Gibet

Posted by

Gîbet (Gıybet): Bir kimsenin, yüzüne karşı söylendiği zaman hoşlanmayacağı, kalbinin kırılacağı bir sözünü, halini veya hareketini, arkasından, bulunmadığı yerde söylemek, hareketiyle göstermek veya ima etmek.

Gıbet (gıybet) ile ilgili ayetler:
1-) Hucurat suresi 12. ayet:
Arapça:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اجْتَنِبُوا كَثِيرًا مِّنَ الظَّنِّ إِنَّ بَعْضَ الظَّنِّ إِثْمٌ وَلَا تَجَسَّسُوا وَلَا يَغْتَب بَّعْضُكُم بَعْضًا أَيُحِبُّ أَحَدُكُمْ أَن يَأْكُلَ لَحْمَ أَخِيهِ مَيْتًا فَكَرِهْتُمُوهُ وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ تَوَّابٌ رَّحِيمٌ
Okunuşu:
Ya eyyühellezıne amenütenibu kesıram minez zanni inne ba’daz zanni ismüv ve la tecessesu ve la yağteb ba’duküm ba’da e yühıbbü ehadüküm ey ye’küle lahme ehıyhi meyten fe kerihtümuh vettekullah innellahe tevvabür rahıym
Anlamı:
Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.

2-) İsra suresi 36. ayet:
Arapça:
وَلاَ تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ إِنَّ السَّمْعَ وَالْبَصَرَ وَالْفُؤَادَ كُلُّ أُولئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْؤُولاً
Okunuşu:
Ve la takfü ma leyse leke bihı ılm innes sem’a vel besara vel füade küllü ülaike kane anhü mes’ula
Anlamı:
Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur

3-) Kaf suresi 18. ayet:
Arapça:
مَا يَلْفِظُ مِن قَوْلٍ إِلَّا لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ
Okunuşu:
Ma yelfizu min kavlin illa ledeyhi rakıybun atid
Anlamı:
İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın.

4-) Kasas suresi 55. ayet:
Arapça:
وَإِذَا سَمِعُوا اللَّغْوَ أَعْرَضُوا عَنْهُ وَقَالُوا لَنَا أَعْمَالُنَا وَلَكُمْ أَعْمَالُكُمْ سَلَامٌ عَلَيْكُمْ لَا نَبْتَغِي الْجَاهِلِينَ
Okunuşu:
Ve iza semiullağve a’adu anhü ve kalu lena a’malüna ve leküm a’malüküm selamün aleyküm la nebteğıl cahilın
Anlamı:
Boş sözü işittikleri vakit ondan yüz çevirirler ve, “Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz de size. Selam olsun size (bizden size zarar gelmez). Biz cahilleri istemeyiz” derler.

5-) Mü’minun suresi 3. ayet:
Arapça:
وَالَّذِينَ هُمْ عَنِ اللَّغْوِ مُعْرِضُونَ
Okunuşu:
Vellezıne hüm anil lağvi mu’ridun
Anlamı:
Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler.

6-) Enam suresi 68. ayet:
Arapça:
وَإِذَا رَأَيْتَ الَّذِينَ يَخُوضُونَ فِي آيَاتِنَا فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ حَتَّى يَخُوضُواْ فِي حَدِيثٍ غَيْرِهِ وَإِمَّا يُنسِيَنَّكَ الشَّيْطَانُ فَلاَ تَقْعُدْ بَعْدَ الذِّكْرَى مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ
Okunuşu:
Ve iza raeytellezıne yehudune fı ayatina fe a’rıd anhüm hatta yehudu fı hadısin ğayrih ve imma yünsiyennekeş şeytanü fe la tak’ud ba’dez zikra meal kavmiz zalimın
Anlamı:
Ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşmaya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan uzak dur. Eğer şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra artık o zalimler topluluğu ile oturma.

7-) Nisa suresi 148. ayet:
Arapça:
لَا يُحِبُّ اللَّهُ الْجَهْرَ بِالسُّوءِ مِنْ الْقَوْلِ إِلَّا مَنْ ظُلِمَ وَكَانَ اللَّهُ سَمِيعًا عَلِيمًا
Okunuşu:
La yühıbbüllahül cehra bis sui minel kavli illa men zulim v kanellahü semıan alıma
Anlamı:
Allah, zulme uğrayanın dile getirmesi dışında, çirkin sözün açıklanmasını sevmez. Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

😎 Hümeze suresi 1. ayet:
Arapça:
وَيْلٌ لِّكُلِّ هُمَزَةٍ لُّمَزَةٍ
Okunuşu:
Veylül li külli hümezetil lümezeh.
Anlamı:
Arkadan çekiştirenlerin, kaş göz hareketiyle alay edenlerin vay haline!

9-) Yûsuf suresi 31. ayet:
Arapça:
فَلَمَّا سَمِعَتْ بِمَكْرِهِنَّ أَرْسَلَتْ إِلَيْهِنَّ وَأَعْتَدَتْ لَهُنَّ مُتَّكَأً وَآتَتْ كُلَّ وَاحِدَةٍ مِّنْهُنَّ سِكِّينًا وَقَالَتِ اخْرُجْ عَلَيْهِنَّ فَلَمَّا رَأَيْنَهُ أَكْبَرْنَهُ وَقَطَّعْنَ أَيْدِيَهُنَّ وَقُلْنَ حَاشَ لِلّهِ مَا هَذَا بَشَرًا إِنْ هَذَا إِلاَّ مَلَكٌ كَرِيمٌ
Okunuşu:
Felemma semiat bi mekrihinne erselet ileyhinne ve a’tedet lehünne müttekeev ve atet külla vahıdetim minhünne sikkınev ve kaletıhruc aleyhinn felemma raeynehu ekbernehu ve katta’ne eydiyehünne ve kulne haşe lillahi ma haza beşera in haza illa melekün kerım
Anlamı:
Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı. (ziyafet düzenleyip) onlar için oturup yaslanacakları yer hazırladı. Her birine birer de bıçak verdi ve Yusuf’a, “Çık karşılarına” dedi. Kadınlar Yusuf’u görünce onu pek büyüttüler ve şaşkınlıkla ellerini kestiler. “Haşa! Allah için, bu bir insan değil, ancak şerefli bir melektir” dediler.

Gıbet (gıybet) ile ilgili hadisler:
1-) Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle dedi:
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e:
– İnsanları cennete en fazla götürecek şey nedir? diye soruldu.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
– “Allah’a saygı (takva) ve güzel ahlaktır” buyurdu.– İnsanları cehenneme en fazla götürecek şey nedir? diye sorulunca da:
– “Ağız ve cinsel organdır” buyurdu. (Tirmizî, Birr 62. Ayrıca bk. İbni Mâce, Zühd 29)
2-) Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
– “Gıybet nedir, bilir misiniz?”
– Allah ve Resûlü daha iyi bilir, dediler. Hz. Peygamber:
– “Gıybet, din kardeşini hoşlanmadığı bir şey ile anmandır” buyurdu.
– Söylenen ayıp eğer o kardeşimde varsa, ne dersiniz?” diye soruldu.
– “Eğer söylediğin şey onda varsa gıybet ettin; yoksa, o zaman ona iftira ettin demektir,” buyurdu. (Müslim, Birr 70. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 35; Tirmizî, Birr 23)
3-) Ebû Berze (r.a)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v) söyle buyurmuştur:
“Ey diliyle iman edip de kalplerine iman tam olarak yerleşmeyen kimseler! Müslümanları gıybet etmeyiniz, onların kusurlarını da araştırmayınız! Kim Müslümanların kusurlarını araştırırsa Allah da onun kusurlarını araştırır. Allah kimin kusurlarını araştırırsa onu evinin içinde bile olsa rezil eder.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 35/4880; Tirmizî, Birr, 85/2032; Đbn-i Kesîr, Tefsir, IV, 229)
4-) Resûlullah efendimiz, Eshâb-ı kirâma; “Gıybetin ne olduğunu bilir misiniz?” buyurdu. Eshâb-ı kirâm; “Allah ve Resûlü daha iyi bilir” dediler. Resûl-i ekrem; “Gıybet, kardeşini, arkasından hoşlanmayacağı bir şeyle anmandır” buyurdu. Eshâb-ı kirâm; “Yâ Resûlallah! Eğer söylediğimiz şey onda varsa?” diye sordular. Peygamber efendimiz; “Eğer onda varsa bu söz gıybet olur. Eğer yoksa bühtan yani iftira olur” buyurdu. (Müslim)
5-) Gıybetten uzak durunuz. Çünkü gıybet zinadan fenadır. Zinanın tövbesi kabul edilir. Fakat gıybet edilen helal etmedikçe tövbesi kabul edilmez. (Hadîs-i şerîf-Riyâd-un-Nâsihîn, İbn-i Ebi’d-Dünyâ)
6-) Kıyamet günü bir kimsenin sevap defteri açılır. Ya Rabbi! Dünyada şu ibadetleri yapmıştım. Sahifede bunlar yazılı değildir, der. Onlar defterlerinden silindi, gıybet ettiklerinin defterine yazıldı denir. (Hadîs-i şerîf-Berîka)
7-) Resûlullah efendimiz, Eshâb-ı kirâma; “Gıybetin ne olduğunu bilir misiniz?” buyurdu. Eshâb-ı kirâm; “Allah ve Resûlü daha iyi bilir” dediler. Resûl-i ekrem; “Gıybet, kardeşini, arkasından hoşlanmayacağı bir şeyle anmandır” buyurdu. Eshâb-ı kirâm; “Yâ Resûlallah! Eğer söylediğimiz şey onda varsa?” diye sordular. Peygamber efendimiz; “Eğer onda varsa bu söz gıybet olur. Eğer yoksa bühtân yâni iftirâ olur” buyurdu. (Müslim)
😎 Gıybetten uzak durunuz. Çünkü gıybet zinadan fenadır. Zinanın tövbesi kabûl edilir. Fakat gıybet edilen helal etmedikçe tövbesi kabul edilmez. (Hadîs-i şerîf-Riyâd-un-Nâsihîn, İbn-i Ebi’d-Dünyâ)
9-) Kıyamet günü bir kimsenin sevap defteri açılır. Yâ Rabbî! Dünyada şu ibadetleri yapmıştım. Sahifede bunlar yazılı değildir, der. Onlar defterlerinden silindi, gıybet ettiklerinin defterine yazıldı denir. (Hadîs-i şerîf-Berîka)

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir