Beşer

Posted by

Beşer(Beşere): İnsanoğlu, insan. İnsan derisinin dış yüzleri.

Beşer ile ilgili ayetler:
1-) Yunus suresi 31. ayet:
Arapça:
ﻗُﻞْ ﻣَﻦْ ﻳَﺮْزُﻗُﻜُﻢْ ﻣِﻦَ اﻟﺴَّﻤَٓﺎءِ وَاﻟْﺎَرْضِ اَﻣَّﻦْ ﻳَﻤْﻠِﻚُ اﻟﺴَّﻤْﻊَ وَاﻟْﺎَﺑْﺼَﺎرَ وَﻣَﻦْ ﻳُﺨْﺮِجُ اﻟْﺤَﻰَّ ﻣِﻦَ اﻟْﻤَﻴِّﺖِ وَﻳُﺨْﺮِجُ اﻟْﻤَﻴِّﺖَ ﻣِﻦَ اﻟْﺤَﻰِّ وَﻣَﻦْ ﻳُﺪَﺑِّﺮُ اﻟْﺎَﻣْﺮَ ﻓَﺴَﻴَﻘُﻮﻟُﻮنَ اﻟﻠّٰﻪُ ﻓَﻘُﻞْ اَﻓَﻠَﺎ ﺗَﺘَّﻘُﻮنَ
Okunuşu:
Kul mey yerzükuküm mines semai vel erdı emmey yemliküs sem’a vel ebsara ve mey yuhricül hayye minle miyyiti ve yuhricül meyyite minel hayyi ve mey yüdebbirul emr fe seyekulunellah fe kul efela tettekun
Anlamı:
De ki: “Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da işitme ve görme yetisi üzerinde kim mutlak hakimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? İşleri kim yürütüyor?” “Allah” diyecekler. De ki: “O halde Allah’a karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?”
2-) Yunus suresi 92. ayet:
Arapça:
ﻓَﺎﻟْﻴَﻮْمَ ﻧُﻨَﺡّٖﻴﻚَ ﺑِﺒَﺪَﻧِﻚَ ﻟِﺘَﻜُﻮنَ ﻟِﻤَﻦْ ﺧَﻠْﻔَﻚَ اٰﻳَﺔً وَاِنَّ ﻛَﺜٖﻴﺮًا ﻣِﻦَ اﻟﻨَّﺎسِ ﻋَﻦْ اٰﻳَﺎﺗِﻨَﺎ ﻟَﻐَﺎﻓِﻠُﻮنَ
Okunuşu:
Fel yevme nüneccıke bi bedenike li tekune limen halfeke ayeh ve inne kesıram minen nasi an ayatina le ğafilun
Anlamı:
Biz de bugün bedenini, arkandan geleceklere ibret olman için, kurtaracağız. Çünkü insanlardan birçoğu ayetlerimizden gerçekten habersizdir.

3-) Müddessir suresi 31. ayet:
Arapça:
وَمَا جَعَلْنَا أَصْحَابَ النَّارِ إِلَّا مَلَائِكَةً وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ إِلَّا فِتْنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُوا لِيَسْتَيْقِنَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ وَيَزْدَادَ الَّذِينَ آمَنُوا إِيمَانًا وَلَا يَرْتَابَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ وَالْمُؤْمِنُونَ وَلِيَقُولَ الَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٌ وَالْكَافِرُونَ مَاذَا أَرَادَ اللَّهُ بِهَذَا مَثَلًا كَذَلِكَ يُضِلُّ اللَّهُ مَن يَشَاء وَيَهْدِي مَن يَشَاء وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَ وَمَا هِيَ إِلَّا ذِكْرَى لِلْبَشَرِ
Okunuşu:
Ve ma ce’alna ashabennari illa melaiketen ve ma ce’alna ‘ıddetehum illa fitneten lilleziyne keferu liyesteykınelleziyne utulkitabe ve yezdadelleziyne amenu iymanen ve la yertabelleziyne utulkitabe velmu’minune ve liyekulelleziyne fiy kulubihim meredun velkafirune maza eradallahu bihaza meselen kezalike yudillullahu men yeşa’u ve ma ya’lemu cunude rabbike illa huve ve ma hiye illa zikra lilbeşeri.
Anlamı:
Biz, cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını inkar edenler için bir imtihan vesilesi yaptık ki kendilerine kitap verilenler kesin olarak bilsinler, iman edenlerin imanı artsın, kendilerine kitap verilenler ve müminler şüpheye düşmesin, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ile kafirler, “Allah örnek olarak bununla neyi anlatmak istedi” desinler. İşte böyle. Allah dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir. Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir. Bu, insanlar için ancak bir uyarıdır.

4-) Hicr suresi 28. ayet:
Arapça:
وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلاَئِكَةِ إِنِّي خَالِقٌ بَشَرًا مِّن صَلْصَالٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ
Okunuşu:
Ve iz kale rabbüke lil melaiketi innı haliküm beşeram min salsalim min hameim mesnun
Anlamı:
Hani Rabb’in meleklere: “Ben kuru bir çamurdan, dönüşüme uğramış bir balçıktan, bir beşer yaratacağım.” demişti.

5-) Furkan suresi 50. ayet:
Arapça:
وَلَقَدْ صَرَّفْنَاهُ بَيْنَهُمْ لِيَذَّكَّرُوا فَأَبَى أَكْثَرُ النَّاسِ إِلَّا كُفُورًا
Okunuşu:
Ve le kad sarrafnahü beynehüm li yezzekkeru fe eba ekserun nasi illa küfura
Anlamı:
Andolsun, biz bunu insanlar arasında, düşünüp ibret alsınlar diye tekrar tekrar açıkladık. Fakat insanların çoğu nankörlükte direttiler.
6-) Furkan suresi 54. ayet:
Arapça:
وَهُوَ الَّذِي خَلَقَ مِنَ الْمَاء بَشَرًا فَجَعَلَهُ نَسَبًا وَصِهْرًا وَكَانَ رَبُّكَ قَدِيرًا
Okunuşu:
Ve hüvellezı haleka minel mai beşeran fe cealehu nesebev ve sıhra ve kane rabbüke kadıra
Anlamı:
O, sudan bir insan yaratıp ondan soy sop ve hısımlık meydana getirendir. Rabbin her şeye hakkıyla gücü yetendir.

7-) Sad suresi 71. ayet:
Arapça:
إِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَائِكَةِ إِنِّي خَالِقٌ بَشَرًا مِن طِينٍ
Okunuşu:
İz kale rabbüke lil melaiketi innı halikum beşeram min tıyn
Anlamı:
Hani, Rabbin meleklere şöyle demişti: “Muhakkak ben çamurdan bir insan yaratacağım.”

😎 Enbiya suresi 34. ayet:
Arapça:
وَمَا جَعَلْنَا لِبَشَرٍ مِّن قَبْلِكَ الْخُلْدَ أَفَإِن مِّتَّ فَهُمُ الْخَالِدُونَ
Okunuşu:
Ve ma cealna li beşerim min kablikel huld efeim mitte fehümül halidun
Anlamı:
Biz senden önce de hiçbir beşere ölümsüzlük vermedik. Şimdi sen ölürsen onlar ebedi mi kalacaklar?
9-) Enbiya suresi 37. ayet:
Arapça:
خُلِقَ الْإِنسَانُ مِنْ عَجَلٍ سَأُرِيكُمْ آيَاتِي فَلَا تَسْتَعْجِلُونِ
Okunuşu:
Hulikal insanü min acel se ürıküm ayatı fe la testa’cilun
Anlamı:
İnsan çok aceleci (tezcanlı) yaratılmıştır. Size yakında âyetlerimi göstereceğim. Şimdi acele etmeyin.

10-) Alak suresi 6. ayet:
Arapça:
كَلَّا إِنَّ الْإِنسَانَ لَيَطْغَى
Okunuşu:
Kella innel’insane leyatğa
Anlamı:
İş sanıldığı gibi değil. İnsan gerçekten azar

11-) Maide suresi 49. ayet:
Arapça:
وَأَنِ ٱحْكُم بَيْنَهُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَآءَهُمْ وَٱحْذَرْهُمْ أَن يَفْتِنُوكَ عَنۢ بَعْضِ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ إِلَيْكَ ۖ فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَٱعْلَمْ أَنَّمَا يُرِيدُ ٱللَّهُ أَن يُصِيبَهُم بِبَعْضِ ذُنُوبِهِمْ ۗ وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ لَفَٰسِقُونَ
Okunuşu:
Ve enıhküm beynehüm bi ma enzelellahü ve la tettebı’ ehvaehüm vahzerhüm ey yeftinuke amba’dı ma enzelellahü ileyk fe in tevellev fa’lem ennema yürıdüllahü ey yüsıybehüm bi ba’dı zünubihim ve inne kesıram minen nasi le fasikun
Anlamı:
(Sana şu talîmatı verdik): Aralarında Allah’ın indirdiği ile hükmet ve onların arzularına uyma. Allah’ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni saptırmamalarına dikkat et. Eğer (hükümden) yüz çevirirlerse bil ki (bununla) Allah ancak, günahlarının bir kısmını onların başına bela etmek ister. İnsanların birçoğu da zaten yoldan çıkmışlardır.

12-) İsra suresi 89. ayet:
Arapça:
وَلَقَدْ صَرَّفْنَا لِلنَّاسِ فِي هَذَا الْقُرْآنِ مِن كُلِّ مَثَلٍ فَأَبَى أَكْثَرُ النَّاسِ إِلاَّ كُفُورًا
Okunuşu:
Ve le kad sarrafna lin nasi fı hazel kur’ani min külli meselin fe eba ekserun nasi illa küfura
Anlamı:
Andolsun, biz bu Kur’an’da insanlara her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu ancak inkarda direttiler.

13-) Bakara suresi 243. ayet:
Arapça:
أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ خَرَجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِمْ وَهُمْ أُلُوفٌ حَذَرَ ٱلْمَوْتِ فَقَالَ لَهُمُ ٱللَّهُ مُوتُوا۟ ثُمَّ أَحْيَٰهُمْ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى ٱلنَّاسِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ
Okunuşu:
E lem tera ilellezîne haracu min diyarihim ve hum ulufun hazeral mevti fe kale lehumullahu mutu summe ahyahum innellahe le uz fadlin alen nasi ve lakinne ekseran nasi la yeşkurun
Anlamı:
Binlerce oldukları halde, ölüm korkusundan dolayı yurtlarından çıkıp gidenleri görmedin mi? Allah onlara “Ölün!” dedi (öldüler). Sonra onları diriltti. Şüphesiz Allah insanlara karşı lütufkardır. Lakin insanların çoğu şükretmez.

14-) Sebe suresi 36. ayet:
Arapça:
قُلْ إِنَّ رَبِّي يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَن يَشَاء وَيَقْدِرُ وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ
Okunuşu:
Kul inne rabbı yebsütur rizka li mey yeşaü ve yakdiru ve lakinne ekseran nasi la ya’lemun
Anlamı:
Ey Muhammed, de ki: “Şüphesiz, Rabbim rızkı dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Fakat insanların çoğu bilmezler.”

15-) Nisa suresi 28. ayet:
Arapça:
يُرِيدُ اللَّهُ أَنْ يُخَفِّفَ عَنْكُمْ وَخُلِقَ الْإِنسَانُ ضَعِيفًا
Okunuşu:
Yürıdüllahü ey yuhaffife anküm ve hulikal insanü daıyfa
Anlamı:
Allah sizden (yükümlülükleri) hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.

16-) Meraic sures. 19. ayet:
Arapça:
مِّنَ اللَّهِ ذِي الْمَعَارِجِ
Okunuşu:
İnnel’insane hulika helu’an.
Anlamı:
Şüphesiz insan çok hırslı ve sabırsız olarak yaratılmıştır.

17-) Tin suresi 4. ayet:
Arapça:
لَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ فِي أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ
Okunuşu:
Lekad halaknel’insane fiy ahseni takviymin.
Anlamı:
Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.

Beşer ile ilgili kelimeler:
Beşere-i Habise: Çıktığı yeri kangren eden ve adına da kara kabarcık denen öldürücü bir hastalık.
Beşeri: İnsana ve insanın fıtrî hallerine mensub ve müteallik. İnsanla ilgili.
Beşeriyet: İnsanın tab’ ve hilkati ve fıtrî halleri. İnsanlık.
Âkil-ül beşer: İnsan eti yiyen.
Akl-ı beşer: İnsan aklı. İnsan düşüncesi.
Akvâm-ı beşer: İnsan toplumları. İnsan kavimleri.
A’mâl-i beşeriye: İnsanların amelleri, iş ve hareketleri.
Benî beşer: İnsanlar.
Ebnâ-i beşer: İnsan oğulları.
Fevkalbeşer (Fevk-al beşer): İnsan gücünün üstünde, insanüstü.
Hasb-el beşeriyye: İnsanlık hali olarak, insanlık dolayısıyla.
Hayal-i beşer: İnsan hayali.
Hayr-ul beşer: İnsanların en hayırlısı olan Hz. Muhammed (a.s.m.)
İkbal-i beşer: İnsanın saadeti.
Mâhâzâ Kelâm-ül-beşer: Bu, insan sözü, beşer kelamı değildir.
Makdur-i beşer: İnsanın yapabileceği şey.
Mevzuat-ı beşer: İnsanların koyup kabul ettikleri hükümler ve kanunlar.
Nev’-i beşer: İnsanlar, beşer nev’i.
Seyyid-ül beşer: İnsanların seyyidi, efendisi olan Hz. Muhammed (A.S.M.)
Şibh-i beşer: İnsana benzeyen şempanze, goril gibi hayvanlar.
Şibh-i beşere: Üst deriye benzer olan.
Tâkat-ı beşer: Beşer gücü ve kuvveti. İnsana mahsus kuvvet.
Tavk-ı beşer: Beşer takatinin, güç ve kudretinin son haddi.
Uruk-u beşer: İnsan ırkları.
Üsta ül beşer: Beşerin bütün insanlığın üstadı, hocası, daha bilgili ve arif. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselam.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir