Ayn

Posted by

Ayn:
1) Göz.
2) Aslı, kendisi.
3) Bir şeyin eşi, tıpkısı.
4) Kaynak, pınar.
5-) (Fıkıhta)
a-)Mevcut, hazır ve belirlenmiş mal.
b-)mukabili olan şey.
c-)Faydası bir yana malın kendisi, başka bir deyişle çıplak olarak mal.
6-) Boşlukta yer kaplayan ve ağırlığı olan yani tartılabilen her şey, madde, cisim.
7-) Alış-verişte, belli, meydanda, mevcut ve hazır olan veya hazır olmayıp da bulunduğu yeri, cinsi, miktarı belli edilen mal.
😎 İnsanın zekat için ayırdığı ve yanında hazır bulunan malı.

Kuran’da ayn kelimesi geçen ayetler:
1-) Meryem suresi 1. ayet:
Arapça:
كهيعص
Okunuşu:
Kef ha ya ayn sad
Anlamı:
Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd.

Ayn Harfi: Kur’ân-ı kerîmde Ömer-ül-Fârûk’un radıyallahü anh namaz kıldırırken, ayakta okumayı bitirip, rükû’a eğildiği yeri gösteren işâret. Ayn harfi hep âyet-i kerîmelerin sonunda
bulunmaktadır.
Ayn-el-yakîn: Gözüyle görmüş gibi, kat’i.
Ayn-ı betrâ (ayın harfinin başı): Hemze.
Ayn-ı mazmûn: (hukuk) kusur olsun olmasın her halele tazmini lazım gelen ayn.
Ayn-ı mevkuf: (hukuk) Vakfolunan şey.
Ayn-i hatâ: Yanlışın ta kendisi.
Ayn-i vâhid: Tek gözlü.
Ayn-ül-fiil: Fiil maddesinin ikinci harfi.
Ayn-üs-sevr:
1) boğa gözü.
2) (astroloji) Semanın kuzey yarım küresinde bulunan boğa burcunun en parlak yıldızı,
Ayn-üş-şems: Değerli bir taş.
Farzı ayn: Mükellef olan herkes tarafından mutlaka yerine getirilmesi icap eden farz demektir.
Nur-u ayn: Gözün nuru.
Nur-u ayn-ı alem (nur-u ayn-ı âlem): Kainatın gözünün nuru.
Ayn-ül hayat: Hayatın ta kendisi.
Ayn-ül kıtr: Bakır kaynağı.
Ayn-ül lika: İstenilen kavuşma ve sevilenin ta kendisi.
Ayn-ür rızâ: Rıza gözü. Kusuru görmeden bakan muhabbet gözü.
Ayn-üs suht: Kızgınlık ile bakış, hiddet gözü.
Agmaz-ul ayn (Egmaz-ul ayn): Gözü kapalı kimse. Çok müsamahakar. Gafil.
Aler-re’si-vel-ayn: Baş ve göz üstüne.
Cümud-u ayn: Göz donukluğu.
Farz-ı ayn: Herkesin yapmaya mecbur olduğu farz.
Hadeka-i ayn: Göz güllesi, göz hadakası.
İgmaz-ı ayn: Göz yummak. Aldırmamak, görmemezlikten gelmek.
İnhisaf-ı ayn: Kör olma.
İnsan-ül ayn: Gözbebeği.
İsabet-i ayn: Göz değmesi, nazar değmesi.
İshan-ı ayn: Ağlatma. Göz kızartma.
Isfirar-ı ayn: Gözün sararması.
Karir-ül ayn: Memnun, mesrur, gözü aydın.
Küre-i ayn: (Tıp) Göz yuvarlağı.
Medar-ül ayn: Göz çukuru.
Mehmuz-ul ayn: Kelime kökündeki ikinci harf “hemze” olursa, o kelimeye denir. Birinci harfi “hemze” olursa ona: Mehmuz-ul fâ; üçüncü harf hemzeli olur ise ona da: Mehmuz-ül lâm denir.
Mekfuf-ül ayn: Gözü keff olmuş. Kör, ama.
Mir’at-ül ayn: Bir şeyin dış görünüşü.
Mukaddem-ül ayn: Gözün kenarı. Gözün pınarı.
Nasb-ül ayn: Göz dikilmesi. Bir şeye hırsla ve şiddetli arzu ile bakmak, göz dikmek.
Necis-ül ayn: Pisliğin ta kendisi.
Nur-i ayn: Göz nuru. Pek sevgili olan.
Revak-ül ayn: Kaş.
Re’y-ül ayn: Kendi gözüyle görerek.
Sevad-ül ayn: Göz bebeği.
Tarfet-ül ayn: Göz kapağının bir kere açılıp kapanması kadar geçen kısa an.
Ayn-i vâhid: Tek gözlü.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir