Cemaat

Posted by

Cemâât:
1-) Bir imama uyarak namaz kılan topluluk.
2-) İnsan topluluğu, kalabalık.
3-) Aynı dinden veya aynı soydan olanların meydana getirdiği topluluk.
4-) Aynı işi yapanların veya ortak bir tarafı olanların meydana getirdiği topluluk, fırka, taife.
5-) Yeniçeri teşkilatında birkaç odanın birleşmesinden meydana gelen kısım.

Cemaat ile ilgili ayetler:
1-) Yusuf süresi 8. ayet:
Arapça:
إِذْ قَالُواْ لَيُوسُفُ وَأَخُوهُ أَحَبُّ إِلَى أَبِينَا مِنَّا وَنَحْنُ عُصْبَةٌ إِنَّ أَبَانَا لَفِي ضَلاَلٍ مُّبِينٍ
Okunuşu:
İz kalu le yusüfü ve ehuhü ehabbü ila ebına minna ve nahnü usbeh inne ebana le fı dalalim mübın
Anlamı:
Kardeşleri dediler ki: “Biz güçlü bir topluluk olduğumuz halde Yûsuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Doğrusu babamız açık bir yanılgı içindedir.”

2-) Şuara süresi 54. ayet:
Arapça:
إِنَّ هَؤُلَاء لَشِرْذِمَةٌ قَلِيلُونَ
Okunuşu:
İnne haülai le şirzimetün kalılun
Anlamı:
Dedi ki, “Bunlar pek az ve önemsiz bir topluluktur.”
3-) Şuara süresi 56. ayet:
Arapça:
وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَاذِرُونَ
Okunuşu:
Ve inna le cemıun hazirun
Anlamı:
“Ama biz uyanık ve tedbirli bir topluluğuz.”

4-) Neml süresi 83. ayet:
Arapça:
وَيَوْمَ نَحْشُرُ مِن كُلِّ أُمَّةٍ فَوْجًا مِّمَّن يُكَذِّبُ بِآيَاتِنَا فَهُمْ يُوزَعُونَ
Okunuşu:
Ve yevme nahşüru min külli ümmetin fevcem mimmey yükezzibü bi ayatina fehüm yuzeun
Anlamı:
Her ümmetten âyetlerimizi yalanlayanlarından bir grubu toplayacağımız ve bunların (topluca hesap yerine) sevk edilecekleri günü hatırla.

5-) Rum suresi 32. ayet:
Arapça:
مِنَ الَّذِينَ فَرَّقُوا دِينَهُمْ وَكَانُوا شِيَعًا كُلُّ حِزْبٍ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ
Okunuşu:
Minellezıne ferraku dınehüm ve kanu şiyea küllü hızbim bima ledeyhim ferihun
Anlamı:
Dinlerini parçalara bölen, gruplara ayrılan ve her grubun kendi yanındakiyle böbürlendiği kimselerden olmayın.

6-) Tevbe suresi 119. ayet:
Arapça:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَكُونُواْ مَعَ الصَّادِقِينَ
Okunuşu:
Ya eyyühellezıne amenüttekullahe ve kunu meas sadikıyn
Anlamı:
Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.

Cemaat ile ilgili hadisler:
1-) Muaz (r.a.)’dan peygamberimizin şöyle dediği rivayet edilmiştir:
“Muhakkak ki şeytan insanın kurdudur, tıpkı tek kalan, sürüden uzaklaşan, kenarda olan koyunu alıp giden davar kurdu gibi. Sakın bölünmeyin. Cemaatin, umumun, mescidin yanında olun.”
“Ümmetim dalalet üzerine asla toplanmaz. Öyleyse cemaatin yanında olun. Muhakkak ki Allah’ın (yardım) eli cemaatle beraberdir.”
2-) “O gün, her ümmet içinden ayetlerimizi yalan sayanlardan bir cemaat toplarız da onlar toplu olarak (hesap yerine) sevk edilirler.”
3-) “Cennetin ortasında oturmak kimi sevindirirse, cemaatten ayrılmasın. Çünkü şeytan tek kişiyle beraberdir. İki kişiden uzaktır.”
“Bereket cemaatle beraberdir.” (İbn Mâce)
4-) Cemâatle kılınan namaza, yalnız kılınan namazdan yirmi yedi kat fazla sevap verilir. (Hadîs-i şerîf-Tirmizî)
5-) Güzel bir abdest alıp, mescitlerden birine cemaatle namaz kılmak için gidenin, Allahü teâlâ her adımına bir sevap yazar, her adımında amel defterinden bir günahı siler ve Cennet’te onu bir derece yükseltir. (Hadîs-i şerîf-Et-Tergib vet-Terhîb)
6-) Şeytan, insanın kurdudur. Kenarda köşede kalmış, sürüden ayrılmış koyunu kurt yakaladığı gibi, şeytan da cemaatten ayrılanları yakalar. Sakın cemaatten ayrılmayınız. (Hadîs-i şerîf-Muhtasar fî İlm-il-Hadîs)
7-) Cemaat rahmettir. Ayrılık azaptır. (Hadîs-i şerîf-Müsned-i Ahmed bin Hanbel)
😎 Cemaate yapışınız. Çünkü Allahü teâlâ bu ümmeti dalalet üzere bir araya getirmez. (Hadîs-i şerîf-Tirmizî)
9-) Kim cemaatten bir karış ayrılırsa, İslam ipini boynundan çıkartmıştır. (Hadîs-i şerîf-Müsned-i Ahmed bin Hanbel)

Cemâat ne kadar çok olsa (Câmi ne kadar büyük olsa) imam bildiğini okur: Karar verdiği şeyi hiç kimsenin etkisi altında kalmadan yerine getiren kimseler hakkında kullanılır.

Cemaat ile ilgili kelimeler:
Cemâate uymak: Herkesin davrandığı gibi davranmak.
Cemaat-i çilingirân-ı hâssa: Tarih; Saraydaki çilingirlik işlerini yapmakla muvazzaf sanatkarlar zümresi.
Cemaat-i hademe-i ehl-i hiref: Tarih; Saray işlerini yapmakla vazifelendirilmiş sanatkarlar zümresi.
Cemaat-ı mücellidân-ı hâssa: Tarih; Saraydaki kitapları ciltlemekle vazifeli sanatkarlar.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir