Posted by

Umumi:
1-) Herkesle alakalı, herkese dair.
2-) Genel.

Umumi ile ilgili kelimeler:
Umumiyet: Bir şeyin herkese ait olması. Umumilik.
Umumiyetle: Umumi olarak. Genel olarak.
Âdâb-ı umumiye: Umumi ahlâk kaideleri.
Efkâr-ı umumiye (Efkâr-ı âmme): Halkın düşüncesi ve fikirleri. Genel düşünce, kamuoyu. Umuma ait fikirler.
Esham-ı umumiye: Tanzimat devrinde devletin, halka borç karşılığı olarak verdiği hisse bedelleri.
Hader-i umumi: Bütün vücudu kaplayan uyuşukluk.
Harb-i umumi: Genel harp, umumi savaş. 1914 senesinde başlayan Birinci Cihan Harbi.
Hey’et-i umumiye: Umumi hey’et. Bir şeyin teferruatları nazara alınmadan olan umumi durumu.
Hukuk-u umumiyye: Cemiyetin bütün fertlerine şamil olan haklar.
Hutebâ-i umumi: Herkese hitabeden, umuma ders verenler.
İttihad-ı umumi: Umumi ittihad. Bütün insanların birleşmesi.
Kuvâ-yı umumiye: Umumi kuvvetler.
Kütübhane-i umumiye: Umumi kütüphane.
Maarif-i umumiye nezareti: Maarif vekaleti. Milli Eğitim Bakanlığı.
Masarif-i umumiye: Umumi masraflar.
Menafi-i umuiye: Umumi menfaatler, umumi faydalar.
Müddei-yi umumî: Milletin umum haklarını korumak üzere muhakemede hazır bulunan vazifeli, hukuk tahsilini bitirmiş hükümet memuru. Adliye bakanlığına bağlı, icra kuvvetini birlik halinde temsil eylemek üzere teşekkül eden, adli idare makamında bulunan şahıs. Savcı.
Rağbet-i umumiye: Umum tarafından rağbet edilip beğenilme. Herkes tarafından istenme.
Tarih-i umumi: Genel tarih.
Umûmî Vekil: Yerine geçirilen kimseye mutlak halde istediğini yap diyerek verilen vekalet.
Affı umumi (Afv-i umûmî): Tüm mahkumları kapsayan af. Toplu olarak çıkarılmış genel af. Bütün suçluların salıverilmesi.
Umûmiyye: Umuma, herkese ait, herkesle ilgili.
Ah-vâl-i umûmivye: Umumi vaziyet, genel durum.
Emniyyet-i umûmivye (umûmî emniyet): Polis kuvvetleri genel müdürlüğü.
Müdîr-i umûmî: Genel müdür.
Müdîriyyet-i umûmiyye: Genel müdürlük).

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir