Bi

Posted by

bi-(a. e.) : Başlarına eklendiği zaman kelimeleri-e haline getirir; ile, için manalarını vererek Farsça’deki be- edatıyle aynı işi görür.
Bî: Kelimenin başına getirilerek o kelime menfi yapılır.
Bi: İstek bildirmek için emir sigasının başına getirilir.
Bî’a: Hristiyanların mabedi, tapınak, kilise.
Bî-enbaz: Şeriki ve benzeri ve eşi olmayan, eşsiz. Allah (c.c.)
Bî-muhâbâ: Çekinmeksizin, çekinmeden, sakınmadan, (bkz. : bî-pervâ).
Bî-ca: Yersiz.
Bicu: Ara, bul.
Bî-ab:
1-) Susuz, kuru.
2-) Donuk.
3-) Rezil, utanmaz, hayasız.
Bî-add: Sayısız.
Bî- adl: Eşsiz. Eşi olmayan.
Bî-aman: Amansız.
Bî-ar: Arsız, hayasız, utanmaz.
Bias: Deprenmek, ıztırap.
Bî-baha: Bahasız, Çok değerli.
Bî-behre: Nasipsiz. Mahrum.
Bî-beka: Bekasız, devamsız.
Bî-bidaat: Sermayesiz.
Bî-bünyad: Esassız, temelsiz.
Bî-can: Ruhsuz, cansız.
Bî-ciğer: Korkak, ciğersiz, yüreksiz.
Bî-çare: Çaresiz. Zavallı. Şaşkın.
Bî-çaregân: Zavallılar. Biçareler.
Bî-çaregî: Zavallılık, biçarelik.
Bî-çarevâr: Zavallı gibi, biçare gibi.
Bî-çûn:
1-) Emsalsiz, eşsiz, ortaksız, benzersiz.
2-) Sebep sorulmaz. (Allah c.c.)
Bî-dad: Zalimlik. Zulüm. İşkence. Adaletsizlik.
Bî-dadger: Gaddar, zalim, hain.
Bî-dadgeri: Gaddarlık, hainlik, zalimlik.
BÎ-DADÎ: Adaletsizlik. Zalimlik.
Bî-darî: Uyanıklık. Dikkatlilik.
Bî-dil:
1-) Ürkek, korkak.
2-) Aşık.
3-) Kalpsiz, gönülsüz.
4-) Nüktesiz.
Bî-dimağ: Kafasız, akılsız.
Bî-din:
1-) Dinsiz.
2-) Merhametsiz, acımasız.
Bî-direng: Durmayan, oyalanmayan, eğlenmeyen, çabuk.
Bî-diriğ:
1-) Esirgemeyen, elinden geleni yapan.
2-) Esirgenmeyen.
Bî-duht:
1-) Kızı olmayan.
2-) Zühre Yıldızı.
Bî-edeb: Edepsiz. Terbiyesiz.
Bemanî: Emin olmamak. Emniyetsizlik.
Bî-enbaz: Şeriki ve benzeri ve eşi olmayan, eşsiz. Allah (c.c.)
Bi-esrihi: Hep birlikte, hep bir arada.
Bî-fasal: Fırsat vermeyen, kocaman mahluk.
Bî-fetret (Bilâ-fetret): Daima, kesiksiz olarak.
Bî-gah: Vakitsiz, zamansız.
Bî-gâne: Kayıtsız. Alakasız. Aldırışsız. Yabancı. Dünya ile alakayı kesmiş olan.
Bî-gânegî: Yabancılık.
Bî-garez: Garezsiz. Taraf tutmayan, tarafsız.
Bî-gayat: Sonu olmayanlar, sonsuzlar.
Bî-gaye: Sonsuz. Gayesiz.
Bî-geran: Sınırsız.
Bî-gışş: Hilesiz, safi, karışıksız. Samimi.
Bî-güman: Şeksiz, şüphesiz.
Bî-haber: Habersiz, bilgisiz.
Bi-hakkını: Tamamıyla, hakkıyla.
Bî-hanüman: Çoluk çocuksuz, yersiz yurtsuz.
Bî-har: Dikensiz.
Bî-hareket: Kımıldamayan, hareketsiz.
Bî-hasıl:
1-) Ebedi, sonsuz, nihayetsiz, baki.
2-) Verimsiz, faydasız.
Bî-hemal: Benzersiz, eşsiz.
Bî-hemta: Eşsiz. Dengi olmayan. Benzersiz.
Bî-hengam: Vakitsiz, zamansız.
Bî-hesab: Sayısız, hesapsız.
Bî-hicab: Hicapsız, perdesiz, aşikar olarak.
Bî-hod: Çılgın, kendinden geçmiş olan, ne yaptığının farkında olmayan. Bayılmış.
Bî-hude: Boşuna, beyhude, boşu boşuna.
Bî-huş: Akılsız. Sersem, bunak.
Bî-huzur: Rahatsız, huzursuz, tedirgin.
Bî-idad: Sayısız. Eşsiz, benzersiz. Denksiz.
Bî-İhtiyar: İhtiyarsız. Elinde olmadan.
Bî-insaf: Acımasız, insafsız.
Bî-intiha: Sonsuz, nihayetsiz.
Bî-irtiyab: Şüphesiz.
Bî-iştibah: Şüphesiz. Şeksiz.
Bi-iznillah: Allah’ın izni ile.
Bî-kâr: Karsız, işsiz kimse. Bekar kişi.
Bî-karar: Kararsız.
Bî-kayd:
1-) Kayıtsız, şartsız.
2-) Alâkasız, aldırmaz.
Bî-keran (Bî-girân): Sınırsız, sonsuz. Kenarsız. Hesapsız.
Bî-kes: Kimsesiz.
Bî-kıyas: Kıyassız, ölçüsüz.
Bî-kâr: Karsız, işsiz kimse. Bekar kişi.
Bî-karar: Kararsız.
Bî-kayd: Kayıtsız, şartsız. Alakasız, aldırmaz.
Bî-kusur: Eksiksiz, kusursuz, tam, mükemmel.
Bî-künem: Yapayım.
Bi-küntevbe: Tövbe et.
Bi-l-ahire: Sonra, sonradan, sonunda.
Bî-meal: Hükümsüz, manasız, saçma sapan söz.
Bî-mecal: Mecalsiz, halsiz, dermansız, zayıf.
Bî-mekân: Mekansız, yersiz, yurtsuz. Serseri.
Bî-mer: Sayısız, hesapsız.
Bî-mihr: Sevgisiz, şefkatsiz.
Bî-müdam: Devamsız.
Bî-Müdanî: Eşsiz. Denksiz.
Bî-nam: İsimsiz, namsız.
Bî-namaz: Namaz kılmayan, namazı terk eden, namazsız. Beynamaz.
Bî-nasib: Nasipsiz, talihsiz.
Bî-naz: Naz etmeden, nazsız.
Bî-nazir: Benzeri olmayan.
Bî-nemek: Lezzetsiz, tatsız, tuzsuz.
Bî-neng: Rezil, namussuz.
Bî-neva: Zavallı, nasipsiz, muhtaç, çaresiz.
Bî-nihaye: Sonsuz, nihayetsiz, ebedi, baki, tükenmez.
Bî-niyazî: Zenginlik.
Bi-n-nefs: Kendi kendisi.
Bi-n-nisbe: Nispetle, bir dereceye kadar.
Bî-nukat: Ebced hesabında noktasız harfler.
Bî-payan: Sonsuz. Payansız.
Bî-perva: Korkusuz. Pervasız.
Bî-râhe: Çıkmaz sokak. Sapa yer, yolu bulunmayan yer.
Bî-Rayb: Şüphesiz. şeksiz.
Bî-reng: Renksiz. Taslak halinde resim.
Bî-reyb: Şüphesiz, şeksiz.
Bî-ruyî: Yüzsüzlük, edepsizlik, hayasızlık.
Bî-sâman: Sermayesiz, parasız.
Bî-sebeb: Sebepsiz, boşuna, yok yere.
Bî-ser: Başsız.
Bî-ser ü pâ: Sefil ve perişan.
Bi’set: Gönderilme. İnsanları hak ve doğru yola sevk için gönderilen Cenab-ı Peygamberimiz Resül-i Ekrem’in (a.s.m.) nübüvvetinin başlangıç zamanı, nübüvvetinin bidayeti.
Bi’set-i nebeviye: Allah tarafından Peygamberin gönderilmesi.
Bî-sud: Faydasız, boş, neticesiz.
Bî-sükûn: Sükun bulmaz, durmaz, hareketli.
Bi-şek: Şüphesiz, şeksiz.
Bi-şerm: Utanmaz.
Bi-şumar: Sayısız, pek çok.
Bî-tab: Yorgun, takatsiz, güçsüz.
Bî-tabî: Halsizlik, takatsizlik, bitaplık.
Bî-tail: Menfaatsiz, faydasız. İşe yaramaz, boşuna.
Bî-taraf: Tarafsız. Hiç bir tarafı tutmayan.
Bi-t-tafsil: Tafsilatıyla, etrafıyla, uzun uzadıya.
Bi-t-tav’: İstek ile, isteyerek.
Bi-teşvik: Kışkırtarak, teşvik ederek.
Bî-vare: Aciz, fakir, miskin, zavallı, kimsesiz, garip.
Bî-vaye: Mahrum, nasipsiz.
Bî-vefa: Vefasız, dönek.
Bî-vukuf: Vukufsuz, bihaber, malumatsız, habersiz.
Bî-zar: Bıkmış, usanmış, fütur getirmiş. Bezginlik.
Bî-zer: Altınsız. Cimri, hasis, pinti.
Bî-zeval: Zevalsiz, sona ermez, bitmez, tükenmez.
Bi-z-zarure: Zaruri olarak, ister istemez.
Bi-z-zat: Kendisi, aslında. Kendi zatı ile.
Bî-çûn vebî-çigûne: Hiçbir şeye benzemeyen, nasıl olduğu anlaşılamayan. Allahü tealanın nasıl olduğunun bilinemeyeceğini ve akıl ile anlaşılamayacağını, idrak olunamayacağını ifade eden bir terim.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir