Adem

Posted by

Adem
1-) Yok oluş, hiçlik, yokluk.
2-) Kimi Osmanlıca bileşik sözcüklerde –sizlik anlamını taşır.
Sözlükte: Yokluk, hiçlik, varlığın zıddı ve varlığın yaratılmasından önceki hal.
Tasavvufta:
1-) Sâlikin (tasavvuf yolcusunun) kendisini kaplayan manevi hal sebebiyle kendinden geçmesi hâli.
2-) Mâsivâ, zulmet, batıl, çirkin anlamında kullanılır.
a-) Mutlak adem (Adam-i Mahz): Sırf yokluk, var olması mümkün olmayan.
b-) Mümkün adem: Mevcut olmayan, ancak var olması mümkün olan yokluk.

Adem- Âbâd: Yokluk. Yokluk alemi.
Adem-i abesiyyet: Abes olmayış. Faydasız ve boş olmamak.
Adem-i basiret: Basiretsizlik, görüşsüzlük.
Adem-i dikkat: Dikkatsizlik.
Adem-i Emniyet: Emniyetsizlik. Güvensizlik.
Adem-i hâricî: İlm-i İlâhide mevcud olup, maddi vücudu olmayan.
Adem-i ihtilâf: Birlik. Beraberlik. Uyuşma. Anlaşma.
Adem-i iktidar: İktidarsızlık. Güçsüzlük. Kuvvetsizlikten gelen hastalık.
Adem-i imkân: İmkansızlık. Mümkün olmayış.
Adem-i inkâr: İnkar etmeme. İnkarsızlık.
Adem-i istima: (Hukukta) Mahkemede davanın dinlenmemesi.
Adem-i itâat: İtaatsizlik, emri dinlememek.
Adem-i itikad: İtikatsızlık.
Adem-i itilâf: Ülfetsizlik, anlaşmazlık.
Adem-i ittifak: İttifaksızlık. Uyuşmazlık.
Adem-i kabul: İspatı tasdik etmemek. Şek, hükümsüzlük. İman hükümlerini lakaytlıkla karşılamak, nefy ve inkar etmek, kabul etmemek, göz kapamak gibi cahilane bir hükümsüzlük.
(Kabul-i adem): Kalben ademi kabul etmektir. Hakkı inkar etmek, hatalı bir hüküm ve itikattır. Hak mesleği kabul etmeyip indi ve şahsi görüşünü ileri sürerek başka bir yolda gitmektir, bir iltizamdır. İmanın zıddına şahsi görüşüne tabi olmak, batılı kabul etmektir.
Adem-i kifâyet: Kifayet etmeme, kafi gelmeme, yetmezlik.
Adem-i merkeziyyet: Bir idari taksimat ta ki parçaların (vilayet, belediye ve köy) muayyen hususlarda kendi kendilerine idare yetkileri. Bir yere bağlı olmaksızın veya bir yerden idare edilmeksizin olan muamele. Bütün kısım ve şubelerin kendi kendilerini idare tarzı.
Adem-i mes’uliyet: Mes’uliyetsizlik, sorumsuzluk.
Adem-i mevcudiyyet: Yokluk. Olmama.
Adem-i muvafakat: Razı olmayış, muvafakat etmeme.
Adem-i mübâlât: Dikkatsizlik.
Adem-i müdâhale: Karışmamazlık.
Adem-i müsâade: İzinsizlik, müsaadesizlik
Adem-i salâhiyet: Salahiyetsizlik, yetkisizlik.
Adem-i sırf: Yokluk. Mutlak yokluk.
Adem-i tahayyüz: Boşlukta yer kaplamamak. Mekandan münezzeh oluş. Yer ile bağlı olmamak. Hacmi olmayış.
Adem-i takayyüd: Kayıtsızlık. Bir şeye bağlı olmayış. Kıymet vermemek. Üzerine almamak.
Adem-i ta’kib:
1-) Takipsizlik.
2-) (Hukukta)Muhakemeye lüzum görmemek.
Adem-i te’diye: Borcunu ödememe.
Ademî: Yokluğa ait. Ademle ilgili
Âdemî: İnsanlardan olan, insana ait, insana dair ve müteallik.
Âdemiyân: İnsanlar.
Âdemiyât: Yokluklar. Ademler.
Âdemiyyet: İnsanlık. Namuslu bir insana yakışır hal ve tavır.
Âdem-küş: Adam öldüren, katil.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir