Cem

Posted by

Cem:
1-) Toplanma, birikme, bir araya gelme.
2-) Alevilerin, Bektaşilerin cemaatle birlikte yaptığı, son derece ayrıntılı kurallara bağlanmış ibadet.
3-) Tasavvufta bir makam. Fena ve sekr (manevi sarhoşluk) makamı da denir.
4-) Yeşilliği bol olan yer.

Cem ile ilgili kelimeler:
Cem-i müennes: gramer. Müfredinin şeklini bozmadan, sonundaki müennes alameti olan e (t) kaldırılıp yerine (at) getirilir. Müslime(t)=Müslimât gibi.
Cem-i mükesser (kırık cemi): a. gramer. Cemi yapılacağı zaman müfredinin şekli bozularak yapılan cemi. Kitab; kütüb, gibi.
Cem-i müzekker: a. gramer. Müfredinin şeklini bozmadan sonuna in, ûn getirilerek yapılan cemi. Müslimîn, müslimûn gibi.
Cem-i sahîh (salim):
1-) a. gramer. Sağlam cemi’ manasında kullanılan bir cemi olup, bu cemi yapıldığı zaman müfredinin şekli bozulmaz. (İki türlüdür : cemi müzekker, cemi müennes.)
2-) Matematik: Toplama.
Cem’ül cem:
1-) Gramer: Bir defa cemi’olan kelimenin tekrar bir defa daha cemi olması.
2-) Tasavvufta: Vahdet-i vücuda dalmak. Bekabillah, Cenab-ı Hak’ta fâni olmak.
Cem:
1-) Hükümdar, melik, şah.
2-) Hz. Süleyman’ın (a.s.) namı.
3-) İskender’in bir ismi.
Cem’:
1-) Hurmanın iyi olmayanı. Farklı şeyleri bir yere getirmek manasına mastar.
2-) Toplama. Bir yere getirme, biriktirme. Yığma.
3-) Gramer: Arapçada (ve tesniye olmayan dillerde) ikiden çok olan şeylere delalet eden kelime.
4-) Tasavvufta: Bütün eşyayı Cenab-ı Hak ile görerek kendi havl ve kuvvetinden teberri etmek.
Cem-i müennes-i sâlim: Gramer: Sonu (ât) eki ile biten cemi’ler. Mesela: Müminât: (Kadın mü’minler, mümineler) Sâdıkât, Hafiyyât, Sâlihât gibi.
Cem-i zıddeyn: İki zıt tın birlikte bulunması.
Cem’an: Bir yere toplamak suretiyle, toplanmış olarak.
Cem’are:
1-) Galiz, kaba nesne. Yüksek taşlar.
2-) Kabile ismi.
3-) Küçük kuş.
Cem’î: Cemiyete mahsus, cemiyetle alakalı.
Cem-i ezdad: Birbirine zıt şeylerin bir arada bulunması.
Cem’iyyat: Cemiyetler.
Cem’iyyet:
1-) Topluluk, birlik. Hey’et.
2-) Bir yere cem’ olma.
3-) Manevi birlik teşkil eden cemaat.
4-) Hukuk: Kazanç paylaşmaktan başka bir maksatla, ikiden ziyade şahsın ilim ve malumatlarını ve faaliyetlerini devamlı bir şekilde birleştirmek suretiyle bir esas nizamnameye müsteniden ve hükmi şahsiyeti haiz olarak kurdukları teşekkül.
5-) Tasavvuf: Zihnin yalnız Cenab-ı Hak ile meşguliyet hali.
6-) Edebiyat: Tenasübü veya tezadı dolayısıyla birbirine uyan kelimeleri veya zıt olan kelimeleri beraber aynı ifade içinde bulundurmak.
Cem’iyyet-i Akbâm: (Milletler Cemiyeti) Birinci Dünya Savaşından sonra kurulan ilk Birleşmiş Milletler Cemiyetinin bizdeki adıdır.
Cem’iyyet-i hatır: Zihin ve fikrin dağınık olmayıp toplu bulunması. Hasr-ı fikir etmek.
Cem’iyyet-i kelâm: Kelamın cami olması. Müteaddid mânası bulunan kelam, söz.
Cem’iyet-i Muhammedî: (Bak: İttihad-ı Muhammedî Cemiyeti)
Cem’iyyetgâh: Toplantı yeri, toplanılacak yer.
Bâd-ı cem: Hz. Süleyman Peygamberin hükmettiği yel, rüzgar.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir