Felek

Posted by

Felek:
1-) Gök, gökyüzü, sema.
2-) Dünya, alem.
3-) Talih, baht, şans.
4-) Askeri mızıkada zilli bir müzik aracı.
5-) Büyük ve dairevi olan şey.
6-) Gök cisminin yörüngesi. Yörünge.

Felek ile ilgili kelimeler:
Arus-i felek: Güneş.
Felek-ül a’zam: Göğün son katı:
Feek-i eflâk: Göğün en son katı.
Felekî (Felekiyye):
1-) Feleğe mensup. Felekle ilgili.
2-) Astronomik.
Felekiyyat: Göklerin ilmi.
Felekiyyun: Gök ilmi ile uğraşanlar.
Atebe-i felek-mertebe: Osmanlı Padişahlarının sarayı.
Bâşe-i felek: Nesr-i Tair ve Vaki adı verilen iki yıldız.
Berid-i felek: Satürn (Zühal) gezegeni.
Devr-i felek: Talih, kader. şans.
Felekseyr: Hareketleri ve gidişi sür’atli olan.
Felekzede: Feleğin kahrına uğramış, talihsiz.
Felekmeşreb: Mecazi;
1-) Sözünde durmaz, verdiği sözü tutmaz.
2-) Kimine yar olur, kimine olmaz.
Çark-ı felek:
1-) Bir makine veya dolaba benzetilen gökyüzü.
2-) Mecazi; Talih, baht.
3-) Yakıldığı zaman dönerek ateşler püskürten bir çeşit donanma fişeği.
4-) Bir nevi sarmaşıklı nebat çiçeği.
Perdedâr-ı felek: Ay, kamer.
Perviz-i felek: Güneş, şems.
Peyk-i felek: Ay. Dünyanın etrafında dönen ay. Dünyanın peyki.
Tinnîn-i felek: Saman yolu, hacılar yolu. Gökteki husuf ve küsuf mevkileri olan iki düğüm.
Felek ile ilgili deyimler:
Feleğin çemberinden geçmek: Başından çeşitli olaylar geçip çok tecrübe sahibi olmak. Hayatın acı, tatlı günlerini görüp geçirmiş olmak.
Feleğini şaşırmak: Ummadığı bir durumda kalmak, şaşkına dönmek.
Felekten bir gün çalmak: Güzel bir gün geçirmek.
Felek yar olsa: Şartlar uygun giderse.
Feleğe küsmek: Dünyaya küsmek, şansına küsmek.
Feleği şaşmak (Feleğini şaşırmak): Ummadığı bir duruma maruz kalmak.
Feleğe baş eğmez: Hiç kimseye müdanası yok.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir