Bi’at

Posted by

Bî’at (Bey’at):
1-) Bi’at, Kur’an’da anlatılan bey’at, Peygamber’e bağlılık sözü verme, bağlılık yemini yapmak gibi anlamlara gelmektedir.
2-) Bağlılığını, itimadını bildirmek. Birisinin hakemliğini veya hükümdarlığını kabul etmek. El tutarak bağlılığını alenen izhar etmek. Bağlılığını tazelemek.
Rey vermek.

Biat ile ilgili ayetler:
1-) Fetih Suresi, 10. ayet:
Arapça:
اِنَّ الَّذ۪ينَ يُبَايِعُونَكَ اِنَّمَا يُبَايِعُونَ اللّٰهَۜ يَدُ اللّٰهِ فَوْقَ اَيْد۪يهِمْۚ فَمَنْ نَكَثَ فَاِنَّمَا يَنْكُثُ عَلٰى نَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَوْفٰى بِمَا عَاهَدَ عَلَيْهُ اللّٰهَ فَسَيُؤْت۪يهِ اَجْرًا عَظ۪يمًا۟
Okunuşu:
İnnellezıne yübayiuneke innema yübayiunellah yedüllahi fevka eydıhim fe men nekese fe innema yenküsü ala nefsih ve men evfa bi ma ahede aleyhüllahe fe se yü’tıhi ecran azıyma
Anlamı:
Sana bîat edenler ancak Allah’a bîat etmiş olurlar. Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Verdiği sözden dönen kendi aleyhine dönmüş olur. Allah’a verdiği sözü yerine getirene, Allah büyük bir mükafat verecektir.
2-) Fetih Suresi, 18. ayet:
Arapça:
لَقَدْ رَضِيَ اللّٰهُ عَنِ الْمُؤْمِن۪ينَ اِذْ يُبَايِعُونَكَ تَحْتَ الشَّجَرَةِ فَعَلِمَ مَا ف۪ي قُلُوبِهِمْ فَاَنْزَلَ السَّك۪ينَةَ عَلَيْهِمْ وَاَثَابَهُمْ فَتْحًا قَر۪يبًاۙ
Okunuşu:
Le kad radıyallahü anil mü’minıne iz yübayiuneke tahteş şecerati fe alime ma fı kulubihim fe enzeles sekınete aleyhim ve esabehüm fethan karıba
Anlamı:
Ant olsun ki, o ağacın altında sana bi’at ettikleri zaman Allah, inananlardan razı oldu. Onların kalplerinde olanı biliyordu. Onların üzerilerine huzur ve dinginlik indirdi. Onlara yakın bir fetih nasip etti.

3-) Mümtehine Suresi, 12. ayet:
Arapça:
يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِذَا جَاءكَ الْمُؤْمِنَاتُ يُبَايِعْنَكَ عَلَى أَن لَّا يُشْرِكْنَ بِاللَّهِ شَيْئًا وَلَا يَسْرِقْنَ وَلَا يَزْنِينَ وَلَا يَقْتُلْنَ أَوْلَادَهُنَّ وَلَا يَأْتِينَ بِبُهْتَانٍ يَفْتَرِينَهُ بَيْنَ أَيْدِيهِنَّ وَأَرْجُلِهِنَّ وَلَا يَعْصِينَكَ فِي مَعْرُوفٍ فَبَايِعْهُنَّ وَاسْتَغْفِرْ لَهُنَّ اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Okunuşu:
Yâ eyyuhen nebiyyu izâ câekel mu’minâtu yubâyi’neke alâ en lâ yuşrikne billâhi şey’en ve lâ yesrikne ve lâ yeznîne ve lâ yaktulne evlâdehunne ve lâ ye’tîne bi buhtânin yefterînehu beyne eydîhinne ve erculihinne ve lâ ya’sîneke fî ma’rûfin fe bâyı’hunne vestagfirlehunnallâh(vestagfirlehunnallâhe) innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).
Anlamı:
Ey Peygamber! Mümin kadınlar, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek,5 hiçbir iyi işte sana karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Biat ile ilgili hadisler:
1-) Hz. Ayşe annemiz anlatır:
“Resulullah (s.a.v.) kadınlardan, sözlü olarak biat alıyor ve biat esnasında,
‘Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayaklar arasında bir iftira uydurup getirmemek, hayırda Peygambere isyan etmemek’ (Mümtehine-12) hususlarını zikrediyordu. Helali olan kadınlar hariç, Resulullah (a.s.v.)’ın eli, hiçbir kadının eline değmemiştir”. (Buhari, Ahkâm, 49; Abdürrezzak, Musannef, 4,7; Kurtûbi, el- Câmi, 18,71; İbn Kesir, El-Bidaye, 4, 318)
2-) Hz. Avf b. Malik el-Eşcai radiyallahu anh’dan:
Dokuz, sekiz ya da yedi kişiden oluşan bir grup, Allah Rasûlü’nün yanındaydık. Bize şöyle buyurdu; “Allah Rasûlüne biat etmeyecek misiniz?” Biz yeni biat etmiştik, bu nedenle dedik ki: “Ey Allah Rasûlü! Biz sana biat ettik.” Ellerimizi uzatıp: “Ey Allah Rasûlü! Sana biat ettik, şimdi ne üzerine biat edeceğiz?” Şöyle buyurdu:
“Allah’a ibadet edip O’na hiçbir şey ortak koşmamaya, beş vakit namaz kılmaya, dinleyip itaat etmeye..” Sonra gizlice bir söz söyleyerek buyurdu ki: “Kimseden bir şey istemeyin!” Daha sonra bu biate katılmış birini gördüm. Kamçısı
elinden düştü; kimseden istemeksizin atından inip kamçısını kendisi aldı. ( Müslim, Sahih hadis no: 1736; Ebu Davud, Sünen hadis no: 1402; Nesai, Süneni Sağir hadis no: 456 İbn Mace, Sünen hadis no: 2862)
3-) Muhammed bin Ali bin el-Hüseyn rahimullah’dan:
“Allah Rasûlü: Hasan, Hüseyin, Abdullah b. Abbas ve Abdullah b. Ca’fer’in, çocuk olup henüz ergenlik çağına ermeden biatlerini kabul etti.
Bizden başka hiçbir küçük çocuğun biatini kabul etmemiştir.”
Ehli beytten başka çocukların biatını kabul etmemiştir. (Taberani, Mucemul Kebir hadis no: 2777; İbn Asakir, Tarihul Dımeşk hadis no: 12573.)
4-) Hz. Umeyme bin Rukayka radiyallahu anha’dan:
Ensar’dan bir grup kadınla Allah Rasûlü’ne İslam üzere biat etmek için geldik ve şöyle dedik:
Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamaya, hırsızlık yap mamaya, zina etmemeye, çocuklarımızı öldürmemeye, önümüzden arkamızdan uydurup iftirada bulunmamaya, hayırlı işlerde sana karşı çıkmamak üzere sana söz verip biat ettik.” Bunun üzerine Allah Rasûlü şöyle buyurdu:
“Gücünüzün yettiği durumlarda.” “Allah ve Rasûlü bize bizden daha merhametlidir. Ey Allah Rasûlü, gelde sana biat edelim!” deyince, şöyle buyurdu:
“Ben kadınlarla tokalaşmam; yüz kadına söylediğim söz, tek kadına (söylediğim söz) gibidir” (Nesai, Süneni Sağir hadis no: 4134; İmam Malik, Muvatta hadis no: 1779; İmam Ahmed, Müsned hadis no: 26384; İbn Hibban, Sahih hadis no: 4651; Nesai, Süneni Kebir hadis no: 11075)

Biat ile ilgili kelimeler:
Bî’at-ı Rıdvân: Kur’an-ı Kerim’in 48. Suresi olan Fetih Suresinde zikri geçen, Hz. Peygamber’e (a.s.m.) bağlılıklarını bildiren sahabelerin biatlarıdır. 1400 veya daha fazla olduğu bildirilir. Bu cemaate Ashab-ı Rıdvan da denir. (r.a.)
Akabe biatı: Nübüvvetin 11. senesinde Mekke’nin haricindeki Akabe denilen yerde Medine ahalisinden bir cemaatin, Hz. Peygamber’le (a.s.m.) gürüşüp konuşarak İslam’ı kabul ve tasdik ettikleri biat hadisesi.
Tecdid-i biat: Biatını, bağlılığını, itimadını tekrarlamak, yenilemek.

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir