Esma

Posted by

Esma’:
1-) Adlar. Namlar. İsimler.
2-) Kulaklar. İşitmeler.
Esmâ-i Hüsnâ (Esma-ül Hüsna): Esmâ-ül hüsnâ, Allah-ü tealanın güzel isimleri demektir. İsmin çoğulu olan esmâ ile “güzel, en güzel” anlamındaki hüsnâ kelimelerinden oluşan Esmâ-i Hüsnâ (Esmâü’l-Hüsnâ) terkibi naslarda Allah’a nisbet edilen isimleri ifade eder.
Esma-ül Hüsna’nın faziletleri nedir?
İlahi isimlerin güzellikle nitelendirilmesinin sebeplerini Ebûbekir İbnü’l-Arabî şöyle sıralamaktadır:
1-) Esmâ-i Hüsnâ Allah hakkında yücelik ve aşkınlık ifade eder ve kullarda saygı hissi uyandırır.
2-) Zikir ve duada kullanılmaları halinde kabule vesile olur ve sevap kazandırır.
3-) Kalplere huzur ve sükun verir, lütuf ve rahmet ümidi telkin eder.
4-) Bilginin değeri bilinenin değerine bağlı bulunduğu ve bilinenlerin en şereflisi de Allah olduğu için Esmâ-i Hüsnâ bilgisine sahip olanlara bu bilgi meziyet ve şeref kazandırır.
5-) Esmâ-i Hüsnâ Allah için vacip, caiz ve mümteni‘ olan sıfatları içermesi sebebiyle O’nun hakkında yeterli ve doğru bilgi edinmemize imkan verir. Fahreddin er-Râzî ise hüsnânın bu manalarından Allah’a ait olanları zikretmekle yetinerek O’nun hakkında kullanılacak güzel kavramının kemal ve celâl niteliklerini dile getirdiğini ifade etmiştir.

Esma-ül Hüsna isimleri ve anlamları nelerdir?
1-) Allah (c.c.): “Eşi benzeri olmayan, bütün noksan sıfatlardan münezzeh tek ilah, Her biri sonsuz bir hazine olan bütün isimlerini kuşatan özel ismi. İsimlerin sultanı.”
2-) Er-Rahmân: “Dünyada bütün mahlukata merhamet eden, şefkat gösteren, ihsan eden.”
3-) Er-Rahîm: “Ahirette, müminlere sonsuz ikram, lütuf ve ihsanda bulunan.”
4-) El-Melik: “Mülkün, kainatın sahibi, mülk ve saltanatı devamlı olan.”
5-) El-Kuddûs: “Her noksanlıktan uzak ve her türlü takdise layık olan.”
6-) Es-Selâm: “Her türlü tehlikelerden selamete çıkaran.”
7-) El-Mü’min: “Güven veren, emin kılan, koruyan.”
😎 El-Müheymin: “Her şeyi görüp gözeten.”
9-) El-Azîz: “İzzet sahibi, her şeye galip olan.”
10-) El-Cebbâr: “Azamet ve kudret sahibi. Dilediğini yapan ve yaptıran.”
11-) El-Mütekebbir: “Büyüklükte eşi, benzeri olmayan.”
12-) El-Hâlık: “Yaratan, yoktan var eden.”
13-) El-Bâri: “Her şeyi kusursuz ve uyumlu yaratan.”
14-) El-Musavvir: ”Varlıklara şekil veren.”
15-) El-Gaffâr: “Günahları örten ve çok mağfiret eden.”
16-) El-Kahhâr: “Her şeye, her istediğini yapacak surette, galip ve hakim olan.”
17-) El-Vehhâb: “Karşılıksız hibeler veren, çok fazla ihsan eden.”
18-) Er-Rezzâk: “Bütün mahlukatın rızkını veren ve ihtiyacını karşılayan.”
19-) El-Fettâh: “Her türlü müşkülleri açan ve kolaylaştıran, darlıktan kurtaran. ”
20-) El-Alîm: “Gizli açık, geçmiş, gelecek, her şeyi en ince detaylarına kadar bilen.”
21)- El-Kâbıd: “Dilediğine darlık veren, sıkan, daraltan.”
22-) El-Bâsıt: “Dilediğine bolluk veren, açan, genişleten.”
23-) El-Hâfıd: “Dereceleri alçaltan”
24-) Er-Râfi: “Şeref verip yükselten.”
25-) El-Mu’ız: “Dilediğini aziz eden, izzet veren.”
26-) El-Müzil: “Dilediğini zillete düşüren.”
27-) Es-Semi: “Her şeyi en iyi işiten.”
28-) El-Basîr: “Gizli açık, her şeyi en iyi gören.”
29-) El-Hakem: “Mutlak hakim, hakkı batıldan ayıran. Hikmetle hükmeden.”
30-) El-Adl: “Mutlak adil, çok adaletli.”
31-) El-Latîf: “Lütuf ve ihsan sahibi olan. Bütün incelikleri bilen.”
32-) El-Habîr: “Olmuş olacak her şeyden haberdar.”
33-) El-Halîm: “Cezada, acele etmeyen, yumuşak davranan.”
34-) El-Azîm: “Büyüklükte benzeri yok. Pek yüce.”
35-) El-Gafûr: “Affı, mağfireti bol.”
36-) Eş-Şekûr: “Az amele, çok sevap veren.”
37-) El-Aliyy: “Yüceler yücesi, çok yüce.”
38-) El-Kebîr: “Büyüklükte benzeri yok, pek büyük.”
39-) El-Hafîz: “Her şeyi koruyucu olan.”
40-) El-Mukît: “Her yaratılmışın rızkını, gıdasını veren, tayin eden.”
41-) El-Hasîb: “Kulların hesabını en iyi gören.”
42-) El-Celîl: “Celal ve azamet sahibi olan.”
43-) El-Kerîm: “Keremi, lütuf ve ihsanı bol, karşılıksız veren, çok ikram eden.”
44-) Er-Rakîb: “Her varlığı, her işi her an görüp, gözeten, kontrolü altında tutan.”
45-) El-Mucîb: “Duaları, istekleri kabul eden”.
46-) El-Vâsi: “Rahmet, kudret ve ilmi ile her şeyi ihata eden'”
47-) El-Hakîm: “Her işi hikmetli, her şeyi hikmetle yaratan.”
48-) El-Vedûd: “Kullarını en fazla seven, sevilmeye en layık olan.”
49-) El-Mecîd: “Her türlü övgüye layık bulunan.”
50-) El-Bâis: “Ölüleri dirilten.”
51-) Eş-Şehîd: “Her zaman her yerde hazır ve nazır olan.”
52-) El-Hakk: “Varlığı hiç değişmeden duran. Var olan, hakkı ortaya çıkaran.”
53-) El-Vekîl: “Kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran.”
54-) El-Kaviyy: “Kudreti en üstün ve hiç azalmaz.”
55-) El-Metîn: “Kuvvet ve kudret kaynağı, pek güçlü.”
56-) El-Veliyy: “İnananların dostu, onları sevip yardım eden.”
57-) El-Hamîd: “Her türlü hamd ve senaya layık olan.”
58-) El-Muhsî: “Yarattığı ve yaratacağı bütün varlıkların sayısını bilen.”
59-) El-Mübdi: “Maddesiz, örneksiz yaratan.”
60-) El-Muîd: ”Yarattıklarını yok edip, sonra tekrar diriltecek olan.”
61-) El-Muhyî: “İhya eden, dirilten, can veren.”
62-) El-Mümît: “Her canlıya ölümü tattıran.”
63-) El-Hayy: “Ezeli ve ebedi hayat sahibi.”
64-) El-Kayyûm: ‘Varlıkları diri tutan, zatı ile kaim olan.”
65-) El-Vâcid: “Kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan, istediğini, istediği vakit bulan.”
66-) El-Macîd: “Kadri ve şanı büyük, keremi, ihsanı bol olan.”
67-) El-Vâhid: “Zat, sıfat ve fiillerinde benzeri ve ortağı olmayan, tek olan.”
68-) Es-Samed: “Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, herkesin muhtaç olduğu.”
69-) El-Kâdir: “Dilediğini dilediği gibi yaratmaya muktedir olan.”
70-) El-Muktedir: “Dilediği gibi tasarruf eden, her şeyi kolayca yaratan kudret sahibi.”
71-) El-Mukaddim: “Dilediğini, öne alan, yükselten.”
72-) El-Muahhir: “Dilediğini sona alan, erteleyen, alçaltan.”
73-) El-Evvel: “Ezeli olan, varlığının başlangıcı olmayan.”
74-) El-Âhir: “Varlığının sonu olmayan.”
75-) El-Zâhir: “Varlığı açık, aşikar olan, kesin delillerle bilinen. ”
76-) El-Bâtın: “Akılların idrak edemeyeceği, yüceliği gizli olan. ”
77-) El-Vâlî: “Bütün kainatı idare eden.”
78-) El-Müteâlî: “Son derece yüce olan.”
79-) El-Berr: “İyilik ve ihsanı bol, iyilik ve ihsan kaynağı.”
80-) Et-Tevvâb: “Tövbeleri kabul edip, günahları bağışlayan.”
81-) El-Müntekim: “Zalimlerin cezasını veren, intikam alan.”
82-) El-Afüvv: “Affı çok olan, günahları affetmeyi seven.”
83-) Er-Raûf: “Çok merhametli, pek şefkatli.”
84-) Mâlik-ül Mülk: “Mülkün, her varlığın sahibi.”
85-) Zül-Celâli vel ikrâm: “Celal, azamet ve pek büyük ikram sahibi.”
86-) El-Muksit: “Her işi birbirine uygun yapan.”
87-) El-Câmi: “Mahşerde her mahlukatı bir araya toplayan.”
88-) El-Ganiyy: “Her türlü zenginlik sahibi, ihtiyacı olmayan.”
89-) El-Mugnî: “Müstağni kılan. ihtiyaç gideren, zengin eden.”
90-) El-Mâni: “Dilemediği şeye mani olan, engelleyen.”
91-) Ed-Dârr: “Elem, zarar verenleri yaratan.”
92-) En-Nâfi: “Fayda veren şeyleri yaratan.”
93-) En-Nûr: “Alemleri nurlandıran, dilediğine nur veren.”
94-) El-Hâdî: “Hidayet veren.”
95-) El-Bedî: “Eşi ve benzeri olmayan güzellik sahibi, eşsiz yaratan.”
96-) El-Bâkî: ”Daimi, ölümsüz, ebedi olan.”
97-) El-Vâris: “Her şeyin asıl sahibi olan.”
98-) Er-Reşîd: “İrşada muhtaç olmayan, doğru yolu gösteren. ”
99-) Es-Sabûr: “Ceza vermede acele etmeyen.”

Esma-i Hüsna ile ilgili ayetler:
1-) Taha suresi 8. ayet:
Arapça:
اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ لَهُ الْأَسْمَاء الْحُسْنَى
Okunuşu:
Allahü la ilahe illa hu lehül esmaül husna
Anlamı:
Allah, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. En güzel isimler O’nundur.

2-) Haşr suresi 24. ayet:
Arapça:
هُوَ اللَّهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْأَسْمَاء الْحُسْنَى يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
Okunuşu:
Huvallahul halikul – bariy-ulmusavviru lehum’esma ulhusna yusebbihu lehu ma fiyssemavati vel’ardı. Ve huvel’aziyzulhakiymu.
Anlamı:
O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

3-) Araf suresi 180. ayet:
Arapça:
وَلِلّٰهِ الْاَسْمَاءُ الْحُسْنٰى فَادْعُوهُ بِهَا وَذَرُوا الَّذٖينَ يُلْحِدُونَ فٖى اَسْمَائِهٖ سَيُجْزَوْنَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Okunuşu:
Ve lillahil esmaül husna fed’uhü biha ve zerullezıne yülhıdune fı esmail seyüczevne ma kanu ya’melun
Anlamı:
En güzel isimler Allah’ındır. O’na o güzel isimleriyle dua edin ve O’nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasına çarptırılacaklardır.

4-) İsra suresi 110. ayet:
Arapça:
قُلِ ادْعُواْ اللّهَ أَوِ ادْعُواْ الرَّحْمَنَ أَيًّا مَّا تَدْعُواْ فَلَهُ الأَسْمَاء الْحُسْنَى وَلاَ تَجْهَرْ بِصَلاَتِكَ وَلاَ تُخَافِتْ بِهَا وَابْتَغِ بَيْنَ ذَلِكَ سَبِيلاً
Okunuşu:
Kulid’ullahe evid’ur rahman eyyem ma ted’u fe lehül esmaül husna ve la techer bi salatike ve la tühafit biha vebteğı beyne zalike sebıla
Anlamı:
De ki: “(Rabbinizi) ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın, nihayet en güzel isimler O’nundur.” Namazında sesini pek yükseltme, çok da kısma. İkisi ortası bir yol tut.

Esma-ül Hüsna ile ilgili hadisler:
Ebû Hüreyre (r.a.) rivayet etmiştir:
1-) “Allah’ın 99 ismi vardır. Yüzden bir eksik. Bu isimleri bir kimse ezberlerse (hıfz) Cennete girer. O tektir, teki sever.” (Buhârî, De’avât, 68, VII, 169)
2-) “Allah’ın 99 ismi vardır, yüzden bir eksik. Kim bunları sayarsa (ihsâ) Cennete girer.” (Buhârî, Tevhîd, 12; Şurût, 18; Müslim, Zikir, 5; Nesâî, es-Sünenü’l-Kübrê, Nu’ût, 1,)

Esma İle ilgili kelimeler:
Esma-i İlahiyye: Allah kendisinden başka ilah olmayandır. En güzel isimler ona mahsustur.
Esma-i mevsule (İsm-i mevsule): Vasleden isimler.
Esma-i mübheme: Tek başına bir mana ifade etmeyen isimler.
Esma-i zâtiye:
1-) Zata ait isimler.
2-) Allah’ın zatına ait isimleri.
Eama-i Züruf:Gramer; Zarf olan isimler. Bir şeyin bir zamanda veya mekanda veya diğer bir şey ile beraber veya ondan evvel veya sonra vuku’ bulduğunu ifade eden kelimelerdir.
Esma -yi şerife: Allah’ın adları.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir