Fal

Posted by

Fal (bakı): Yazgıyı, şans ve kısmeti anlamak, gelecekte olacakları öğrenmek ereğiyle kahve telvesi, iskambil kağıdı, el ayası, bakla gibi şeylere bakarak anlam çıkarma.

Fal ile ilgili ayetler:
1-) Maide suresi 3. ayet:
Arapça:
حُرِّمَتْ عَلَيْكُمُ ٱلْمَيْتَةُ وَٱلدَّمُ وَلَحْمُ ٱلْخِنزِيرِ وَمَآ أُهِلَّ لِغَيْرِ ٱللَّهِ بِهِۦ وَٱلْمُنْخَنِقَةُ وَٱلْمَوْقُوذَةُ وَٱلْمُتَرَدِّيَةُ وَٱلنَّطِيحَةُ وَمَآ أَكَلَ ٱلسَّبُعُ إِلَّا مَا ذَكَّيْتُمْ وَمَا ذُبِحَ عَلَى ٱلنُّصُبِ وَأَن تَسْتَقْسِمُوا۟ بِٱلْأَزْلَٰمِ ۚ ذَٰلِكُمْ فِسْقٌ ۗ ٱلْيَوْمَ يَئِسَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن دِينِكُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَٱخْشَوْنِ ۚ ٱلْيَوْمَ أَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ وَأَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَتِى وَرَضِيتُ لَكُمُ ٱلْإِسْلَٰمَ دِينًا ۚ فَمَنِ ٱضْطُرَّ فِى مَخْمَصَةٍ غَيْرَ مُتَجَانِفٍ لِّإِثْمٍ ۙ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Okunuşu:
Hurrimet aleykümül meytetü ved demü ve lahmül hınzıri ve ma ühille li ğayrillahi bihı vel münhanikatü vel mevkuzetü vel müteraddiyetü ven netıyhatü ve ma ekeles sebüu illa ma zekkeytüm ve ma zübiha alen nüsubi ve en testaksimu bil ezlam zaliküm fisk elyevme yeissellezıne keferu min dıniküm fe la tahşevhüm vahşevn elyevme ekmeltü leküm dıneküm ve etmentü aleyküm nı’metı ve radıytü lekümül islame dına fe menidturra fı mahmesatin ğayra mütecanifil li ismin fe innellahe ğafurur rahıym
Anlamı:
Leş, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına boğazlanan, boğulmuş, (taş, ağaç vb. ile) vurulup öldürülmüş, yukarıdan yuvarlanıp ölmüş, boynuzlanıp ölmüş (hayvanlar ile) canavarların yediği hayvanlar -ölmeden yetişip kestikleriniz müstesna- dikili taşlar (putlar) üzerine boğazlanmış hayvanlar ve fal oklarıyle kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar yoldan çıkmaktır. Bugün kâfirler, sizin dininizden (onu yok etmekten) ümit kesmişlerdir. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı beğendim. Kim, gönülden günaha yönelmiş olmamak üzere açlık halinde dara düşerse (haram etlerden yiyebilir). Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.
2-) Maide suresi 90. ayet:
Arapça:
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِنَّمَا ٱلْخَمْرُ وَٱلْمَيْسِرُ وَٱلْأَنصَابُ وَٱلْأَزْلَٰمُ رِجْسٌ مِّنْ عَمَلِ ٱلشَّيْطَٰنِ فَٱجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
Okunuşu:
Ya eyyühellezıne amenu innemel hamru vel meysiru vel ensabü vel ezlamü ricsüm min ameliş şeytani fectenibuhü lealleküm tüflihun
Anlamı:
Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.

3-) Neml suresi 65. ayet:
Arapça:
قُل لَّا يَعْلَمُ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ الْغَيْبَ إِلَّا اللَّهُ وَمَا يَشْعُرُونَ أَيَّانَ يُبْعَثُونَ
Okunuşu:
Kul la ya’lemü men fis semavati vel erdıl ğaybe illellah ve ma yeş’urune eyyane yüb’asun
Anlamı:
De ki: “Göktekiler ve yerdekiler gaybı bilemezler, ancak Allah bilir. Onlar öldükten sonra ne zaman diriltileceklerinin de farkında değildirler.”

4-) Enam suresi 50. ayet:
Arapça:
قُل لاَّ أَقُولُ لَكُمْ عِندِي خَزَآئِنُ اللّهِ وَلا أَعْلَمُ الْغَيْبَ وَلا أَقُولُ لَكُمْ إِنِّي مَلَكٌ إِنْ أَتَّبِعُ إِلاَّ مَا يُوحَى إِلَيَّ قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الأَعْمَى وَالْبَصِيرُ أَفَلاَ تَتَفَكَّرُونَ
Okunuşu:
Kul la ekulü leküm ındı hazainüllahi ve la a’lemül ğaybe ve la ekulü leküm innı melek in ettebiu illa ma yuha ileyy kul hel yestevil a’ma vel besıyr e fe la tetefekkerun
Anlamı:
De ki: Ben size, Allah’ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size, ben bir meleğim de demiyorum. Ben, sadece bana vahyolunana uyarım. De ki: Kör ile gören hiç bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?

5-) Araf suresi 188. ayet:
Arapça:
قُلْ لَا اَمْلِكُ لِنَفْسٖى نَفْعًا وَلَا ضَرًّا اِلَّا مَا شَاءَ اللّٰهُ وَلَوْ كُنْتُ اَعْلَمُ الْغَيْبَ لَاسْتَكْثَرْتُ مِنَ الْخَيْرِ وَمَا مَسَّنِىَ السُّوءُ اِنْ اَنَا اِلَّا نَذٖيرٌ وَبَشٖيرٌ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
Okunuşu:
Kul la emlikü li nefsı nef’av ve la darran illa ma şaellah ve lev küntü a’lemül ğaybe lesteksertü minel hayr ve ma messeniyes suü in ene illa nezıruv ve beşırul li kavmiy yü’minun
Anlamı:
De ki: “Allah dilemedikçe ben kendime bir zarar verme ve bir fayda sağlama gücüne sahip değilim. Eğer ben gaybı biliyor olsaydım daha çok hayır elde etmek isterdim ve bana kötülük dokunmazdı. Ben inanan bir kavim için sadece bir uyarıcı ve bir müjdeciyim.”

Fal ile ilgili hadisler:
1-) Rasulullah (s.a.v) Efendimiz de; “Kahin ve falcıya (yani gaibten haber verdiğini iddia eden kişiye) inanan kimsenin 40 gün namazı kabul olmaz”, “Ona inanan kişi, bana indirileni (kitab ve vahyi) inkar etmiş olur” buyurmuştur. (Tirmizi, Teharet, 102; Ahmed İbn. Hanbel,II, 408.)
2-) Peygamberimiz (a.s.m.) bildirmiş; “Kahinler bir şey değildirler.” (Müslim, Selam 123)
3-) Muaviye bin Hakem (r.a.) anlatıyor:
“Ben dedim ki: ‘Ey Allah’ın Resulü! Benim cahiliyet yolundan dönüşüm yenidir. Yüce Allah İslâm’ı getirdi de bizi kurtardı. Bizden bazı kimseler kâhinlere varıp istikbale ait haberler soruyorlar. Buna ne dersiniz?”
Peygamber Efendimiz (a.s.m.): “Onlara gitmeyin” buyurdu.
Ben:“Kimimiz de kuşun ötmesinden ve uçmasından uğursuzluk vehmediyorlar” dedim.
Resûlullah Efendimiz (a.s.m.): “Bunlar gerçek dışı şeylerdir. Böyle asılsız şeyler hiç kimseyi yolundan alıkoymasın” buyurdu.
4-) İbn-i Mes’ud el-Bedrî (ra) bildiriyor ki: “Resûlullah (asm) köpeğin bedelinden, zânînin verdiği ücretten ve falcılık kazancından yasaklamıştır.”
5-) Ebû Dâvûd’da geçen bir hadis ise şöyledir:
“Kim bir kâhine gider, dediklerini doğrularsa; şüphesiz ki Muhammed’e indirilmiş olanı inkar etmiş olur.” (Ebû Dâvûd, Tıb, hadis no: 3904).
6-) Ümmetimden bir kısmını bana gösterdiler. Dağları, sahraları doldurmuşlardı. Böyle çok olduklarına şaştım ve sevindim. Sevindin mi? dediler, evet dedim. Bunlardan ancak yetmiş bin adedi hesapsız Cennet’e girer dediler. Bunlar hangileridir diye sordum. İşlerine sihir, büyü, dağlamak, fal karıştırmayıp, Allah-ü tealadan başkasına tevekkül (güvenip) ve güvenmeyenlerdir denildi. (Hadîs-i şerîf-Kimyây-ı Seâdet)
7-) Cebrail (aleyhisselâm) bana geldi. Kalk namaz kıl ve dua et! Bu gece, Şaban’ın on beşinci gecesidir dedi. Bu geceyi ihya edenleri Allah-ü teala affeder. Yalnız kafirleri, büyücüleri, falcıları, kendini beğenenleri, içki içenleri, faiz yiyenleri ve zina yapanları affetmez. (Hadîs-i şerîf-Kimyây-ı Seâdet)
😎 Tevekkül edenler (sebeplere yapışıp Allah-ü tealaya güvenenler), falcılık, efsun ve dağlamak ile hastalığı tedaiî etmezler. (Hadîs-i şerîf-Kimyây-ı Seâdet)

Bazı fal türleri:
Yıldız Falı, El Falı, Kuş Falı, Kağıt Falı (Tarot, İskambil gibi kartlar), İç Organlar Falı, Kum ya da Toprak Falı, Zar Falı, Taş Falı, Kitap Falı, Ateş Falı, Su Falı, Rüya Yorumu, İnsanın Beden Yapısı ile İlgili Fallar, Kura Falı, Kahve Falı,
Çay Falı.

Fal ile ilgili kelimeler:
Falcı: Fala bakan, gaybı bildiğini iddia eden. Gaybı anlamak için güya bir takım vasıtalara müracaat eden kimse.
Falî: Falcı kimse.
Fal-i hayr: İyi alamet ve işaret. Uğur.
Ferru-fâl: Bahtı açık, şanslı, talihli, uğurlu.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir