Cimri

Posted by

Cimri: Harcanması gereken malı sarf etmekten kaçınmak, para ve malı çok sevdiğinden dolayı, başkasına bir şey vermekten çekinmek.

Cimrilik ile ilgili ayetler:
1-) Al-i İmran Suresi 180. ayet:
Arapça:
وَلاَ يَحْسَبَنَّ الَّذِينَ يَبْخَلُونَ بِمَا آتَاهُمُ اللّهُ مِن فَضْلِهِ هُوَ خَيْرًا لَّهُمْ بَلْ هُوَ شَرٌّ لَّهُمْ سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُواْ بِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَلِلّهِ مِيرَاثُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَاللّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ
Okunuşu:
Ve la yahsebennellezıne yebhalune bi ma atahümüllahü min fadlihı hüve hayral lehüm bel hüve şerrul lehüm seyütavvekune ma behılu bihı yevmel kıyameh ve lillah mırasüs semavati vel ard vallahü bi ma ta’melune habır
Anlamı:
Allah’ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

2-) Tevbe Suresi 34. ayet:
Arapça:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ إِنَّ كَثِيرًا مِّنَ الأَحْبَارِ وَالرُّهْبَانِ لَيَأْكُلُونَ أَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ اللّهِ وَالَّذِينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلاَ يُنفِقُونَهَا فِي سَبِيلِ اللّهِ فَبَشِّرْهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
Okunuşu:
Ya eyyühellezıne amenu inne kesıram minel ahbari ver ruhbani le ye’külune emvalen nasi bil batıli ve yesuddune an sebılillah vellezıne yeknizunez zehebe vel fiddate ve la yünfikuneha fı sebılillahi fe beşşirhüm bi azabin elım
Anlamı:
Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yollarla yiyorlar ve Allah’ın yolundan alıkoyuyorlar. Altın ve gümüşü biriktirip gizleyerek onları Allah yolunda harcamayanları elem dolu bir azapla müjdele.
3-) Tevbe Suresi 35. ayet:
Arapça:
يَوْمَ يُحْمَى عَلَيْهَا فِي نَارِ جَهَنَّمَ فَتُكْوَى بِهَا جِبَاهُهُمْ وَجُنوبُهُمْ وَظُهُورُهُمْ هَذَا مَا كَنَزْتُمْ لأَنفُسِكُمْ فَذُوقُواْ مَا كُنتُمْ تَكْنِزُونَ
Okunuşu:
Yevme yuhma aleyha fı nari cehenneme fe tükva biha cibahühüm ve cünubühüm ve zuhuruhüm haza ma keneztüm li enfüsiküm fe zuku ma küntüm teknizun
Anlamı:
O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılacak da onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak ve, “İşte bu, kendiniz için biriktirip sakladığınız şeylerdir. Haydi tadın bakalım biriktirip sakladıklarınızı”! denilecek.

4-) Nisa Suresi 37. ayet:
Arapça:
الَّذِينَ يَبْخَلُونَ وَيَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبُخْلِ وَيَكْتُمُونَ مَا آتَاهُمْ اللَّهُ مِنْ فَضْلِهِ وَأَعْتَدْنَا لِلْكَافِرِينَ عَذَابًا مُهِينًا
Okunuşu:
Ellezıne yebhalune ve ye’mürunen nase bil buhli ve yektümune ma atahümüllahü min fadlih ve a’tedna lil kafirıne azabem mühına
Anlamı:
Bunlar cimrilik eden, insanlara da cimriliği emreden ve Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği nimeti gizleyen kimselerdir. Biz de o nankörlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

5-) İsra Suresi 29. ayet:
Arapça:
وَلاَ تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً إِلَى عُنُقِكَ وَلاَ تَبْسُطْهَا كُلَّ الْبَسْطِ فَتَقْعُدَ مَلُومًا مَّحْسُورًا
Okunuşu:
Ve la tec’al yedek mağluleten ila unukike ve la tebsutha küllel beştı fe tak’ude melumem mahsura
Anlamı:
Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.
6-) İsra Suresi 100. ayet:
Arapça:
قُل لَّوْ أَنتُمْ تَمْلِكُونَ خَزَآئِنَ رَحْمَةِ رَبِّي إِذًا لَّأَمْسَكْتُمْ خَشْيَةَ الإِنفَاقِ وَكَانَ الإنسَانُ قَتُورًا
Okunuşu:
Kul lev entüm temlikune hazine rahmeti rabbı izel le emsektüm heşyetel infak ve kanel insanü katura
Anlamı:
De ki: “Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, o zaman da tükenir korkusuyla cimrilik ederdiniz. Zaten insan çok cimridir.”

7-) Furkan Suresi 67. ayet:
Arapça:
وَالَّذِينَ إِذَا أَنفَقُوا لَمْ يُسْرِفُوا وَلَمْ يَقْتُرُوا وَكَانَ بَيْنَ ذَلِكَ قَوَامًا
Okunuşu:
Vellezıne iza enfeku lem yüsrifu ve lem yaktüru ve kane beyne zalike kavama
Anlamı:
Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır.

😎 Muhammed Suresi 37. ayet:
Arapça:
إِن يَسْأَلْكُمُوهَا فَيُحْفِكُمْ تَبْخَلُوا وَيُخْرِجْ أَضْغَانَكُمْ
Okunuşu:
İy yes’elkümuha fe yuhfiküm tebhalu ve yuhric adğaneküm
Anlamı:
Eğer onları sizden isteyip de sizi zorlasaydı, cimrilik ederdiniz, O da kinlerinizi ortaya çıkarırdı.
9-) Muhammed Suresi 38. ayet:
Arapça:
هَاأَنتُمْ هَؤُلَاء تُدْعَوْنَ لِتُنفِقُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَمِنكُم مَّن يَبْخَلُ وَمَن يَبْخَلْ فَإِنَّمَا يَبْخَلُ عَن نَّفْسِهِ وَاللَّهُ الْغَنِيُّ وَأَنتُمُ الْفُقَرَاء وَإِن تَتَوَلَّوْا يَسْتَبْدِلْ قَوْمًا غَيْرَكُمْ ثُمَّ لَا يَكُونُوا أَمْثَالَكُمْ
Okunuşu:
Ha entüm haülai tüd’avne li tünfiku fı sebılillah fe minküm mey yebhal vallahül ğaniyyü ve entümül fükara’ ve in tetevellev yestebdil kavmen ğayraküm sümme la yekunu emsaleküm
Anlamı:
İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağrılıyorsunuz. Ama içinizden cimrilik yapanlar var. Kim cimrilik yaparsa ancak kendi zararına cimrilik yapmış olur. Allah her bakımdan sınırsız zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer ondan yüz çevirecek olursanız, yerinize başka bir toplum getirir de onlar sizin gibi olmazlar.

10-) Hadid Suresi 24. ayet:
Arapça:
الَّذِينَ يَبْخَلُونَ وَيَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبُخْلِ وَمَن يَتَوَلَّ فَإِنَّ اللَّهَ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَمِيدُ
Okunuşu:
Elleziyne yebhalune ve ye’murunennase bilbuhli ve men yetevelle feinnallahe huvelğaniyyulhamiydu.
Anlamı:
Onlar cimrilik edip insanlara da cimriliği emreden kimselerdir. Kim yüz çevirirse bilsin ki şüphesiz Allah ganidir, zengindir, övülmeye layıktır.

11-) Kalem Suresi 17. ayet:
Arapça:
إِنَّا بَلَوْنَاهُمْ كَمَا بَلَوْنَا أَصْحَابَ الْجَنَّةِ إِذْ أَقْسَمُوا لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِحِينَ
Okunuşu:
İnna belevnahum kema belevna ashabelcenneti iz aksemu leyasri munneha musbihıyne.
Anlamı:
Şüphesiz biz, vaktiyle “bahçe sahipleri”ne bela verdiğimiz gibi, onlara (Mekkeli inkarcılara) da bela verdik. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden (fakirler gelmeden) bahçenin ürünlerini devşirmeye yemin etmişlerdi.
12-) Kalem Suresi 18. ayet:
Arapça:
وَلَا يَسْتَثْنُونَ
Okunuşu:
Ve la yestesnune.
Anlamı:
(Bunu tasarlarken) istisna da yapmıyorlardı. (“İnşaallah” demiyorlardı.)
13-) Kalem Suresi 19. ayet:
Arapça:
فَطَافَ عَلَيْهَا طَائِفٌ مِّن رَّبِّكَ وَهُمْ نَائِمُونَ
Okunuşu:
Fetafe ‘aleyha taifun min rabbike ve hum naimune.
Anlamı:
Nihayet onlar uykuda iken Rabbinden bir afet (ateş) bahçeyi sardı.
14-) Kalem Suresi 20. ayet:
Arapça:
فَأَصْبَحَتْ كَالصَّرِيمِ
Okunuşu:
Feasbehat kessariymi.
Anlamı:
Böylece bahçe, (anızı) yakılmış toprağa döndü.
15-) Kalem Suresi 21. ayet:
Arapça:
فَتَنَادَوا مُصْبِحِينَ
Okunuşu:
Fetenadev musbihıyne.
Anlamı:
Sabah olunca birbirlerine seslendiler.
16-) Kalem Suresi 22. ayet:
Arapça:
أَنِ اغْدُوا عَلَى حَرْثِكُمْ إِن كُنتُمْ صَارِمِينَ
Okunuşu:
Eniğdu ‘ala harsikum in kuntum sarimiyne.
Anlamı:
Eğer, ürününüzü toplayacaksanız, tarlanıza sabah erkenden gidin!
17-) Kalem Suresi 23. ayet:
Arapça:
فَانطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَ
Okunuşu:
Fentaleku ve hum yetehafetune.
Anlamı:
Hemen, sessizce yola koyuldular.
18-) Kalem Suresi 24. ayet:
Arapça:
أَن لَّا يَدْخُلَنَّهَا الْيَوْمَ عَلَيْكُم مِّسْكِينٌ
Okunuşu:
En la yedhulennehelyevme ‘aleykum miskiynun.
Anlamı:
“Sakın ha! Bugün aranıza hiçbir ihtiyaç sahibi girmesin.
19-) Kalem Suresi 25. ayet:
Arapça:
وَغَدَوْا عَلَى حَرْدٍ قَادِرِينَ
Okunuşu:
Ve ğadev ‘ala hardin kadiriyne.
Anlamı:
(Yoksullara yardım etmeye) güçleri yettiği halde (böyle söyleyerek) erkenden yola çıktılar.
20-) Kalem Suresi 26. ayet:
Arapça:
فَلَمَّا رَأَوْهَا قَالُوا إِنَّا لَضَالُّونَ
Okunuşu:
Felemma reevha kalu inna ledallune.
Anlamı:
Fakat bahçeyi o halde gördüklerinde, “Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız!” dediler.
21-) Kalem Suresi 27. ayet:
Arapça:
بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ
Okunuşu:
Bel nahnu mahrumune.
Anlamı:
(Gerçeği anlayınca da), “Hayır, meğer biz mahrum bırakılmışız!” dediler.
22-) Kalem Suresi 29. ayet:
Arapça:
قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَا إِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ
Okunuşu:
Kalu subhane rabbina inna kunna zalimiyne.
Anlamı:
Onlar, “Rabbimizi tesbih ederiz (yüceltiriz). Şüphesiz biz zalim kimseler imişiz” dediler.
23-) Kalem Suresi 30. ayet:
Arapça:
فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَى بَعْضٍ يَتَلَاوَمُونَ
Okunuşu:
Feakbele ba’duhum ‘ala ba’dın yetelavemune.
Anlamı:
Bunun üzerine birbirlerini kınamaya başladılar.
24-) Kalem Suresi 31. ayet:
Arapça:
قَالُوا يَا وَيْلَنَا إِنَّا كُنَّا طَاغِينَ
Okunuşu:
Kalu ya veylena inna kunna tağıyne.
Anlamı:
Şöyle dediler: “Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz!”
25-) Kalem Suresi 32. ayet:
Arapça:
عَسَى رَبُّنَا أَن يُبْدِلَنَا خَيْرًا مِّنْهَا إِنَّا إِلَى رَبِّنَا رَاغِبُونَ
Okunuşu:
‘asa rabbuna en yubdilena hayren minha inna ila rabbina rağıbune.
Anlamı:
“Umulur ki, Rabbimiz bize bunun yerine daha iyisini verir. Çünkü biz artık Rabbimizi arzulayanlarız.”
26-) Kalem Suresi 33. ayet:
Arapça:
كَذَلِكَ الْعَذَابُ وَلَعَذَابُ الْآخِرَةِ أَكْبَرُ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ
Okunuşu:
Kezalikel’azabu ve le’azabul’ahıreti ekberu lev kanu ya’lemune.
Anlamı:
İşte böyledir azap! Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür; ah bir bilselerdi!

27-) Hakka Suresi 34. ayet:
Arapça:
وَلَا يَحُضُّ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ
Okunuşu:
Ve la yehuddu ‘ala ta’amil miskiyni.
Anlamı:
“Yoksulu doyurmaya teşvik etmiyordu.”

28-) Leyl Suresi 8. ayet:
Arapça:
وَأَمَّا مَن بَخِلَ وَاسْتَغْنَى
Okunuşu:
Ve emma men bahıle vestağna.
Anlamı:
Fakat kim cimrilik eder de kendisini müstağni görürse,
29-) Leyl Suresi 9. ayet:
Arapça:
وَكَذَّبَ بِالْحُسْنَى
Okunuşu:
Ve kezzebe bilhusna.
Anlamı:
En iyiyi yalanlarsa,
30-) Leyl Suresi 10. ayet:
Arapça:
فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْعُسْرَى
Okunuşu:
Fesenüyessirühu lil’usra.
Anlamı:
Ona en zoru kolaylaştıracağız.
31-) Leyl Suresi 11. ayet:
Arapça:
وَمَا يُغْنِي عَنْهُ مَالُهُ إِذَا تَرَدَّى
Okunuşu:
Ve ma yuğniy ‘anhü malühu iza teredda.
Anlamı:
Cehenneme yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez.

32-) Mearic Suresi 18. ayet:
Arapça:
وَجَمَعَ فَأَوْعَى
Okunuşu:
Ve cema’a feev’a.
Anlamı:
Mal, mülk edinip, onu biriktireni.

33-) Tekvir Suresi 24. ayet:
Arapça:
وَمَا هُوَ عَلَى الْغَيْبِ بِضَنِينٍ
Okunuşu:
Ve ma huve ‘alelğaybi bidaniynin.
Anlamı:
O, gayb hakkında cimri değildir.

34-) Fecr Suresi 18. ayet:
Arapça:
وَلَا تَحَاضُّونَ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ
Okunuşu:
Ve la tehaddune ‘ala ta’amilmiskiyni.
Anlamı:
Birbirinizi yoksulu yedirmeye teşvik etmiyorsunuz.

35-) Ma’un Suresi 3. ayet:
Arapça:
وَلَا يَحُضُّ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ
Okunuşu:
Ve la yehuddu ala taamil miskin
Anlamı:
Miskini doyurmaya teşvik etmez.

36-) Tegabün Suresi 16. ayet:
Arapça:
فَاتَّقُوا اللَّهَ مَا اسْتَطَعْتُمْ وَاسْمَعُوا وَأَطِيعُوا وَأَنفِقُوا خَيْرًا لِّأَنفُسِكُمْ وَمَن يُوقَ شُحَّ نَفْسِهِ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
Okunuşu:
Fettekullahe mesteta’tum vesme’u ve etiy’u ve enfiku hayren lienfusikum ve men yuka şuhha nefsihi feulaike humulmufluhune.
Anlamı:
O halde, gücünüz yettiği kadar Allah’a karşı gelmekten sakının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğiniz için harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

Cimrilik ile ilgili hadisler:
1-) “Cömertlik, dalları dünyaya uzanan cennet ağaçlarından bir ağaçtır. Kim onun dallarından birine tutunursa, bu onu cennete götürür. Cimrilik ise, dalları dünyaya uzanmış cehennem ağaçlarından bir ağaçtır. Kim de, onun dallarından birine tutunursa, bu da onu cehenneme çekip sürükler!..” (Beyhakî, Şuabü’l-Îmân, VII, 435)
2-) “Cimri ile cömert in durumu, göğüsleri ile köprücük kemikleri arasına zırh giyinmiş iki kişinin durumuna benzer. Cömert, sadaka verdikçe, üzerindeki zırh genişler, uzar, ayak parmaklarını örter ve ayak izlerini siler. Cimri ise, bir şey vermek istediğinde, zırhın halkaları birbirine iyice geçer, onu sıkıştırır; genişletmek için ne kadar çalışsa da başaramaz.” (Buhârî, Cihâd 89, Zekât 28; Müslim, Zekât 76-77)
3-) Cabir ibni Abdullah (Allah Ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Zulmetmekten sakının çünkü zulüm, sahibini kıyamette karanlıkta bırakır. Cimrilikten de sakının zira cimrilik sizden önce yaşayan insanları helak etmiştir. Onları kan dökmeye ve haramı helal görmeye yöneltmiştir.” (Müslim, Birr 56)
4-) Ebu Said el-Hudri (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “İki haslet vardır ki bir müminde asla beraber bulunmazlar: Cimrilik ve kötü ahlak.” (Tirmizi, Bir 41, (1963).H.)
5-) Cimrilikten sakınınız. Çünkü cimrilik, sizden öncekilerin helakına sebeb oldu. (Hadîs-i şerîf-Tebyîn-ül-Mehârîm)
6-) Cimri olanlar, her ne kadar zahit (dünyaya rağbet etmiyor) olsalar da, Cennet’e giremezler. (Hadîs-i şerîf-Zevâcir)

Cimri ile ilgili kelimeler:
Cimrilik (Elisıkılık): Cimri olma durumu.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir