Çile:

Posted by

Çile:
1-) (Tasavvuf) Dervişlerin, nefislerini terbiye ederek tasavvuf yolunda ilerleyebilmek için kırk gün tenha bir yerde riyazet (nefsin istemediği şeyler) ve ibadetle meşgul olmaları.
2-) Eziyet. Sıkıntı.
3-) İplik.
4-) Yay kirişi.

Hak teala, hepimizi her an kendinin esiri olmak şerefine kavuştursun. Hakiki kurtuluş O’na esir olmak, tutulmaktır. Ondan başka bir şey düşünmemek, hatıra bir şey getirmemek, büyüklerimizin yolunda, pek kolay hasıl olmaktadır. Hatta bu yolun büyüklerinden bir kaçı kırk gün çile çekmiş, kırk gün sonra, hatırlarına dünya düşünceleri gelmez olmuştur. (İmâm-ı Rabbânî)

Behâiyye, ne güzel götürücüdür!
Yolcuları gizlice yerine götürür.
Sözlerin tadı sâliklerin kalbinden
Halvette çile çekmek fikrini süpürür
(Molla Câmi)

Ahrâriyye büyükleri, zamanlarında bulunmayan, halvet yani yalnız başına kalmak, kırk gün bir yere kapanıp çile çıkarmak yerine, insanlar arasında, kalbini Allah ile bulundurmak saadetine kavuşmuşlardır. (İmâm-ı Rabbânî)

Cahil sûfiler, zikre, fikre sarılıp, farzları ve sünnetleri yapmakta gevşek davranıyorlar.Kırk gün çile çekmeyi ve riyazetler yapmayı beğeniyor, Cuma namazına ve cemaate gitmiyorlar. Halbuki bir farz namazı cemaat ile kılmak onların binlerle, kırk günlük çilelerinden daha faydalıdır. (İmâm-ı Rabbânî)

Çilekeş : Çile çekmiş. Çile dolduran, dert çeken.

Çilehane:
1-) Tarikat yapılarında dervişlerin çile dönemleri için yapılmış, yalnızca küçük bir kapısı bulunan, penceresiz ve dar oda.
2-) Tekkelerde çile doldurulan yer anlamına gelir.

Çilehane-i Uzlet: Çile çekilen yer. Yalnız başına ve çile içinde ibadet yapılan yer

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir