bağışlayıcı’dır, rahmeti kesintisiz’dir.
Yeryüzünde yaşayan hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın. O, onun karar kıldığı yeri ve geçici durduğu yeri bilir. Bunların tamamı apaçık bir Kitap’tadır.
Ben, benim de Rabb’im sizin de Rabb’iniz olan Allah’a tevekkül ettim. Hiçbir canlı yoktur ki O’nun buyruğunda/kontrolünde olmasın. Kuşkusuz Rabb’im dosdoğru bir yol üzerindedir.
Rızıklarını temin edemeyen nice dabbe vardır. Onlara da, size de Allah rızık verir. O, her şeyi duyan’dır, her şeyi bilen’dir.
Allah, insanlar için rahmetinden neyi açarsa artık onu tutacak biri olamaz. Her neyi tutarsa da artık O’ndan sonra onu gönderecek de yoktur. Ve O, mutlak üstün olan’dır, en iyi küküm veren’dir.
Onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, “Elbette Allah.” Diyecekler. De ki: “O halde Allah’ın yanı sıra yöneldiğiniz ilahlar, eğer Allah bana bir sıkıntı vermek istese, o sıkıntıya engel olabilirler mi? Veya Allah bana bir rahmet dilese, buna engel olabilirler mi? De ki: “Allah bana yeter!” De ki: “Sığınıp güvenmek isteyenler, yalnızca O’na sığınıp güvensinler.”

Fazileti ve faydaları:
Muaz bin Cebel hazretlerinin bildirdiğine göre bu ayeti kerimelerin bir takım sırları, fazileti, hikmetleri ve havvası şunlardır.
Bir Mümin bu ayeti kerimeleri abdestli olarak yazıp üzerinde taşırsa;
1-) Kimse hakkında herhangi bir kötü kelime sarf edemez ve gıybette bulunmaz.
2-) Sevilen, taltif edilen ve talepleri yerine getirilen biri olur.
3-) Dünya ve ahirete ait üzüntü, gam ve kederden uzak olur.
4-) Kimse zarar veremez ve düşmanlarına üstünlük sağlar.
5-) İmam Şahabettin’in “Fevâid” adlı eserinde Kâ’bü’l-Ahbar (r.a.)’dan rivayetle şöyle demiştir: “Bu ayetleri okuduğum zaman gök yüzü yere inse ve yerle gök birbiri üstüne kapansa bana herhangi bir zarar olur diye hiç endişe duymam. Yüce Allah bana, bu ayetler sebebiyle bir çıkış yolu gösterip beni kurtarır.”
6-) Yine Kâ’bü’l-Ahbar (r.a.) diyor ki: “Bu ayetleri okuduğun takdirde yer ve gök afetlerinden, belalardan, düşman şerrinden, büyücünün sihrinden emin olursun. (Mecmeatü’l-Ahzab)
7-) Bir hadisi şerifte nakledildiğine göre “Bir Mümin, abdestli olarak ve inanarak, bu ayetleri okumaya devam ederse, gökten dünyaya Uhut dağı büyüklüğünde azap ve belalar yağsa ona hiç bir zarar isabet etmez ve bütün belaları üzerinden defeder.
😎 İmam Şahabettin’in Hz. Ali (r.a.)’dan yaptığı rivayet şöyledir: “Her kim bu ayetleri sabah/akşam okumaya devam ederse Allah o kimseyi zamanın hilelerinden, düşmanların ve hasetçilerin tuzaklarından, her çeşit şer ve belalardan korur ve himayesi altına alır.
9-) Bu ayetleri okuyan, yazıp üzerinde taşıyan kendini akla hayale gelen ve gelmeyen bin türlü fitne, fesat ve belalara karşı bir kale içerisine girmiş gibi koruma altına alır. Bu ayetler inananlar için bir zırhtır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir