Deli

Posted by

Deli:
1-) Akıl ve ruh dengesi bozulmuş olan, akıl ve ruh sağlığı yerinde olmayan.
2-) Davranışları aşırı ve taşkın olan, aşırı davranışlarda bulunan.
3-) (mecazi) Davranışları aşırı ve taşkın olan, çılgın.

Deli ile ilgili ayetler:
1-) Araf suresi 184. ayet:
Arapça:
اَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا مَا بِصَاحِبِهِمْ مِنْ جِنَّةٍ اِنْ هُوَ اِلَّا نَذٖيرٌ مُبٖينٌ
Okunuşu:
E ve lem yetefekkeru ma bi sahıbihim min cinneh in hüve illa nezırum mübın
Anlamı:
Onlar düşünmediler mi ki (çok iyi tanıdıkları, kendileriyle içiçe yaşamış olan) arkadaşlarında (Peygamber’de) delilikten eser yoktur. O ancak apaçık bir uyarıcıdır.

2-) Mü’minun suresi 70. ayet:
Arapça:
أَمْ يَقُولُونَ بِهِ جِنَّةٌ بَلْ جَاءهُم بِالْحَقِّ وَأَكْثَرُهُمْ لِلْحَقِّ كَارِهُونَ
Okunuşu:
Em yekulune bihı cinneh bel caehüm bil hakkı ve ekseruhüm lil hakkı karihun
Anlamı:
Yoksa “O cinnet getirmiş” mi diyorlar? Hayır o, onlara hakkı getirdi. Halbuki onların pek çoğu haktan hoşlanmamaktadırlar.

3-) Şuara suresi 27. ayet:
Arapça:
قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذِي أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ
Okunuşu:
Kale inne rasulekümüllezı ürsile ileyküm le mecnun
Anlamı:
Firavun, “Bu size gönderilen peygamberiniz, şüphesiz delidir” dedi.

4-) Sebe suresi 46. ayet:
Arapça:
قُلْ إِنَّمَا أَعِظُكُم بِوَاحِدَةٍ أَن تَقُومُوا لِلَّهِ مَثْنَى وَفُرَادَى ثُمَّ تَتَفَكَّرُوا مَا بِصَاحِبِكُم مِّن جِنَّةٍ إِنْ هُوَ إِلَّا نَذِيرٌ لَّكُم بَيْنَ يَدَيْ عَذَابٍ شَدِيدٍ
Okunuşu:
Kul innema eızuküm bi vahıdeh en tekumu lillahi mesna ve füraa sümme tetefekkeru ma bi sahıbiküm min cinneh in hüve illa nezırul leküm beyne yedey azabin şedıd
Anlamı:
(Ey Muhammed!) De ki: “Ben size ancak bir tek şeyi, Allah için ikişer ikişer, teker teker kalkıp düşünmenizi öğütlüyorum. Arkadaşınız Muhammed’de cinnetten eser yoktur. O şiddetli bir azaptan önce sizin için ancak bir uyarıcıdır.”

5-) Duhan suresi 14. ayet:
Arapça:
ثُمَّ تَوَلَّوْا عَنْهُ وَقَالُوا مُعَلَّمٌ مَّجْنُونٌ
Okunuşu:
Sümme tevellev anhü ve kalu muallemüm mecnun
Anlamı:
Sonra ondan yüz çevirdiler ve: Bu, öğretilmiş bir deli! dediler.

6-) Zariyat suresi 39. ayet:
Arapça:
فَتَوَلَّى بِرُكْنِهِ وَقَالَ سَاحِرٌ أَوْ مَجْنُونٌ
Okunuşu:
Fe tevella bi ruknihi ve kale sahırun ev mecnun
Anlamı:
O ise kuvvetine güvenerek yüz çevirdi ve “Bu bir büyücü veya delidir” dedi.

7-) Kamer suresi 9. ayet:
Arapça:
كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ فَكَذَّبُوا عَبْدَنَا وَقَالُوا مَجْنُونٌ وَازْدُجِرَ
Okunuşu:
Kezzebet kablehum kavmu nuhın fekezzebu abdena ve kalu mecnunuv vezducir
Anlamı:
Onlardan önce Nuh’un kavmi de yalanlamıştı. Onlar kulumuzu yalanlayıp “Bu bir delidir” dediler ve kulumuz (tebliğ görevinden) alıkonuldu.

😎 Kalem suresi 51. ayet:
Arapça:
وَإِن يَكَادُ الَّذِينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُ لَمَجْنُونٌ
Okunuşu:
Ve in yekadulleziyne keferu leyuzlikuneke biebsarihim lemma semi’uzzikre ve yekulune innehu lemecnunun.
Anlamı:
Şüphesiz inkar edenler Zikr’i (Kur’-an’ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler. (Senin için,) “Hiç şüphe yok o bir delidir” diyorlar.

9-) Tekvir suresi 22. ayet:
Arapça:
وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجْنُونٍ
Okunuşu:
Ve ma sahıbukum bimecnunin.
Anlamı:
(Ey Kureyşliler!) Sizin arkadaşınız (Muhammed) bir deli değildir.

Deli ile ilgili hadisler:
1-) Ebu Said el-Hudrî anlatıyor, Peygamberimiz (a.s.m) şöyle buyurdu:
“Allah’ı öyle çok zikredin ki, tâ -insanlar- size mecnun/deli desinler.” (Ahmed b. Hanbel, 3/68; Hâkim, 1/499; Mecmau’z-Zevaid, 10/16).

Deli ile ilgili kelimeler:
Deli bal (balı): Arıların, zehirli maddeler taşıyan çiçeklerden topladıkları bal.
Deli balta: Gaddar, zalim kimse.
Deli bozuk: Günü gününe, sözü sözüne, bir yaptığı öbür yaptığına uymayan.
Deli çıkmak:
1-) Çıldırmak.
2-) (mecazi) Çok sinirlenmek.
Deli diyenin tepesi delinsin: Kendisinin deli olduğunu ileri süren kişiye karşı söylenen bir ilenme.
Deli dolu: Sözlerinde ve davranışlarında düşünce payı az olan, ilerisini, gerisini düşünmeden rastgele konuşan, patavatsız.
Deli duman: Delicesine atılgan.
Deli fişek: Delişmen ve hoppa.
Deli gibi: Deliye yaraşır davranışta, delicesine.
a-) deli gibi fırlamak: Telaşla, aniden, hızla, oturduğu yerden kalkmak.
b-) deli gibi koşmak: Tüm hızıyla koşmak.
Deli gömleği: Saldırgan delilere, hareketlerini engellemek için giydirilen, kollarını kıpırdatmalarına engel olacak biçimde yapılmış gömlek.
Delikanlı:
1-) Çocukluk çağından çıkmış genç ve gürbüz erkek. Hafız’ın getirdiği delikanlı, iyi yüzle bir genç.
2-) … delisi: Herhangi bir şeye tutku derecesinde düşkün.
Deli alacası: Birbirini tutmayan parlak renklerden oluşan:
Fermanlı deli:
1-) Deli olduğu herkesçe bilinen, zır deli anlamlarında kullanılan bir deyimdir.
2-) Delilik raporu olan ve akıl sağlığı kontrolden geçmiş ve tescilli deli olan kişiler için ya da o minvalde iş yapanlar için kullanılan deyimdir.
Zırdeli: İyice deli, çok deli, çılgın.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir