Fakih

Posted by

Fakîh: Bir şeyi iyi bilen, iyi anlayan kimse.
1-) Fıkıh alimi. Dinin ameli (yapılacak işlerle ilgili) hükümlerinde mütehassıs alim.
2-) Müctehid. Kuran-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde açıkça bildirilmemiş olan hükümleri, açık ve geniş olarak bildirilenlere benzeterek meydana çıkarabilen derin alim. İçtihat derecesine varmış alim.
3-) Zeki, anlayışlı

Fakih (fıkıh alimi) ile ilgili ayetler:
1-) Tevbe suresi 122. ayet:
Arapça:
وَمَا كَانَ الْمُؤْمِنُونَ لِيَنفِرُواْ كَآفَّةً فَلَوْلاَ نَفَرَ مِن كُلِّ فِرْقَةٍ مِّنْهُمْ طَآئِفَةٌ لِّيَتَفَقَّهُواْ فِي الدِّينِ وَلِيُنذِرُواْ قَوْمَهُمْ إِذَا رَجَعُواْ إِلَيْهِمْ لَعَلَّهُمْ يَحْذَرُونَ
Okunuşu:
Ve ma kanel mü’minune li yenfiru kaffeh fe lev la nefera min külli firkatim minhüm taifetül li yetefekkahu fid dıni ve li yünziru kavmehüm iza raceu ileyhim leallehüm yahzerun
Anlamı:
(Ne var ki) müminlerin hepsi toptan seferber olacak değillerdir. Öyleyse onların her kesiminden bir grup da, din konusunda köklü ve derin bilgi sahibi olmak ve döndükleri zaman kavimlerini uyarmak için geri kalsa ya! Umulur ki sakınırlar.

2-) Enbiyâ suresi 8. ayet:
Arapça:
وَمَا جَعَلْنَاهُمْ جَسَداً لَّا يَأْكُلُونَ الطَّعَامَ وَمَا كَانُوا خَالِدِينَ
Okunuşu:
Ve ma cealnahüm cesedel la ye’külunet taame ve ma kanu halidın
Anlamı:
Biz onları yemek yemez bir beden yapısında yaratmadık. Onlar ölümsüz de değillerdi.
3-) Enbiya suresi 14. ayet:
Arapça:
قَالُوا يَا وَيْلَنَا إِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ
Okunuşu:
Kalu ya veylena inna künna zalimin
Anlamı:
“Eyvah bizlere! Bizler gerçekten zalim kimseler idik” dediler.
4-) Enbiya suresi 19. ayet:
Arapça:
وَلَهُ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَنْ عِندَهُ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِهِ وَلَا يَسْتَحْسِرُونَ
Okunuşu:
Ve lehu men fis semavati vel ard ve men ındehu la yestekbirune an ıbadetihı ve la yestahsirun
Anlamı:
Göklerde ve yerde kim varsa hep onundur. O’nun katındakiler ne ona ibadetten çekinir (ve büyüklenir) ne de yorgunluk (ve bıkkınlık) duyarlar.

5-) Ankebut suresi 43. ayet:
Arapça:
وَتِلْكَ الْأَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ وَمَا يَعْقِلُهَا إِلَّا الْعَالِمُونَ
Okunuşu:
Ve tilkel emsalü nadribüha lin nas ve ma ya’kılüha illel alimun
Anlamı:
İşte biz, bu temsilleri insanlar için getiriyoruz; fakat onları ancak bilenler düşünüp anlayabilir.

6-) Rum suresi 22. ayet:
Arapça:
وَمِنْ آيَاتِهِ خَلْقُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَاخْتِلَافُ أَلْسِنَتِكُمْ وَأَلْوَانِكُمْ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَاتٍ لِّلْعَالِمِينَ
Okunuşu:
Ve min ayatihı halkus semavati vel erdı vahtilafü elsinetiküm ve elvaniküm inne fı zalike le ayatil lil alimın
Anlamı:
Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda bilenler için elbette ibretler vardır

7-) Fatır suresi 28. ayet:
Arapça:
وَمِنَ النَّاسِ وَالدَّوَابِّ وَالْأَنْعَامِ مُخْتَلِفٌ أَلْوَانُهُ كَذَلِكَ إِنَّمَا يَخْشَى اللَّهَ مِنْ عِبَادِهِ الْعُلَمَاء إِنَّ اللَّهَ عَزِيزٌ غَفُورٌ
Okunuşu:
Ve minen nasi ved devabbi vel en’ami muhtelifün elvanühu kezalik innema yahşellahe min ıbadihil ulema’ innellahe azızün ğafur
Anlamı:
İnsanlardan, (yeryüzünde) hareket eden (diğer) canlılardan ve hayvanlardan yine böyle çeşitli renklerde olanlar vardır. Allah’a karşı ancak; kulları içinden alim olanlar derin saygı duyarlar. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.

Fâkih ile ilgili hadisler:
1-) Allah-ü teala bir kuluna iyilik etmek isterse, onu dinde fakih yapar. (Hadîs-i şerîf-Buhârî)
2-) Bir kimse fakih olursa, Allah-ü teala, onun özlediği şeyleri ve rızkını ummadığı yerlerden gönderir. (Hadîs-i şerîf-İhyâ)

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir