Diyet

Posted by

Diyet:
1-) İslam hukukunda: Yaralama ya da öldürme durumlarında, suçlunun ödemek zorunda olduğu akçe.
2-) Sağlığı korumak veya düzeltmek amacıyla uygulanan beslenme düzeni, perhiz, rejim.

Diyet ile ayetler:
Nisa suersi 92. ayet:
Arapça:
وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ أَنْ يَقْتُلَ مُؤْمِنًا إِلَّا خَطَأً وَمَنْ قَتَلَ مُؤْمِنًا خَطَأً فَتَحْرِيرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍ وَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ إِلَى أَهْلِهِ إِلَّا أَنْ يَصَّدَّقُوا فَإِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ عَدُوٍّ لَكُمْ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَتَحْرِيرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍ وَإِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ مِيثَاقٌ فَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ إِلَى أَهْلِهِ وَتَحْرِيرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ تَوْبَةً مِنْ اللَّهِ وَكَانَ اللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا
Okunuşu:
Ve ma kane li mü’minin ey yaktüle mü’minen illa hataa ve men katele mü’mine hataen fe tahrıru rakabetim mü’minetiv ve diyetüm müsellemetün ila ehlihı illa ey yessaddeku fe in kane min kavmin adüvvil leküm ve hüve mü’minün fe tahrıru rakabetim mü’mineh ve in kane mni kavmim beyneküm ve beynehüm mısakun fediyetüm müsellemetün ila ehlihı ve tahrıru rakabetim mü’mineh fe mel lem yecid fe sıyamü şehrayni mütetabiayni tevbetem minellah ve kanellahü alımen hakıma
Anlamı:
Bir müminin bir mümini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mümini yanlışlıkla öldürürse bir mü’min köleyi azad etmesi ve bağışlamadıkları sürece ailesine diyet ödemesi gerekir. (Öldürülen kimse) mü’min olur ve düşmanınız olan bir topluluktan bulunursa, mü’min bir köle azad etmek gerekir. Eğer sizinle kendileri arasında antlaşma bulunan bir topluluktan ise ailesine verilecek bir diyet ve mü’min bir köle azad etmek gerekir. Bunlara imkan bulamayanın, Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay ardarda oruç tutması gerekir. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

İsra suresi 33. ayet:
Arapça:
وَلاَ تَقْتُلُواْ النَّفْسَ الَّتِي حَرَّمَ اللّهُ إِلاَّ بِالحَقِّ وَمَن قُتِلَ مَظْلُومًا فَقَدْ جَعَلْنَا لِوَلِيِّهِ سُلْطَانًا فَلاَ يُسْرِف فِّي الْقَتْلِ إِنَّهُ كَانَ مَنْصُورًا
Okunuşu:
Ve la taktülün nefselletı harramellahü illa bil hakk ve men kutile mazlumen fe kad cealna li veliyyihı sültanen fe la yüsrif fil katl innehu kane mensura
Anlamı:
Haklı bir sebep olmadıkça, Allah’ın, öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın. Kim haksız yere öldürülürse, biz onun velisine yetki vermişizdir. Ancak o da (kısas yoluyla) öldürmede meşru ölçüleri aşmasın. Çünkü kendisine yardım edilmiştir.

Diyet ile ilgili hadisler:
1-) Amr İbnu Şuayb an ebihi an ceddihi (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki.: “Kim hataen öldürülürse, diyeti yüz devedir; bunlardan otuzu bintü mehaz (iki yaşına girmiş dişi deve), otuzu bintü lebün (üç yaşına girmiş dişi deve), otuzu hıkka (dört yaşına girmiş dişi deve), on tane de ibnu lebündur (üç yaşına girmiş erkek deve).” Tirmizi’nin rivayetinde şöyle denir: “Kim taammüden (kasıtla) öldürürse, öldürülenin velilerine teslim edilir, dilerlerse öldürürler, dilerlerse diyet alırlar. Bu 30 hıkka (dört yaşına giren dişi deve): 30 cezea (beş yaşına girmiş dişi deve); 40 aded halife (hamile deve) dir. Ayrıca ne üzerine sulh yaptıysalar bu da onlarındır. Bu, diyetin şiddetini artırmaktır.” [Ebu Davud, Diyat 18, (4541); Tirmizi, Diyat 1, (1387); Nesai, Kasame 30, (8, 43).]
2-) İbnu Mes’ud (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Hataen öldürmede diyet olarak yirmi hıkka, yirmi cezea, yirmi bintu mehaz, yirmi bintu lebün ve yirmi benü lebün vardır.” [Ebu Davud, Diyat 18, (4545), Tirmizi, Diyat 1, (1386); Nesai, Kasame 32, (8, 43-44).]
3-) Amr İbnu Şuayb an ebihi an ceddihi (radıyallahu anhüma) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Kadının diyeti, erkeğin diyetine, diyetin üçte bir miktarına kadar eşittir.” [Nesai, Kasame 34, (8, 44, 45).]
4-) Hz. İbnu Abbas (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) öldürülen mükateb hakkında, azat edilen miktarınca hür diyetine göre, geri kalan kısmı için de köle diyetine göre hesaplanmasına hükmetti.” [Ebu Davud, Diyat 22, (4581); Nesai, Kasame 36, (8, 45, 46); Tirmizi, Büyü’ 35, (1259).]
5-) Amr b. Şuayb’den, Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur; Şibh-i amd (kaste benzeyen) katlin diyeti, kasten olan katlin diyeti gibi çoktur. Fakat sahibi öldürülmez. Hz Ömer r.a. de böyle hükmetmiştir. (Ebû Dâvûd, Ahmed)
6-) Ali (r.a.)’den, Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur;
Dikkat ediniz, şibh-i amd olan hatanın, yani kamçı ve değnek ile olan öldürmenin diyeti 100 devedir. Bunların kırkının gebe olması lazımdır. (Ebû Dâvûd)
7-) Hz. Ali (r.a.)’den, Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur; Doktor olmadığı halde yani, sahte bir doktorun, hastayı tedavi etmesi neticesinde hasta ölürse, diyet vermesi lazımdır, kendisine hata suretiyle katil muamelesindeki diyet tatbik edilir. (Ebû Dâvûd, Neseî, Hâkim.)

Diyet ile ilgili kelimeler:
Diyet-i kâmile: Hukukta: Katledilen şahsın nefsine bedel caniden veya ailesinden alınan tam diyet olup miktarı maktule göre değişir.
Diyet-i mugallâza: Hukukta: Şibhi amd suretiyle vuku’bulan bir katilden dolayı verilmesi gereken diyettir ki dört neviden yirmi beşer adet olmak üzere yüz devedir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir