Eller nerede ve kaç kere kaldırılır

Posted by

Eller nerede ve kaç defa kaldırılır:
Bu konuda farklı rivayetler söz konusudur.
Taberanî’nin İbn Ebi Leyla, Hakem, Miksem yoluyla İbn Abbas’tan yaptığı rivayetinde: “Eller yedi yerde kaldırılır;
1-) Namaza başlarken (iftitah tekbiri).
2-) Mescidi Harama girip Beytullah’a bakarken.
3-) Merve tepesine çıkarken.
4-) İnsanlarla birlikte akşam Arafat’a çıkarken.
5-) Cem’de.
6, 7-) İki Cemreye taş atarken.
(bkz: Fethu’l Kadîr,)
Buharî muallak olarak -Vaki’, İbn Leyla, Hakem, Miksem yoluyla İbn Abbas’tan- yaptığı rivayette ise şöyle denilmiştir:
1-) Namaza başlarken (İftitah tekbiri):
2-) Kabe’ye yönelirken.
3-) Safa-Merve tepesine çıkarken.
4-) Arafat’ta iken.
5-) Cem’de.
6-) İki makamda.
7-) İki cemreye taş atarken.
Şube’ye göre hadis Mürsel ve gayr-ı mahfuz olduğundan zayıftır.(a.g.e.)

İmam Şafii’nin el-Um adlı kitabında da bu hadisle amel edilmeyeceği bildirilmiştir. İmam Şafii’nin hocası Veki’ bu hadisi İbn Abbas ve İbn Ömer’e mevkuf olarak rivayet etmiştir.

Bununla beraber, Tabiinden bir cemaatin sahih senetlere yaptıkları rivayetlere göre, Abdullah b. Ömer ve İbn Abbas’ın rükuya giderken ve rükudan kalkarken ellerini kaldırıyorlardı (a.g.e.). Oysa bu iki yer, yukarıdaki rivayetlerde yer almamaktadır.

Kaldı ki, Hz. Peygamber (s.a.v.)’in daha başka bir çok yerde de ellerini kaldırdığına dair mütevatir rivayetler vardır. Bu da “yedi yer” rivayetleri, bir sınırlamayı ifade etmediğinin delilidir (a.g.e.).

Buharî ve Müslim’in İbn Ömer’den aktardıklarına göre, Hz. Peygamber (s.a.v.), iftitah tekbirinde olduğu gibi, Rükuya varırken ve rükudan kalkarken ellerini kaldırıyordu.
(bkz: Neylu’l-evtar, II/178-182)

Şafii ve Hanbeli alimleri bu hadise dayanarak, rükuya varırken ve rükudan kalkarken de ellerinin kaldırılmasının sünnet olduğunu söylemişlerdir.
(bkz: el-fıkhu’l-İslamî, I/686)

Hanefi ve Malikiler ise, yine İbn Ömer’de gelen ve “Hz. Peygamber (s.a.v.)’in iftitah tekbirinin dışında namazın başka herhangi bir yerinde ellerini kaldırmıyordu.” şeklindeki bir hadise dayanarak, bunun sünnet olmadığını söylemişlerdir.
(el-Fıkhu’l-İslamî, 685)

Hanefi ve Malikilerin bir delili Hz. Ebu Bekir (r.a.) ve Hz. Ömer (r.a)’in iftitah tekbirinin dışında namazın başka herhangi bir yerinde ellerini kaldırmadıklarına dair rivayettir. Bu rivayete de zayıf diyen alimler vardır.
(Nasbu’r-Raye, I/396)
Ancak bu iki mezhebi destekleyen ve hasen olarak kabul edilen hasen hadisler de vardır:

Ebu Davud, Tirmizî ve Nesaî’nin İbn Mesud’dan yaptıkları rivayete göre, “Hz. Peygamber (s.a.v.)’in iftitah tekbirinin dışında namazın başka herhangi bir yerinde ellerini kaldırmıyordu.
(bkz: Nasbu’r-Raye, ı/394)

Bu açıklamalardan anlaşılıyor ki, her mezhebin kendisine göre delili vardır. İlmen en doğru bulduğumuz ve bizi tatmin etmiş bir bilgi nerede olursa olsun, ferdi olarak onu kabul edebilir ve onunla amel edebiliriz. Fakat halk olarak bize düşen, bağlı bulunduğumuz mezhebe uymaktır.

Not: Alıntıdır Sorularla İslamiyet sitesi
Bilinmeyen kelimeler:
1-) İftitah: Açma, başlama
2-) Mevkuf, mavkuf: Ashab’dan nakledilen söz iş ve takrirler
2a-)Takrir :
2a1- Yerleştirme, yerini belli etme,
2a2- sağlamlatma,
2a3- ağızdan anlatma,
2a4- resmi olarak yazıyla bildirme,
2a5- politika yazısı, nota,
2a6- mal satarken tapu idaresinde mal sahibinin memur önündeki ifadesi.
3-) Tabiin: Peygamberimizi (s.a.v.) görmüş olanları görüp onlardan hadis dinlemiş olanlar.
4-) Mütevatir, mütevatire: Ağızdan ağza yayılan, halk arasında söylenilen.
5-) Hasen, hasene: Güzel, iyi, hoş
6-) Amel:
a- İş.
b- Uygulama, meydana çıkarma
c- Din emirlerini yerine getirme işi
d- Sürgün, iç sürmesi
e- Vali

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir